Tîn Suresi’nin 6. ayeti (95:6) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 597. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Tîn Suresi 6. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
6. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar kocasalar bile onlar için kesintisiz daimî bir mükâfat vardır ki, o da cennettir. Çünkü onlar fıtratlarını arındırmışlardır.
5. İnsanın şükürle karşılaması gereken bunca büyük nimetlere rağmen, insanların pek çoğu bu nimetleri ihsan edenin şükründen uzaklaşmakta, oyun ve eğlence ile meşgul olmaktadır. Kendileri için en aşağılık ve en düşük işlere razı olmaktadırlar. Yüce Allah da onları “aşağıların en aşağısına” (esfel-i sâfilîn’e) yani ateşin/cehennemin en aşağısına göndermiştir. Burası, Rablerine karşı baş kaldıran isyankârların mahallidir. 6. Bunlardan Allah’ın kendilerine iman, salih amel, yüce ve üstün ahlâk lütfettiği kimseler müstesnâdır. İşte bu üstün mertebelerden dolayı “onlar için kesintisiz” yani ardı … Devamını oku
Ancak iman edip, salih amel işleyen, Allah’ı çokça zikreden ve kendilerine zulmedildikten sonra öçlerini alanlar müstesna. Zulmedenler de yakında nasıl bir yere devrileceklerini bileceklerdir.
Dâvud: "Koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirlerine zulmeder. Ancak iman eden salih amellerde bulunanlar müstesna. Bunlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvud, kendisini imtihan ettiğimizi anlamış ve Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapanmış ve O’na yönelmişti.