Ebu Saîd Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek; "Kardeşimin karnı ağrıyor." dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona bal (şerbeti) içir!» buyurdu. Sonra bu adam ikinci bir defa daha geldi (ve hastalığın geçmediğini söyledi). Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- yine: «Ona bal şerbeti içir!» buyurdu. Sonra üçüncü defa geldi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- yine: «Bal şerbeti içir!» buyurdu. Sonra bu adam bir daha geldi de: İçirdim (fakat ağrısı geçmedi), dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah doğru söyledi, fakat kardeşinin karnı yalan söylemiştir. Haydi ona yine bal şerbeti içir!» buyurdu. Adam kardeşine (dördüncü kere) bal şerbeti içirdi de adam hastalıktan iyileşip kurtuldu.
Rivayet eden: Buhârî (No. 5684, 5716), Müslim (No. 2217a), Tirmizî (No. 2082) ve Ahmed b. Hanbel (No. 10719, 11438).
Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek kardeşinin karnındaki hastalıktan dolayı acı çektiğini söyledi. Bu hastalık, diğer rivayetlerde açıklandığı üzere ishal hastalığıdır. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona, kardeşine bal şerbeti içirmesini emretti. Adam, ona bal şerbetini içirdi, fakat iyileşmedi. Sonra adam (yine) Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona yine kardeşine bal şerbeti içirmesini emretti. Adam yine içirdi, fakat o iyileşmedi. Sonra bu adam üçüncü kez daha geldi ve hastalığın geçmediğini söyledi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- yine ona bal şerbeti içirmesini emretti. Adam ona bal şerbetini içirdi. Fakat iyileşmedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem: «Allah doğru söyledi, fakat kardeşinin karnı yalan söylemiştir.» buyurdu. Burada iki ihtimal vardır: Birincisi: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’ın O’na gaybdan bildirmesiyle bunu haber vermiş ve Ona şifanın baldan olacağı vahiy edilmiştir. Allah tarafından kendisine şifanın bal ile gerçekleşeceğini ortaya çıkması için bal içirmesi emrini ona defalarca tekrarlamıştır. İkincisi: Yahut da Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu sözü, Allah’ın; "Onda insanlar için şifa vardır." ayetine işaret etmek içindir. Bu durumda, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- hastalıklardan bu türün bal ile şifası verilen bir tür olduğunu bilmesindendir, denilir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- adama, kardeşine dördüncü kez bal şerbetini içirmesini emretmiş, kardeşine içirmiş ve Allah’ın izni ile şifa bulmuştur.
Arapça açıklama
جاء رجل إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأخبره بأن أخاه يتألم من مرض في بطنه، وهذا المرض هو الإسهال، كما اتضح من روايات أخرى للحديث، فأمره النبي صلى الله عليه وسلم أن يسقي أخاه عسلا، فسقاه فلم يُشف، ثم أتى النبي صلى الله عليه وسلم فأخبره، فأمره أن يسقيه عسلا مرة أخرى، فسقاه فلم يُشف، ثم أتى النبي صلى الله عليه وسلم فأخبره، فأمره أن يسقيه عسلا مرة ثالثة، فسقاه فلم يُشف، فأتى النبي صلى الله عليه وسلم فأخبره، فقال صلى الله عليه وسلم: «صدق الله وكذب بطن أخيك اسقه عسلا» وهذا فيه احتمالان: أحدهما: أن يكون النبي صلى الله عليه وسلم أخبر عن غيب أطلعه الله عليه، وأعلمه بالوحي أن شفاء ذلك من العسل، فكرر عليه الأمر بسقي العسل ليظهر ما وعد به. والثاني: أن تكون الإشارة إلى قوله تعالى: {فيه شفاء للناس} ويكون قد علم أن ذلك النوع من المرض يشفيه العسل.
فلما أمره في المرة الرابعة أن يسقيه عسلا، ذهب الرجل فسقى أخاه عسلا فشُفي بإذن الله تعالى.
ولا يلزم حصول الشفاء به لكل مرض في كل زمن وبأي نوع من أنواع العسل، لكن (لكل داء دواء إذا أصيب دواء الداء برئ بإذن الله) كما قال صلى الله عليه وسلم ، رواه مسلم (4/ 1729، ح2204).
فيه أن ما جعل الله فيه شفاء من الأدوية قد يتأخر تأثيره حتى يتم أمره وتنقضى مدته المكتوبة فى اللوح المحفوظ.
الصدق صفةٌ ذاتيةٌ ثابتةٌ لله عَزَّ وجَلَّ بالكتاب والسنة، قال تعالى: (ومن أصدق من الله حديثا).
العسل فيه شفاء للناس، ولا يلزم حصول الشفاء به لكل مرض في كل زمن وبأي نوع من أنواع العسل، لكن (لكل داء دواء إذا أصيب دواء الداء برئ بإذن الله)كما قال -صلى الله عليه وسلم-، رواه مسلم (4/ 1729، ح2204).