İçeriğe geç

A’râf Suresi 44. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٤٤

7:44 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 156. sayfa Mekki sure

7:44 ayetinin metni

وَنَادَىٰٓ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُوا۟ نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌۢ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ ۝٤٤

Okunuşu

wanādā aṣḥābu l-janati aṣḥāba l-nāri an qad wajadnā mā waʿadanā rabbunā ḥaqqan fahal wajadttum mā waʿada rabbukum ḥaqqan qālū naʿam fa-adhana mu-adhinun baynahum an laʿnatu l-lahi ʿalā l-ẓālimīna

Meal

Cennet ehli, Cehennem ehline şöyle seslenir: “Biz, Rabbimizin bize vadettiğini hakikaten bulduk. Siz de Rabbinizin vaadini gerçekten buldunuz mu?” Onlar da: “Evet!” derler. Aralarında bir münadi: “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!” diye seslenir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 44. ayeti (7:44) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 156. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 44. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

44. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kalıcı olan cennet ehli, kalıcı olan cehennem ehline her birinin kendisi için hazırlanmış makamlara girmesinin ardından şöyle seslenir: “Muhakkak biz, Rabbimizin bize cennette vadettiklerini hakikaten gerçekleşmiş olarak bulduk. O, bizi cennete soktu. Ey kâfirler! Sizler de, Allah’ın size vadettiklerini cehennemde gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” Kâfirler dediler ki: “Bizler de cehennemde ne vadedilmişse hakikaten bulduk.” Bir münadi, zalimlerin Allah’ın rahmetinden kovulmasını isteyerek seslenir. Oysa onlara, dünya hayatında rahmet kapıları açılmıştı, fakat onlar yüz çevirmişlerdi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 44–45. ayetler

44. Yüce Allah, zikri geçen iki kesimin kendilerine ayrılan yere yerleşip peygamberlerin haber verdiği ve ilâhi kitapların sözünü ettiği mükâfat ve cezayı bulacaklarını söz konusu ettikten sonra cennet ehlinin cehennemliklere seslenerek: “Biz, Rabbimizin bize vaadettiğini hak bulduk” diyeceklerini bize bildirmektedir. Yani Rabbimiz bize iman ve salih amele karşılık cenneti vaadetmişti. İşte O, bizi cennetine koydu ve biz, O’nun bize dünyada iken vereceğini vaadettiği nimetlerini gördük. “Siz de” küfür ve masiyetlere karşılık “Rabbinizin vaadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenirler. Onlar … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 44-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 156. sayfası).

  • Öldükten sonra yeniden dirilişe iman etmemek, şehvet ve nefse hoş gelen şeylere yönelmek konusunda direk bir sebeptir.
  • Kıyamet günü insanlar, Allah’ın kendisine itaat eden kimselere olan vaatlerinin gerçekleşeceğini ve kâfir olan kimselere de tehdit ettiklerinin gerçekleşeceğini yakinen bilip, anlarlar.
  • Kıyamet günü insanlar iki sınıftır: Bir grup cennette ve bir grup da cehennemdedir. Bu ikisinin arasında, tam orta yerde iyilikleri ve kötülükleri eşit olan başka bir grup daha vardır. Onların sonuçta varacağı yer ise, cennettir.
  • Servet, itibar ve çok fazla takipçisi olan kimseler bu sahip oldukları şeylerin Yüce Allah katında kendilerine bir fayda sağlamayacağını ve Allah’ın azabından kurtaramayacağını çok iyi bilmesi gerekir.

44. ayetin diğer mealleri

Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir: Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da: Evet! derler. Aralarında bir münâdi: Allah’ın laneti; zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.

   Cennet ehli Cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. «Evet!» derler. Ve aralarından bir çağrıcı: «Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!» diye bağırır.

Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!

44. ayet kelime kelime

  1. وَنَادَىٰٓ wanādā ve seslendi
  2. أَصْحَٰبُ aṣḥābu halkı
  3. ٱلْجَنَّةِ l-janati cennet
  4. أَصْحَٰبَ aṣḥāba halkına
  5. ٱلنَّارِ l-nāri ateş
  6. أَن an ki
  7. قَدْ qad muhakkak
  8. وَجَدْنَا wajadnā biz bulduk
  9. مَا mā şeyi
  10. وَعَدَنَا waʿadanā bize va'dettiğini
  11. رَبُّنَا rabbunā Rabbimizin
  12. حَقًّا ḥaqqan gerçek
  13. فَهَلْ fahal mu?
  14. وَجَدتُّم wajadttum siz buldunuz
  15. مَّا mā şeyi
  16. وَعَدَ waʿada size va'dettiğini
  17. رَبُّكُمْ rabbukum Rabbinizin
  18. حَقًّا ḥaqqan gerçek
  19. قَالُوا۟ qālū dediler
  20. نَعَمْ naʿam evet
  21. فَأَذَّنَ fa-adhana ve seslendi
  22. مُؤَذِّنٌۢ mu-adhinun bir ünleyici
  23. بَيْنَهُمْ baynahum aralarından
  24. أَن an diye
  25. لَّعْنَةُ laʿnatu la'neti
  26. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  27. عَلَى ʿalā üzerine olsun
  28. ٱلظَّٰلِمِينَ l-ẓālimīna zalimlerin

44. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:18

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أُو۟لَٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَقُولُ ٱلْأَشْهَٰدُ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

    Allah’a karşı yalan düzerek iftira edenden daha zâlim kim olabilir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şâhitler de, “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ