İsrâ Suresi’nin 82. ayeti (17:82) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 290. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 82. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
82. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz, kalpler cehaletten, küfürden, şüpheden kurtulsun diye Kur'an'dan şifa indirdik. Rukye yapıldığında o bedenler için şifadır. Onunla amel eden Müminler için şifadır. Bu Kur'an kâfirlerin ancak helakını arttırır. Çünkü onu duymaları onları öfkelendirip kızdırıyor, yalanlamalarını ve yüz çevirmelerini arttırıyor.
82. Kur’an, şifa ve rahmeti içerir. Ancak bu, herkes için değil, sadece O’na iman eden, âyetlerini tasdik eden ve gereğince amel edenler içindir. Onu tasdik etmemek yahut gereğince amel etmemek suretiyle zalim olanlara gelince, onun âyetleri onların ancak hüsranlarını artırır. Zira bu Kur’an ile onlara karşı ilâhi delil ortaya konulmuş olur. Kur’an içerdiği şifa; şüphe, cehalet, bozuk görüş, sapmalar, kötü maksatlar gibi kalbî hastalıkların bütünü için geçerlidir. Çünkü Kur’an, kendisi vasıtasıyla her türlü şüphe ve cehaletin ortadan kalktığı ilm-i yakîni/kesin bilgiyi, ayrıca Allah’ın emrine … Devamını oku
Ayetler, kulun Allah'ın kendisini hak üzerine sabit kılmasına aşırı derecede muhtaç olduğu ve Rabbinin kendisini iman üzerine sabit kılması için O'na karşı boyun eğmeyi hiç bırakmaması gerektiği bildirilmiştir.
Hak üstün olduğunda batıl dağılır yok olur. Batıl ancak hak ehlinin tembellik yaptığı zamanlarda ve mekânlarda üstün gelebilir.
Kur'an'ın ihtiva ettiği şifa, genel olarak kalpler için şüphelerden, cehaletten, yozlaşmış görüşlerden, kötü sapmalardan ve kötü maksatlardan arındıran şifadır.
Bu ayetler, bir kimseye soru sorulduğu zaman o sorulan soruda soru sahibi kimse için bir fayda yoksa, doğru olan davranışın o soruya cevap vermemek olduğunun bir delili vardır. Bu kimse soru sahibi kimseye ihtiyaç duyduğu ve ona fayda verecek şeyleri göstermelidir.
82. ayetin diğer mealleri
Kur’an’dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
Biz, Kur'an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir, zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.
Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.
82. ayet kelime kelime
وَنُنَزِّلُwanunazziluve biz indiriyoruz
مِنَminaKur'andan
ٱلْقُرْءَانِl-qur'āni
مَاmāşeyler
هُوَhuwao
شِفَآءٌshifāonşifa (olan)
وَرَحْمَةٌwaraḥmatunve rahmet
لِّلْمُؤْمِنِينَlil'mu'minīnamü'minlere
وَلَاwalāama (bu)
يَزِيدُyazīduartırmaz
ٱلظَّٰلِمِينَl-ẓālimīnazalimlerin
إِلَّاillābaşka bir şey
خَسَارًاkhasāranziyanından
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: "Bu Kur'an, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır. İman etmeyenlerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlar için bir körlüktür.” İşte onlar (sanki kendilerine) uzak bir yerden seslenilmekte (de duymuyor gibiler).
Bir sûre indirilince aralarında: "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler. …