İçeriğe geç

Nahl Suresi 34. Ayet

سورة النحل، الآية ٣٤

16:34 14. cüz 27. hizb Mushaf’ta 270. sayfa Mekki sure

16:34 ayetinin metni

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ ۝٣٤

Okunuşu

fa-aṣābahum sayyiātu mā ʿamilū waḥāqa bihim mā kānū bihi yastahziūna

Meal

Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 34. ayeti (16:34) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 270. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 34. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

34. İşte “bunun için de işlediklerinin kötülüğü” amellerinin cezası ve bunun etkileri “başlarına geldi ve alay edip durdukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.” Zira onlar, peygamberleri azap ile kendilerini korkutup uyardığında o azap ile alay ediyorlar, bu azabı haber verenlerle de dalga geçiyorlardı. İşte kendisi ile alay ettikleri o azap başlarına geldi.

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 27-34. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 270. sayfası).

  • İlim ehlinin fazileti, muhakkak ki onlar dünyada ve şahitlerin kalkıp şahitlik edeceği gün (mahşerde) hakkı söylerler. Sözlerinin, Allah’ın ve mahlukatının katında itibarı vardır.
  • Meleklerin, Allah Teâlâ'ya karşı edep ve saygılarını gösteren biri davranışları da; "Muhakkak biz sizlerin yaptıklarınızı biliyoruz” demeyerek Yüce Allah'ın bildiğini söylemeleridir. Onlar burada biz bunları ancak Allah Teâlâ'nın bizlere öğretmesiyle biliriz hakikatini ortaya koymaktadırlar.
  • Cennet ehline arzuladıkları ve hatta akıllarına dahi gelmeyen nimetleri vermesi Yüce Allah'ın keremi ve cömertliğindendir.
  • Amel, cennete girme ve cehennemden kurtulma sebebi ve kaynağıdır. Bu da, onların gücü ve çabasıyla değil de, Allah’ın Müminlere rahmeti ve minnetiyle hasıl olur.

34. ayetin diğer mealleri

Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi. 

Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.

34. ayet kelime kelime

  1. فَأَصَابَهُمْ fa-aṣābahum nihayet onlara ulaştı ص و ب
  2. سَيِّـَٔاتُ sayyiātu kötülükleri س و أ
  3. مَا mā yaptıklarının
  4. عَمِلُوا۟ ʿamilū ع م ل
  5. وَحَاقَ waḥāqa ve kuşattı ح ي ق
  6. بِهِم bihim onları
  7. مَّا mā şey
  8. كَانُوا۟ kānū onunla ك و ن
  9. بِهِۦ bihi
  10. يَسْتَهْزِءُونَ yastahziūna alay ettikleri ه ز أ

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tûr 52:14

    هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

    İşte bu sizin yalan saydığınız ateştir (denilir).

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Câsiye 45:33

    وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

  • Hûd 11:8

    وَلَئِنْ أَخَّرْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِلَىٰٓ أُمَّةٍ مَّعْدُودَةٍ لَّيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۥٓ أَلَا يَوْمَ يَأْتِيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

  • Zümer 39:48

    وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

  • Mü’min 40:83

    فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَرِحُوا۟ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Rasulleri onlara apaçık deliller ile geldiğinde onlar yanlarındaki ilim dolayısı ile şımardılar ve alay edegeldikleri şey onları kuşatıverdi.

  • Ahkâf 46:26

    وَلَقَدْ مَكَّنَّٰهُمْ فِيمَآ إِن مَّكَّنَّٰكُمْ فِيهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَأَبْصَٰرًا وَأَفْـِٔدَةً فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَآ أَبْصَٰرُهُمْ وَلَآ أَفْـِٔدَتُهُم مِّن شَىْءٍ إِذْ كَانُوا۟ يَجْحَدُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Andolsun, size vermediğimiz imkânı/gücü onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inatla inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

  • Şuarâ 26:6

    فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Onlar (Allah’ın ayetlerini) yalanladılar. Fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.

Nahl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ