hal yanẓurūna illā an tatiyahumu l-malāikatu aw yatiya amru rabbika kadhālika faʿala alladhīna min qablihim wamā ẓalamahumu l-lahu walākin kānū anfusahum yaẓlimūna
Meal
(Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Nahl Suresi’nin 33. ayeti (16:33) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 270. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 33. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
33. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
O yalanlayıcı müşrikler, ölüm meleği ve onun yardımcısı olan meleklerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak ruhlarını kabzetmek için gelmesinden yahut onları dünyada yok edecek olan Yüce Allah’ın azap emrinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Mekke’deki müşriklerin yapmakta olduklarının aynısını daha önceki müşrikler de yapmışlardı da Allah Teâlâ onları helak etti. Yüce Allah onları helak ettiği zaman onlara zulmetmemişti. Fakat onlar Allah’ı inkâr etmek suretiyle kendilerini helak olma yollarına atarak kendilerine zulmediyorlardı.
33. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Kendilerine âyetler geldiği halde iman etmeyen, öğüt verildiği halde öğüt almayan bu kimseler neyi gözlüyor, neyi bekliyorlar? Ruhlarını kabzetmek üzere “meleklerin gelmesini yahut Rabbinin” başlarına gelecek azap “emrinin gelip çatmasını mı bekliyorlar?!” Çünkü onlar, gerçekten bu azabın başlarına gelmesini hak etmişlerdir. “Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı.” Yalanlamış, küfre sapmış ve iman etmemişlerdi de nihayet azap tepelerine inmişti. “Allah” azap etmekle “onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.” Çünkü nefisler … Devamını oku
İlim ehlinin fazileti, muhakkak ki onlar dünyada ve şahitlerin kalkıp şahitlik edeceği gün (mahşerde) hakkı söylerler. Sözlerinin, Allah’ın ve mahlukatının katında itibarı vardır.
Meleklerin, Allah Teâlâ'ya karşı edep ve saygılarını gösteren biri davranışları da; "Muhakkak biz sizlerin yaptıklarınızı biliyoruz” demeyerek Yüce Allah'ın bildiğini söylemeleridir. Onlar burada biz bunları ancak Allah Teâlâ'nın bizlere öğretmesiyle biliriz hakikatini ortaya koymaktadırlar.
Cennet ehline arzuladıkları ve hatta akıllarına dahi gelmeyen nimetleri vermesi Yüce Allah'ın keremi ve cömertliğindendir.
Amel, cennete girme ve cehennemden kurtulma sebebi ve kaynağıdır. Bu da, onların gücü ve çabasıyla değil de, Allah’ın Müminlere rahmeti ve minnetiyle hasıl olur.
33. ayetin diğer mealleri
Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara Allah zulmetmedi. Onlar, kendi kendilerine zulmettiler.
(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin (Kıyamet günü) emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Ancak kendilerine, ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azab emrinin (kıyametin) gelip çatmasını bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.
Muhakkak: “Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler: “Korkmayın, üzülmeyin ve size vaat olunan cennetle sevinin” diye inerler. …
Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin âyetlerinden birisinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin geldiği gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık imanı bir fayda sağlamayacaktır. De ki: "Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!"
Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Onlardan öncekiler de (ilâhî bildirimleri) yalan saymışlardı. Bunlar (şimdikiler) onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar peygamberlerimi yalancılıkla itham etmişlerdi. Ben de bilseniz onları nasıl cezalandırdım!
Bulutlarla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yiyin, dedik. Fakat onlar bize değil ancak kendilerine zulmediyorlardı.