Andolsun ki kendisine dokunan bir darlıktan sonra ona rahmetimizden tattırsak o elbette şöyle der: “Bu benimdir. Ben kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır. Andolsun biz kâfir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz ve andolsun onlara çok şiddetli azaptan tattıracağızdır.”
Fussilet Suresi’nin 50. ayeti (41:50) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 482. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fussilet Suresi 50. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
50. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ve eğer kendisine dokunan bir sıkıntıdan ve hastalıktan sonra, ona kendi katımızdan bir sıhhat, zenginlik ve afiyet tattıracak olsak mutlaka şöyle der: "Ben buna layığım ve bunu hak ediyorum. Kıyametin kopacağını zannetmiyorum ve eğer kıyametin kopacağını varsaysak dahi benim Allah katında malım ve zenginliğim vardır. Onu hak ettiğimden dolayı bu nimeti bana dünyada verdiği gibi ahirette de bana verir." Biz, Allah'ı küfredenlere yaptıkları küfürleri ve işlemiş oldukları günahları mutlaka haber vereceğiz ve mutlaka en ağır azabı onlara tattıracağız.
50. Daha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Andolsun biz, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona tarafımızdan bir rahmet tattırsak” yani hayır dilemekten usanmayan ve bir kötülük isabet ettikten sonra da ümidini kesen insana, Allah hastalığından afiyet vermek yahut fakirlikten sonra onu zenginleştirmek sureti ile ona bir rahmet verecek olursa o, Yüce Allah’a şükretmez. Aksine haddi aşıp azar ve “kesinlikle şöyle der: Bu benim hakkımdır.” Yani ben böyle bir şeye layık olduğum için Allah, bunu bana vermiştir. “Ben Kıyametin kopacağını da sanmıyorum.” Bu, onun öldükten sonra dirilişi … Devamını oku
Kıyametin kopma vaktinin ilmi yalnızca Yüce Allah'ın katındadır.
Yüce Allah'ın kendisine vermiş olduğu nimetlere karşı kâfir kimsenin bütün davranışlarında karışıklık ve huzursuzluk vardır.
Allah Teâlâ, her şeyi kudreti ve ilmiyle kuşatmıştır.
50. ayetin diğer mealleri
Kendisine dokunan bir zarardan sonra, ona biz, bir rahmet tattırırsak hemen şöyle der: Bu benim hakkımdır, kıyametin kopacağına da inanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülürsem, onun yanında, benim için daha iyisi vardır. Kâfirlere elbette yaptıklarını haber vereceğiz ve en ağır azabı onlara tattıracağız.
Andolsun ki, kendisine dokunan bir zarardan sonra biz ona bir rahmet tattırırsak: Bu, benim hakkımdır, kıyametin kopacağını sanmıyorum, Rabbime döndürülmüş olsam bile muhakkak O'nun katında benim için daha güzel şeyler vardır, der. Biz, inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve muhakkak onlara ağır azaptan tattıracağız.
Andolsun ki kendisine dokunan bir zarardan sonra, biz ona tarafımızdan bir rahmet tattırsak, O: "Bu benim hakkımdır, kıyametin kopacağını da sanmıyorum, Rabbime döndürülmüş olsam bile mutlaka O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Biz o inkâr edenlere yaptıkları şeyleri mutlaka haber vereceğiz ve onlara ağır bir azap tattıracağız.
Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir.