İçeriğe geç

Nahl Suresi 69. Ayet

سورة النحل، الآية ٦٩

16:69 14. cüz 28. hizb Mushaf’ta 274. sayfa Mekki sure

16:69 ayetinin metni

ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ۝٦٩

Okunuşu

thumma kulī min kulli l-thamarāti fa-us'lukī subula rabbiki dhululan yakhruju min buṭūnihā sharābun mukh'talifun alwānuhu fīhi shifāon lilnnāsi inna fī dhālika laāyatan liqawmin yatafakkarūna

Meal

'Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.'' Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 69. ayeti (16:69) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 274. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 69. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

69. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sonra canının çektiği her meyveden ye. Ve ardından Rabbinin sana girilmesini ilham ettiği kolaylaştırılmış yollara gir. Bu arının karnından içinde beyaz, sarı ve diğer renkler ve içinde şifa olan, insanların hastalıklarını tedavi ettikleri çeşitli renklerde ballar çıkar. Şüphesiz (Yüce Allah'ın) bu arılara ilham etmesinde ve arının karnından çıkan balda, bunlardan ibret alan ve düşünen bir toplum için Allah’ın kudretini ve yarattığı mahlukatının işlerini çekip çevirdiğini gösteren deliller vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 68–69. ayetler

68-69. Yüce Allah’ın akıllara hayret verecek şekilde yol gösterdiği, önce çeşitli meralardan yararlanmayı, daha sonra da kendisine ihsan etmiş olduğu bilgi ve hidâyet ile yaptıkları yuvalarına geri dönmeyi kolaylaştırdığı; karınlarından da bulunduğu arazi ve beslendiği yerlerin farklılığına göre çeşitli renklerde, lezzetli ve insanlardaki pek çok hastalığa şifa olan balın çıktığı bu küçücük arının yaratılışında hem Yüce Allah’ın inâyetinin kemaline, kullarına lütuf ve ihsanının eksiksizliğine hem de yalnız O’nu sevmek, O’na dua ve ibadet etmek gerektiğine açık bir delil vardır.

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 65-72. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 274. sayfası).

  • Allah Teâlâ, kulları için hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden çeşitli yararlar ve kullarının yediği taze, olgun, hemen tüketilen ve depolanabilen, yenilen ve içilen güzel rızık çeşitlerinden geçim kaynakları yarattı.
  • Küçük bal arısının yaratılışında ve bulunduğu farklı toprak ve otlaklara göre karnından çıkan çeşitli renklerdeki lezzetli balda, Allah Teâlâ’nın eksiksiz lütfuna, kullarına olan noksansız ihsanına ve O'ndan başkasının birlenmemesinin ve dua/ibadet edilmemesinin gerektiğine dair delil vardır.
  • Onlara, sükûnet buldukları eşler yaratması ve eşlerinden de kendilerine hizmet eden, ihtiyaçlarını karşılayan ve birçok yönden onlardan faydalandıkları gözlerinin nuru çocuklar vermesi, Allah’ın kullarının üzerine olan ihsanındandır.

69. ayetin diğer mealleri

Sonra: “Bütün ürünlerden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollardan yürü.” Arıların karnından, çeşitli renklerde ve insanlar için şifa olan bir içecek çıkar. İşte bunda da düşünen bir toplum için bir ayet/işaret vardır.

Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.

Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır.

69. ayet kelime kelime

  1. ثُمَّ thumma sonra
  2. كُلِى kulī ye; أ ك ل
  3. مِن min her çeşit
  4. كُلِّ kulli ك ل ل
  5. ٱلثَّمَرَٰتِ l-thamarāti meyvalardan ث م ر
  6. فَٱسْلُكِى fa-us'lukī ve yürü س ل ك
  7. سُبُلَ subula yollarında س ب ل
  8. رَبِّكِ rabbiki Rabbinin ر ب ب
  9. ذُلُلًا dhululan boyun eğerek ذ ل ل
  10. يَخْرُجُ yakhruju çıkar خ ر ج
  11. مِنۢ min onun karınlarından
  12. بُطُونِهَا buṭūnihā ب ط ن
  13. شَرَابٌ sharābun bir içecek ش ر ب
  14. مُّخْتَلِفٌ mukh'talifun çeşit çeşit خ ل ف
  15. أَلْوَٰنُهُۥ alwānuhu renkleri ل و ن
  16. فِيهِ fīhi onda vardır
  17. شِفَآءٌ shifāon şifa ش ف ي
  18. لِّلنَّاسِ lilnnāsi insanlara أ ن س
  19. إِنَّ inna şüphesiz
  20. فِى fī vardır
  21. ذَٰلِكَ dhālika bunda
  22. لَـَٔايَةً laāyatan elbette bir ibret أ ي ي
  23. لِّقَوْمٍ liqawmin bir millet için ق و م
  24. يَتَفَكَّرُونَ yatafakkarūna düşünen ف ك ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 5684

«Allah doğru söyledi, fakat kardeşinin karnı yalan söylemiştir. Haydi ona yine bal şerbeti içir!»

Ebu Saîd Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek; "Kardeşimin karnı ağrıyor." dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona bal (şerbeti) içir!» buyurdu. Sonra bu adam ikinci…

اسْقِهِ عَسَلاً ‏"‏‏.‏ ثُمَّ أَتَى الثَّانِيَةَ فَقَالَ ‏"‏ اسْقِهِ عَسَلاً ‏"‏‏.‏ ثُمَّ أَتَاهُ فَقَالَ فَعَلْتُ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ صَدَقَ اللَّهُ، وَكَذَبَ بَطْنُ أَخِيكَ، اسْقِهِ عَسَلاً ‏"‏‏.‏ فَسَقَاهُ فَبَرَأَ‏.‏

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 6 başka rivayet Şerhli

69. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:82

    وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

    Kur’an’dan Müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

  • Yâsîn 36:72

    وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ

    O hayvanları, onların emrine verdik. Onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.

  • Yûnus 10:57

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, göğüslerdeki (şüphe ve sıkıntılar) için bir şifa ve Müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

  • Kâf 50:9

    وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَٰرَكًا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

    Gökten bereketli bir su indirdik de onunla bahçeler ve biçilecek ekinler bitirdik.

  • Nisâ 4:4

    وَءَاتُوا۟ ٱلنِّسَآءَ صَدُقَٰتِهِنَّ نِحْلَةً فَإِن طِبْنَ لَكُمْ عَن شَىْءٍ مِّنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِيٓـًٔا مَّرِيٓـًٔا

    Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hicr 15:77

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    Şüphesiz bunda, Müminler için de bir işaret vardır.

  • Nahl 16:11

    يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda ayetler vardır.

  • Neml 27:52

    فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.

  • Nahl 16:13

    وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

    Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.

  • Şuarâ 26:8

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    Şüphesiz bunlarda (Allah’ın varlığına) bir delil vardır, ancak onların çoğu iman etmezler.

  • Şuarâ 26:67

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

Nahl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ