Hûd Suresi’nin 9. ayeti (11:9) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 222. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Hûd Suresi 9. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
9. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İnsana, tarafımızdan sıhhat ve zenginlik gibi nimet verip sonra ondan bu nimeti alsak, o Allah'ın rahmetinden ümidini keser. Allah'ın nimetlerine karşı çok büyük nankörlük eder. Eğer Yüce Allah kulundan nimetleri çekip alacak olsa o kul, nimetleri unutur.
9-10. Yüce Allah, bize insan tabiatından haber vermekte, onun cahil ve zalim olduğunu bildirmektedir. Çünkü Allah, insana kendi nezdinden sağlık, rızık, evlat ve buna benzer bir rahmet tattırıp da sonra bu rahmeti ondan çekip alacak olsa kendisini ümitsizliğe kaptırıverir ve ona teslim olur. Yüce Allah’tan bir mükâfat beklemediği gibi kendisinden aldığı bu nimeti geri vereceğini yahut onun benzerini ya da ondan daha hayırlısını ona ihsan edebileceğini hatırına getirmez. Yine Allah, başına gelen bir sıkıntıdan sonra kendisine bir rahmet tattıracak olsa bununla da sevinip şımarır. Bu iyi halin … Devamını oku
Allah Teâlâ'nın ilminin genişliği ve insan, hayvan ve bunun dışındaki mahlukatın tamamının rızıklarının sorumluluğunun (Er-Rezzâk olan) Allah'ın üzerine olduğu beyan edilmiştir.
Yüce Allah'ın insanları yaratma sebebi beyan edilmiştir ki bu; Allah'ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmakla kulların imtihan edilmesidir.
Allah Teâlâ'nın kendisine isyan eden kimselere mühlet vermesine aldanmamak gerekir. Çünkü farkında olmadan onları ansızın yakalayıverir.
İnsanın genişlik (rahatlık) ve darlık (sıkıntı) halindeki tutumu beyan edilmiştir. Müminin böyle durumlardaki tutumu (sıkıntı anında) sabretmek ve (rahatlık anında) şükretmektir.
9. ayetin diğer mealleri
Eğer insanlara tarafımızdan bir rahmet tattırıp, sonra onu kendisinden geri alırsak, o artık ümitsiz bir nankör olur.
Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.
Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de iman etseydi elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
Eğer yüz çevirirlerse, seni onlar üzerine gözetleyici olarak göndermedik. Sana düşen ancak tebliğ etmektir. Biz insana kendimizden bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir. Eğer kendi eliyle işledikleri sebebiyle bir kötülük dokunursa, insan hemen nankör kesilir.