Şuarâ Suresi’nin 6. ayeti (26:6) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 367. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Şuarâ Suresi 6. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
6. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Onlar, resullerinin kendilerine getirdiğini yalanladılar. Alay edip durdukları şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir ve azap başlarına inecektir.
6. “İşte onlar” hakkı “yalanladılar.” Yalanlamak, onların değişmez ve vazgeçilmez bir karakteri haline gelmiştir. “O nedenle alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir.” Onların: Yalandır, dedikleri azap, pek yakında başlarına gelecek, onları bulacaktır. Çünkü azap sözü onlara hak olmuştur.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların hidayete ermesinde son derece gayretli olmuştur.
İzzet ve rahmet sıfatlarının Allah Teâlâ için ispatı.
Davetçi kimsenin, dilinin akıcı, gönlünün geniş olması çok önemlidir.
Bütün peygamberlerin davetleri, insanları Allah Teâlâ'dan başkasına yaptıkları kulluktan kurtarmaktır.
Firavun, Musa -aleyhisselam-'ın işlemiş olduğu cinayeti onun risaletine karşı delil olarak kullanmıştır. Bunun üzerine Musa -aleyhisselam- işlemiş olduğu bu cinayeti itiraf etmiştir. Bu da göstermektedir ki, Musa -aleyhisselam-'ın yaptığı bu olay, Firavun'un onun peygamberliğini yalanlaması için bir delil olamaz.
6. ayetin diğer mealleri
Onlar, yalanladılar; ama alay ettikleri şeyin haberleri onlara gelecektir.
Üstelik (ona) «yalandır» derler, fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
Üstelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.
6. ayet kelime kelime
فَقَدْfaqadşüphesiz
كَذَّبُوا۟kadhabūyalanladılar
فَسَيَأْتِيهِمْfasayatīhimama kendilerine gelecektir
Ancak iman edip, salih amel işleyen, Allah’ı çokça zikreden ve kendilerine zulmedildikten sonra öçlerini alanlar müstesna. Zulmedenler de yakında nasıl bir yere devrileceklerini bileceklerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.