walaqad jāakum yūsufu min qablu bil-bayināti famā zil'tum fī shakkin mimmā jāakum bihi ḥattā idhā halaka qul'tum lan yabʿatha l-lahu min baʿdihi rasūlan kadhālika yuḍillu l-lahu man huwa mus'rifun mur'tābun
Meal: Rowwad Tercüme Merkezi
Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez.” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
Mü’min Suresi’nin 34. ayeti (40:34) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 471. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’min Suresi 34. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
34. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ant olsun Musa'dan önce de Yusuf size Allah'ın birliğine dair apaçık deliller ile gelmişti. Hâlâ onun getirdiklerini yalanlamakta ve şüphe duymaktasınız. (Yusuf) öldüğünde, şüpheniz ve kuşkularınız arttı. Şöyle dediniz: "Allah ondan sonra bir resul göndermeyecek." Sizin bu haktan sapmanız gibi, Yüce Allah sınırlarını aşan ve vahdaniyetinde/birliğinde şüphe duyan herkesi saptırır.
34. “Andolsun daha önce” yani Mûsâ’nın doğruluğuna delil olan apaçık delillerle gelmesinden ve sizlere O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Rabbinize ibadet etmenizi emretmesinden önce, Yakub oğlu “Yusuf” -ikisine de selâm olsun- “da size apaçık deliller getirmişti de size getirdiklerinden” o hayatta iken “şüphe edip durmuştunuz. Nihâyet o ölünce de” şüpheniz ve şirkiniz daha da artmış ve: “Allah ondan sonra bir daha asla peygamber göndermez, demiştiniz.” Bu, sizin batıl zannınız ve Yüce Allah hakkında yakışmayan kanaatiniz idi. Oysa Yüce Allah, kullarını başıboş bırakmaz. Onlara emir … Devamını oku
Hakkı iptal etmek ve batılı ortaya çıkarmak için tartışıp durmak kınanan bir özelliktir ve bu dalalet ehlinin sıfatlarındandır.
Kibirlenmek hakka uymaya engeldir.
Kâfirlerin hakkı iptal etmek için kurdukları tuzak ve hileleri boşa çıkarılmıştır.
Ahiret hayatı için hazırlıklı olmak, ahireti unutup, dünya ile meşgul olmamak gerekir.
34. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Daha önce de size Yusuf, açık delillerle gelmişti. Fakat siz, onun getirdiklerinden hep şüphe edip durdunuz. Sonunda o öldüğü zaman: Allah, ondan sonra bir peygamber göndermeyecektir, dediniz. Allah, haddi aşan şüpheci kimseyi işte böyle dalalete düşürür.
Ali Özek ve arkadaşları
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince «Allah ondan sonra peygamber göndermez» dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de "Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez" dediniz. İşte aşırı şüpheci olanları Allah böyle şaşırtır.
Cennet ehli, Cehennem ehline şöyle seslenir: “Biz, Rabbimizin bize vadettiğini hakikaten bulduk. Siz de Rabbinizin vaadini gerçekten buldunuz mu?” Onlar da: “Evet!” derler. Aralarında bir münadi: “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenir.
Cehennem halkı, Cennet halkına: “Bize de biraz su ya da Allah’ın size verdiği rızıklardan gönderin” diye seslenirler. Cennet halkı da onlara “Şüphesiz Allah, bunları kâfirlere haram kılmıştır!” derler.
Biz; kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin imanları artsın, kendilerine kitap verilenler ile iman edenler şüpheye kapılmasın, kalplerinde bir hastalık olanlar ile küfre sapanlar da, “Allah, bu örnekle (on dokuz sayısı ile) neyi anlatmak istedi?” desin diye o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık ve onların sayısını da kâfirler için yalnızca bir fitne/imtihan yaptık. Allah; dilediğini işte böyle saptırır, dilediğine de hidayet eder. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.