Nahl Suresi’nin 3. ayeti (16:3) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 267. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 3. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
3. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yüce Allah, gökleri ve yeryüzünü daha önce bir örneği yaratılmamış şekilde hak ile yarattı. Ve onları boşu boşuna yaratmadı. Aksine onları kendisinin ne kadar yüce olduğunun bilinmesine delil olması için yarattı. Öyleyse başkalarının O'na ortak koşmalarından münezzehtir.
Bu sûre aynı zamanda “Nimetler Sûresi” diye de adlandırılır. Çünkü Allah, bu sûrenin baş taraflarında nimetlerin temellerini ve belli başlıcalarını söz konusu etmekte, sonlarında da bunların tamamlayıcı olanlarını zikretmektedir. 3. Yüce Allah, burada “gökleri ve yeri hak (bir amaç) ile” yarattığını haber vermektedir. Bu da kulların bunları, onları Yaratanın azametine, sahip olduğu kemâl sıfatlara delil görmeleri içindir. Yine Allah’ın bunları, peygamberlerine indirdiği şeriatlerinde verdiği emirler gereğince kendisine ibadet eden kullarına ait bir mesken olmak üzere yarattığını bilmeleri … Devamını oku
15:91 ile 16:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 267. sayfası).
Allah, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i koruyarak yardım etmiş, desteklemiş ve müşriklerin eziyetlerine karşı onu himaye etmiştir.
Allah’ı tespih etmek, O'na hamt etmek ve namaz kılmak kaygı ve üzüntülerin ilacıdır. Kriz, darlık ve kederlerden çıkış yoludur.
Müslüman kimseden, baygınlık geçirmediği veya hafızasını kaybetmediği sürece, ölüm ona gelinceye dek farz kılınmış olan namaz ibadetini devamlı surette yerine getirmesi istenir.
Nefislerin onunla hayat bulması sebebiyle Yüce Allah vahyi, “Ruh” olarak isimlendirmiştir.
Allah Teâlâ, binek ve sürü hayvanlarını bizlere vererek onları bizim hizmetimize sundu. Bize rahmet ederek onları emrimiz altında kullanmayı ve onlardan faydalanmayı bizlere mübah kıldı.
3. ayetin diğer mealleri
Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve müşriklerin şirk koşmalarından çok yücedir/yüksektedir.
(Allah) gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, onların koştukları ortaklardan münezzehtir.
Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
O, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. O’nun “ol!” diyeceği (kıyamet) günü her şey oluverir. O’nun sözü haktır. Sûr’a üfürüleceği günde mülk (ve hakimiyet) yalnız O’nundur. Görüneni de görünmeyeni de bilendir. O Hakîm'dir, her şeyden haberdar olandır.
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.