İçeriğe geç

Nahl Suresi 62. Ayet

سورة النحل، الآية ٦٢

16:62 14. cüz 28. hizb Mushaf’ta 273. sayfa Mekki sure

16:62 ayetinin metni

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ ۝٦٢

Okunuşu

wayajʿalūna lillahi mā yakrahūna wataṣifu alsinatuhumu l-kadhiba anna lahumu l-ḥus'nā lā jarama anna lahumu l-nāra wa-annahum muf'raṭūna

Meal

Onlar hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a isnad ederler. Dilleri de yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söyler. Şüphesiz ateş onlaradır ve onlar (cehenneme) önden gönderilecek olanlardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 62. ayeti (16:62) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 273. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 62. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

62. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

62. “Allah’a kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri” kız çocukları ve çirkin sıfatları “isnad ediyorlar.” Bu çirkin sıfatlar da şirktir ki bu da ibadetlerin az bir bölümünü dahi olsa Allah’ın kulları olan yaratılmışlara yöneltmekle olur. Yine onlar, yaratılmış ve kendi türlerinden olan kölelerinin, kendilerine Allah’ın kendilerine ihsan ettiği rızıklarda ortak olmalarından hoşlanmadıklarına ve buna razı olmadıklarına göre nasıl olur da Yüce Allah’a, yarattığı kulları arasından ortaklar koşarlar? Bu kadar büyük kötülük ve saygısızlıklarına rağmen bir de “dilleri yalan yere en güzel akıbetin … Devamını oku

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 55-64. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 273. sayfası).

  • Müşrikler tarafından sergilenen cahilce davranışlardan bazıları şunlardır; Allah Teâlâ’ya kız çocuklarını ve kendilerine erkek çocuklarını nispet etmeleri, kız çocuklarını hor görmeleri ve kız çocukları sebebiyle yüzlerinin üzüntü ve kederle değişip, onlardan birinin kız çocukları sebebiyle içinde bulunduğu aşırı üzüntü, kötü leke, utanç ve hayâ sebebiyle kavmiyle karşı karşıya gelmemek için saklanıp gizlenerek ortadan kaybolması.
  • Kâfirlerin iman edip tövbe etmelerine fırsat vermek onlara mühlet vererek cezalandırmada acele etmemesi, Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki sünnetlerinden biridir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in en büyük görevi, Kur’an’da ne ifade edildiğini göstermek, çeşitli din mensupları ve hevâ sahiplerinin ayrılığa düştükleri dinleri ve hükümlerini açıklamaktır. Bunların açıklanmasıyla onların üzerine hüccet ikame edilmiş olur.

62. ayetin diğer mealleri

Kendileri için hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar ve dilleri de yalan olarak en güzel olanın kendilerinin olduğunu söylüyor. Kuşkusuz onlara ait olan “ateş”tir. Ve onlar “Cehennem”de terk olunacaklardır.

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.

Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a isnad ediyorlar. Dilleri, en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere durmadan söyler. Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.

62. ayet kelime kelime

  1. وَيَجْعَلُونَ wayajʿalūna ve isnad ediyorlar ج ع ل
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'a
  3. مَا mā şeyi
  4. يَكْرَهُونَ yakrahūna hoşlanmadıkları ك ر ه
  5. وَتَصِفُ wataṣifu ve uyduruyorlar و ص ف
  6. أَلْسِنَتُهُمُ alsinatuhumu onların dilleri ل س ن
  7. ٱلْكَذِبَ l-kadhiba yalan ك ذ ب
  8. أَنَّ anna hakkında
  9. لَهُمُ lahumu kendilerinin olacağı
  10. ٱلْحُسْنَىٰ l-ḥus'nā en güzel sonucun ح س ن
  11. لَا lā hiç yok ki
  12. جَرَمَ jarama şüphe ج ر م
  13. أَنَّ anna mutlaka
  14. لَهُمُ lahumu onlara vardır
  15. ٱلنَّارَ l-nāra ateş ن و ر
  16. وَأَنَّهُم wa-annahum ve onlar
  17. مُّفْرَطُونَ muf'raṭūna ona sürüleceklerdir ف ر ط

62. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:9–10

    وَلَئِنْ أَذَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَٰهَا مِنْهُ إِنَّهُۥ لَيَـُٔوسٌ كَفُورٌ …

    Eğer insanlara tarafımızdan bir rahmet tattırıp, sonra onu kendisinden geri alırsak, o artık ümitsiz bir nankör olur. …

  • Fussilet 41:50

    وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ رَحْمَةً مِّنَّا مِنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هَٰذَا لِى وَمَآ أَظُنُّ ٱلسَّاعَةَ قَآئِمَةً وَلَئِن رُّجِعْتُ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّ لِى عِندَهُۥ لَلْحُسْنَىٰ فَلَنُنَبِّئَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنْ عَذَابٍ غَلِيظٍ

    Andolsun ki kendisine dokunan bir darlıktan sonra ona rahmetimizden tattırsak o elbette şöyle der: “Bu benimdir. Ben kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır. Andolsun biz kâfir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz ve andolsun onlara çok şiddetli azaptan tattıracağızdır.”

  • Meryem 19:77–78

    أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا …

    (Rasûlüm) Ayetlerimizi inkâr eden ve muhakkak; “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü? …

  • Kehf 18:35–36

    وَدَخَلَ جَنَّتَهُۥ وَهُوَ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ قَالَ مَآ أَظُنُّ أَن تَبِيدَ هَٰذِهِۦٓ أَبَدًا …

    Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: “Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum.” …

  • A’râf 7:51

    ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فَٱلْيَوْمَ نَنسَىٰهُمْ كَمَا نَسُوا۟ لِقَآءَ يَوْمِهِمْ هَٰذَا وَمَا كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَجْحَدُونَ

    Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle unuturuz.

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ