İçeriğe geç

Yûnus Suresi 57. Ayet

سورة يونس، الآية ٥٧

10:57 11. cüz 22. hizb Mushaf’ta 215. sayfa Mekki sure

10:57 ayetinin metni

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ ۝٥٧

Okunuşu

yāayyuhā l-nāsu qad jāatkum mawʿiẓatun min rabbikum washifāon limā fī l-ṣudūri wahudan waraḥmatun lil'mu'minīna

Meal

Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, göğüslerdeki (şüphe ve sıkıntılar) için bir şifa ve Müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 57. ayeti (10:57) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 215. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 57. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

57. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey insanlar!- Size içerisinde bir hatırlatma, bir müjdeleme ve korkutma olan Kur'an gelmiştir ki onda, kalplerde var olan şüphe ve kuşku gibi hastalıkların şifası, hak yola irşat ve Müminler için bir rahmet vardır. Ancak iman edenler Kur'an'dan yararlanırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

57. Yüce Allah, insanları bu Kitab’a yönelmeye teşvik etmek üzere bu Kitab-ı Kerim’in güzel ve kullar için gerçekten zorunlu olan niteliklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar! Size Rabbinizden”, size öğüt veren, Allah’ın gazabını ve cezasını gerektiren amellere karşı sizi uyaran ve bu gibi amellerin de doğuracağı sonuçları ve kötülükleri açıklayarak sizi sakındıran “bir öğüt, kalplerde olanlara bir şifa...” Bu Kur’an-ı Kerim kalplerde bulunan ve hem şeriata uymaktan alıkoyan arzulara ve şehevî hastalıklara hem de kesin bilgiye zarar veren şüphe hastalıklarına karşı bir … Devamını oku

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 54-61. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 215. sayfası).

  • Allah'a şirk koşanları bekleyen azabın büyüklüğü beyan edilmiştir. Öyle ki müşrikler, bu azabı savmak için yeryüzündeki her şeyi vermeyi temenni edecekler. Fakat bu onlardan asla kabul olunmayacaktır.
  • Kur'an, içerisindeki irşat eden ayetler, akli ve nakli deliller ile Müminlerin şehvet ve şüphe hastalıklarının şifasıdır.
  • Müminin, geçici dünya metasına sevindiğinden daha çok İslam ve iman nimetleri ile sevinmesi gerekir.
  • Allah'ın, kullarını ve kullarının amellerini, düşüncelerini ve niyetlerini son derece sıkı gözetlemesi beyan edilmiştir.

57. ayetin diğer mealleri

Ey İnsanlar! Rabbinizden size bir öğüt, kalplerde olana bir şifa, hidayet ve müminler için bir rahmet gelmiştir.

Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, göğüslerdeki (dert ve sıkıntılar) için bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmişir.

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi.

57. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā Ey أ ي ي
  2. ٱلنَّاسُ l-nāsu insanlar أ ن س
  3. قَدْ qad muhakkak
  4. جَآءَتْكُم jāatkum size gelmiştir ج ي أ
  5. مَّوْعِظَةٌ mawʿiẓatun bir öğüt و ع ظ
  6. مِّن min Rabbinizden
  7. رَّبِّكُمْ rabbikum ر ب ب
  8. وَشِفَآءٌ washifāon ve bir şifa ش ف ي
  9. لِّمَا limā olanlar için
  10. فِى fī gönüllerde
  11. ٱلصُّدُورِ l-ṣudūri ص د ر
  12. وَهُدًى wahudan ve bir hidayet ه د ي
  13. وَرَحْمَةٌ waraḥmatun ve rahmet ر ح م
  14. لِّلْمُؤْمِنِينَ lil'mu'minīna mü'minler için أ م ن

57. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:82

    وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

    Kur’an’dan Müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

  • Fussilet 41:44

    وَلَوْ جَعَلْنَٰهُ قُرْءَانًا أَعْجَمِيًّا لَّقَالُوا۟ لَوْلَا فُصِّلَتْ ءَايَٰتُهُۥٓ ءَا۬عْجَمِىٌّ وَعَرَبِىٌّ قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ هُدًى وَشِفَآءٌ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًى أُو۟لَٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: "Bu Kur'an, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır. İman etmeyenlerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlar için bir körlüktür.” İşte onlar (sanki kendilerine) uzak bir yerden seslenilmekte (de duymuyor gibiler).

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:174

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُم بُرْهَٰنٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ نُورًا مُّبِينًا

    Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.

  • Nisâ 4:170

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلْحَقِّ مِن رَّبِّكُمْ فَـَٔامِنُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Ey insanlar! Şüphesiz Rasûl size Rabbinizden hak olan şey ile geldi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

  • Yûnus 10:108

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

    De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.''

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

16 Ekim 2026 Cuma 5 جمادى الأولى 1448 هـ