Şüphesiz, “Allah, Meryem oğlu Mesih’in kendisidir” diyenler kâfir olmuştur. Mesih şöyle demiştir: "Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Kim Allah’a şirk koşarsa, Allah ona Cennet'i haram kılar, onun yeri Cehennem olur. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."
Mâide Suresi’nin 72. ayeti (5:72) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 120. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 72. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
72. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah; Meryemoğlu Mesih'tir diyenler uluhiyeti Allah'tan başkasına nispet ettiklerinden dolayı kesin olarak kâfir olmuşlardır. Halbuki Meryemoğlu Mesih'in kendisi İsrailoğulları'na; ‘’Bir olan Allah'a ibadet ediniz. O benim de sizin de Rabbinizdir. Biz hepimiz ona kul olmada eşitiz. İşte kim Allah'a başkasını ortak koşarsa, kesin ve ebedî olarak onun cennete girmesi yasaklanmıştır. O kimsenin ebedî barınağı cehennem ateşidir. Buna karşı Allah katında onun için ne bir yandaş ne de yardımcı vardır. Beklediği azaptan onu kurtaracak bir kurtarıcısı da yoktur.’’ demiştir.
72. Yüce Allah, hıristiyanların: “Allah, Meryem oğlu (İsa) Mesih’tir” şeklindeki sözleri ile küfre düştüklerini haber vermektedir. Onlar bu sözlerini, İsa’nın babasız olarak sadece bir anneden dünyaya gelmek suretiyle ilâhi yaratmada alışılmışın dışına çıkmasına dayandırmışlardır. Halbuki İsa, onların bu iddialarını yalanlayarak kendilerine: “Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin” demiş, böylelikle kendisinin tam bir kul olduğunu, Rabbinin de bütün yaratılmışları kapsayan rububiyete sahip olduğunu ifade etmiş ve ortaya koymuştu. “Çünkü kim Allah’a” İsa … Devamını oku
Hristiyanlar, Mesih -aleyhisselam-'ın ilah olduğunu ileri sürerek kâfir olmuşlardır. Onların bu iddialarının batıl olduğu açıklanmış ve bundan tövbe etmeye davet edilmişlerdir.
Mesih ve annesinin, her ikisinin beşer olduklarının delillerinden birisi de, yemek yemeleri ve bunun gereklerini yapmalarıdır.
Acizliklerinden ötürü insanların başına gelen zararı onlardan savamamaları ve onlara fayda sağlayamamaları, Allah'ın dışında ilah edinilenlerin ibadet edilmeye layık olmadıkları hakkında açık bir delildir.
Allah Teâlâ'nın kulu olan salih insanları sevmede aşırı gitmek ve onlarla kurulan ilişkilerde sınırların aşılması yasaklanmıştır.
72. ayetin diğer mealleri
Şüphesiz, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kâfir olmuştur. Mesih şöyle demiştir: Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Kim Allah’a şirk koşarsa, Allah ona Cennet'i haram kılar, onun yeri Cehennem olur. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Andolsun ki «Allah, kesinlikle Meryem Oğlu Mesîh'tir» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh: «Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcılar yoktur» demişti.
Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti.
72. ayet kelime kelime
لَقَدْlaqadandolsun
كَفَرَkafarakafir olmuşlardır
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
قَالُوٓا۟qālūdiyen(ler)
إِنَّinnaancak
ٱللَّهَl-lahaAllah
هُوَhuwao
ٱلْمَسِيحُl-masīḥuMesih'tir
ٱبْنُub'nuoğlu
مَرْيَمَmaryamaMeryem
وَقَالَwaqālahalbuki demişti ki
ٱلْمَسِيحُl-masīḥuMesih
يَٰبَنِىٓyābanīEy oğulları
إِسْرَٰٓءِيلَis'rāīlaİsrail
ٱعْبُدُوا۟uʿ'budūkulluk edin
ٱللَّهَl-lahaAllah'a
رَبِّىrabbībenim Rabbim
وَرَبَّكُمْwarabbakumve sizin Rabbiniz olan
إِنَّهُۥinnahuzira
مَنmankim
يُشْرِكْyush'rikortak koşarsa
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
فَقَدْfaqadmuhakkak ki
حَرَّمَḥarramaharam etmiştir
ٱللَّهُl-lahuAllah
عَلَيْهِʿalayhiona
ٱلْجَنَّةَl-janatacenneti
وَمَأْوَىٰهُwamawāhuve onun varacağı yer
ٱلنَّارُl-nāruateştir
وَمَاwamāve yoktur
لِلظَّٰلِمِينَlilẓẓālimīnazalimlerin
مِنْminhiç
أَنصَارٍanṣārinyardımcıları
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim, Allah’a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
Cehennem halkı, Cennet halkına: “Bize de biraz su ya da Allah’ın size verdiği rızıklardan gönderin” diye seslenirler. Cennet halkı da onlara “Şüphesiz Allah, bunları kâfirlere haram kılmıştır!” derler.
Yahudiler: "Uzeyir Allah’ın oğludur." dediler. Hristiyanlar da "Mesih Allah’ın oğludur." dediler. Bu, daha önce kâfir olanların sözlerine benzeterek onların ağızlarıyla söyledikleri (uydurma) sözleridir. Allah onları kahretsin, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.
Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, “Beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde, “Münezzehsin sen, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söylediysem, mutlaka sen onu bilirsin. Sen bende olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilmem. Gerçekten gaipleri bilen sadece sensin” dedi.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah, Meryem oğlu Mesih’tir, diyenler kâfir olmuştur. De ki: Allah, Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmeyi dilese, Allah’a karşı kim buna engel olabilir. Göklerin, yerin ve arasındakilerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Şüphesiz, Allah, üçün üçüncüsüdür, diyenler kâfir olmuştur. Halbuki (ibadete layık) tek (hak) olan ilahtan başka bir (hak) ilah yoktur. Söylediklerinden vazgeçmezlerse elbette küfredenlere acıklı bir azap dokunacaktır.
“Allah fakirdir, biz zenginiz” diyen Yahudilerin sözünü andolsun ki, Allah duyup işitmiştir. Hem bu söylediklerini hem de haksız yere peygamberleri öldürmelerini elbette (bir tarafa) yazacağız ve “Yakıcı azabı tadın bakalım” diyeceğiz.
'Allah, bize gökten inen, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir rasûle iman etmememizi (Tevrat'ta) emretti'' diyenlere de ki: Benden önce size peygamberler apaçık delillerle ve söylediğiniz (mucize) ile gelmişti. Eğer sözünüzde samimi iseniz niçin onları öldürdünüz?