Öyleyse bil ki, Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Hem kendinin hem de Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah; sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.
Muhammed Suresi’nin 19. ayeti (47:19) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 508. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Muhammed Suresi 19. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
19. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Yakinen bil ki, Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Kendi günahlarının, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah'tan dile! Muhakkak ki Allah, sizin gündüzlerinizde ne yaptığınızı da gecelerinizde duracağınız yerlerinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
19. Kalbin ikrarda bulunması, neyi istediğini bilmesi ve bildiğinin anlamını kavraması, ilmin/bilmenin gerçekleşmesi için kaçınılmaz şartlardandır. Bunun mükemmeliği ise bildiği gereğince amelde bulunmaktır. İşte Yüce Allah’ın burada emrettiği ilim/bilme, Allah’ı tevhid etme ilmi olup her bir insan için farz-ı ayndır. Kimden olursa olsun bu ilmi elde etme mükellefiyeti asla düşmez. Herkes bu ilmi bilmek zorundadır. Allah’tan başka hak ilâh olmadığını bilmek, birkaç yolla mümkündür: 1. Bunların ilki hatta en büyüğü, Allah’ın kemâline, azamet ve celâline delalet eden isimleri, sıfatları ve … Devamını oku
Muhammed suresinin 12-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 508. sayfası).
Kâfirin dünyada iken sadece geçici metalara önem verdiği beyan edilmiştir.
Müminlerin mükâfatı ile kâfirlerin alacaklarına karşılık, arasındaki karşılaştırma zikredilerek bunlar arasındaki büyük fark beyan edilmiştir. Böylece akıllı kimse Mümin olmayı, ahmak olan kimse ise kâfir olmayı seçip, tercih eder.
Münafıkların, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı sergiledikleri kötü ahlakları beyan edilmiştir.
İlim, söz söylemekten ve amel etmekten öncedir.
19. ayetin diğer mealleri
Öyleyse bil ki Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Günahların için, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için bağışlanma dile! Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.
Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. (Habibim!) Hem kendinin hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
O, geceleyin sizi öldüren (ölümü andıran bir halde uyutan), gündüz de ne işlediğinizi bilendir. Sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka (hak) ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.
İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri, haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben de Müslümanlardanım." dedi.
O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.