İçeriğe geç

Mülk Suresi 9. Ayet

سورة الملك، الآية ٩

67:9 29. cüz 57. hizb Mushaf’ta 562. sayfa Mekki sure

67:9 ayetinin metni

قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ ۝٩

Okunuşu

qālū balā qad jāanā nadhīrun fakadhabnā waqul'nā mā nazzala l-lahu min shayin in antum illā fī ḍalālin kabīrin

Meal

Onlar da şöyle derler: “Evet! Bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mülk Suresi’nin 9. ayeti (67:9) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 562. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mülk Suresi 9. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

9. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kâfirler şöyle dediler: “Evet! Elbette bizi Allah’ın azabından korkutan bir peygamber geldi. Fakat biz onu yalanlayarak şöyle dedik: Allah hiçbir vahiy indirmemiştir. -Ey Peygamberler!- Sizler hakikatten uzaklaşmış büyük bir sapıklıktan başka bir yerde değilsiniz.”

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

9. Böylece hem kendilerine gelenleri yalanlamış olduklarını, hem de Allah’ın bütün indirdiklerini toptan yalanlamış olduklarını haber vereceklerdir. Bununla da yetinmeyerek kendilerini uyarıp korkutan ve gerçekte hidâyet üzere bulunup hidâyete ileten peygamberlerin sapık olduklarını söylediklerini, hatta bununla da yetinmeyerek bu sapıklıklarının pek büyük olduğunu da ileri sürdüklerini açıklamaktan geri kalmayacaklardır. Böyle bir inat, kibir ve zulmün bir benzeri görülmüş müdür?

Mülk Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mülk suresinin 1-12. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 562. sayfası).

  • Ölüm ve hayatın var edilme hikmetinin bilgisi verilmiş ve ölümden önce salih amel işlemenin gerekliliği ifade edilmiştir.
  • Cehennemin, Allah Teâlâ’ya karşı saygısından ötürü kâfirlere karşı öfke duyduğu belirtilmiştir.
  • Uzaya ulaşma hususunda cinler insanları geçmiştir ve onlardan bu sınırı aşan herkese kendisini gözleyen ceza dokunacaktır.
  • Hiç kimsenin olmadığı tenha yerlerde Allah’a itaat etmek ve ondan korkmak, günahların bağışlanma ve cennete girme sebeplerinden biridir.

9. ayetin diğer mealleri

"Evet! Bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik" derler.

Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.

Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik.

9. ayet kelime kelime

  1. قَالُوا۟ qālū dediler
  2. بَلَىٰ balā evet
  3. قَدْ qad andolsun
  4. جَآءَنَا jāanā bize geldi
  5. نَذِيرٌ nadhīrun uyarıcı
  6. فَكَذَّبْنَا fakadhabnā ama biz yalanladık
  7. وَقُلْنَا waqul'nā ve dedik ki
  8. مَا mā indirmedi
  9. نَزَّلَ nazzala
  10. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  11. مِن min hiçbir
  12. شَىْءٍ shayin şey
  13. إِنْ in hayır
  14. أَنتُمْ antum siz
  15. إِلَّا illā ancak
  16. فِى fī içindesiniz
  17. ضَلَٰلٍ ḍalālin bir sapıklık
  18. كَبِيرٍ kabīrin büyük

9. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yâsîn 36:15

    قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

    Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.

  • Yâsîn 36:47

    وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Kendilerine; "Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin!" denildiği zaman kâfirler, iman edenlere derler ki; "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

  • Yûsuf 12:67

    وَقَالَ يَٰبَنِىَّ لَا تَدْخُلُوا۟ مِنۢ بَابٍ وَٰحِدٍ وَٱدْخُلُوا۟ مِنْ أَبْوَٰبٍ مُّتَفَرِّقَةٍ وَمَآ أُغْنِى عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

    “Ey oğullarım, hepiniz (Mısır’a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber Allah’dan size gelecek hiçbir şeyi sizden geri çeviremem. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben, yalnız O’na güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız O’na güvenip dayanmalıdır” dedi.

Mülk Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ