30. O vakit İsa aleyhisselam henüz beşikte bir bebek olduğu halde onlara hitap edip Allah’ın kulu olduğunu söyledi ve kendisinde ilâh olmaya yahut ilâhın oğlu olmaya layık bir sıfat bulunmadığını söyledi. Yüce Allah, İsa’ya uyduklarını iddia edip de: “Ben, Allah’ın kuluyum” sözünde ona muhalefet eden hristiyanların sözlerinden yüce ve münezzehtir. “O, bana Kitap verdi” Kitap vermeyi hükmetti “ve beni peygamber yaptı.” Böylelikle İsa aleyhisselam onlara Allah’ın kulu olduğunu, Allah’ın kendisine Kitabı öğrettiğini ve onu peygamberlerinden birisi kıldığını haber vermiş oldu. Bütün bunlar, İsa’nın bizzat sahip kılındığı kemal özelliklerindendir.
Meryem'e konuşmamasının emredilmesi, bazı zamanlarda susmanın faziletine delalet etmektedir.
Konuşmamak üzere adak adamak bizden önceki şeriatlerde caiz kılınmıştır. Ancak bizim şeriatimizde sünnette gelen deliller bunu yasaklamaktadır.
Kuran'ı Kerim'in İsa'nın yaratılışı hakkında haber verdikleri kendisi ile ilgili hiçbir şüphe olmayan gerçeğin kendisidir. Bunun dışında söylenenler batıldır ve resuller hakkında söylenmesi uygun değildir.
Kâfir kimse dünyada iken, hakka karşı sağır ve kör olur. Ne var ki ahirette azabı gördüğünde gerçeği duyup görecektir. Ancak bu ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.
30. ayetin diğer mealleri
Ben, Allah’ın kuluyum. O, bana Kitab'ı verdi ve beni peygamber kıldı.
Çocuk şöyle dedi: «Ben, Allah'ın kuluyum. O, bana Kitab'ı verdi ve beni peygamber yaptı.»
(Allah'ın bir mucizesi olarak İsa şöyle) dedi: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı."
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır! (Beşikte konuşanların birincisi) Meryem oğlu İsa -aleyhisselam-’dır. Beşikte konuşanların ikincisi ise Cureyc'e nispet edilen çocuktur…