İçeriğe geç

Zümer Suresi 48. Ayet

سورة الزمر، الآية ٤٨

39:48 24. cüz 47. hizb Mushaf’ta 464. sayfa Mekki sure

39:48 ayetinin metni

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ ۝٤٨

Okunuşu

wabadā lahum sayyiātu mā kasabū waḥāqa bihim mā kānū bihi yastahziūna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Zümer Suresi’nin 48. ayeti (39:48) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 464. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Zümer Suresi 48. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

48. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

48. “Kazandıkları kötülükler” yapıp ettikleri ve kazandıkları şeyler sebebi ile hiç hoşlarına gitmeyecek hususlar “kendilerine görünecek ve alaya aldıkları şey” tehdit ve azap “onları çepeçevre sarıp kuşatacaktır.” başlarına gelip çatacak ve kendilerini yakalayacaktır.

Zümer Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Zümer suresinin 48-56. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 464. sayfası).

  • Kâfire verilen nimet istidrâctır.
  • Allah'ın mahlukatına rahmeti geniştir.
  • Faydalı olan pişmanlık dünyadaki pişmanlıktır. Çünkü akabinde nasuh tövbesi edilir.

48. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.

Ali Özek ve arkadaşları

Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ki, yaptıkları amellerin kötülükleri karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler, kendilerini sarmıştır.

48. ayet kelime kelime

  1. وَبَدَا wabadā ve görünmüştür
  2. لَهُمْ lahum kendilerine
  3. سَيِّـَٔاتُ sayyiātu kötülükleri
  4. مَا mā yaptıkları işlerin
  5. كَسَبُوا۟ kasabū
  6. وَحَاقَ waḥāqa ve kuşatmıştır
  7. بِهِم bihim onları
  8. مَّا mā şey
  9. كَانُوا۟ kānū oldukları
  10. بِهِۦ bihi onunla
  11. يَسْتَهْزِءُونَ yastahziūna alay ediyor(lar)

48. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:34

    فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.

  • Hûd 11:8

    وَلَئِنْ أَخَّرْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِلَىٰٓ أُمَّةٍ مَّعْدُودَةٍ لَّيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۥٓ أَلَا يَوْمَ يَأْتِيهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

  • Mü’min 40:83

    فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَرِحُوا۟ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Rasulleri onlara apaçık deliller ile geldiğinde onlar yanlarındaki ilim dolayısı ile şımardılar ve alay edegeldikleri şey onları kuşatıverdi.

  • Câsiye 45:33

    وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

  • Ahkâf 46:26

    وَلَقَدْ مَكَّنَّٰهُمْ فِيمَآ إِن مَّكَّنَّٰكُمْ فِيهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَأَبْصَٰرًا وَأَفْـِٔدَةً فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَآ أَبْصَٰرُهُمْ وَلَآ أَفْـِٔدَتُهُم مِّن شَىْءٍ إِذْ كَانُوا۟ يَجْحَدُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Andolsun, size vermediğimiz imkânı/gücü onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inatla inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

  • Şuarâ 26:6

    فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Onlar (Allah’ın ayetlerini) yalanladılar. Fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.

Daha fazlası