İçeriğe geç

İsrâ Suresi 34. Ayet

سورة الإسراء، الآية ٣٤

17:34 15. cüz 29. hizb Mushaf’ta 285. sayfa Mekki sure

17:34 ayetinin metni

وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا ۝٣٤

Okunuşu

walā taqrabū māla l-yatīmi illā bi-allatī hiya aḥsanu ḥattā yablugha ashuddahu wa-awfū bil-ʿahdi inna l-ʿahda kāna masūlan

Meal

Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel şekilde olması müstesnâ yetimin malına yaklaşmayın. Bir de ahde vefa gösterin. Çünkü ahitten sorumluluk vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İsrâ Suresi’nin 34. ayeti (17:34) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 285. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

İsrâ Suresi 34. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Babası vefat edip yetim kalan çocukların malını aklının ve olgunluğunun kemale erdiği erginlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde muhafaza edip, işleterek arattırmak amacı dışında kullanmayın. Allah ile aranızdaki ve kullar ile aranızdaki ahdi bozmadan tam ve eksiksiz olarak yerine getirin. Muhakkak Allah, verilen ahde vefa gösterene kıyamet gününde soracak; vermiş olduğu ahdi yerine getirmişse onu mükâfatlandıracak ve eğer yerine getirmemişse onu cezalandıracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

34. Küçükken babasını kaybetmiş, kendi maslahatını bilemeyen ve onu yerine getiremeyen yetimin velilerine, onun malını korumalarını, ıslah etmelerini emretmiş olması ve yetimin malını ticarette kullanmak, onu tehlikelere maruz bırakmamak ve onu artırıp geliştirmek için özel gayret harcamak gibi “en güzel olandan başka bir şekilde” yetimin malına yaklaşmamalarını emretmesi, Yüce Allah’ın yetime olan lütuf ve rahmetinin bir tecellisidir. Bu da yetim “rüşdüne erinceye kadar” yani büluğa ve akli olgunluğa erişip reşit olacağı vakte kadar devam eder. Bu vakte ulaştı mı artık velâyet altında olması … Devamını oku

İsrâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İsrâ suresinin 28-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 285. sayfası).

  • Yüksek ahlak, akrabalara karşı hoş bir şekilde karşılıkta bulunmak, varlıklı olduğunda onlara güzel vaatlerde vermek ve gerektiğinde kabul görecek şekilde onlardan özür dilemektir.
  • Yüce Allah çocuklar konusunda annelerinden ve babalarından daha çok merhametlidir. Allah anne ve babaların fakirlik ve yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürmelerini yasaklamış ve herkesin rızkını kendisi üstlenmiştir.
  • Ayetlerde kısas hakkının maktulün velisine (geride kalan en yakın akrabasına) ait olduğu, ancak onun izni olursa kısas cezası uygulanabileceği ve eğer affederse kısas cezası düşeceği bildirilmiştir.
  • Yüce Allah yetime karşı olan şefkat ve rahmeti gereğince, velilerinin yetim ve ona ait malları ergin oluncaya kadar korumasını yetime kalan mal mülk toprak/arazi ise onu ıslah edip geliştirmesini emretmiştir.

34. ayetin diğer mealleri

Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel şekilde olmadıkça yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa edin. Çünkü ahidden sorulacaktır.

Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel bir şekilde yaklaşabilirsiniz. Ahdi de yerine getirin. Çünkü verilen sözde elbette sorumluluk bulunuyor.

34. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā ve asla
  2. تَقْرَبُوا۟ taqrabū yaklaşmayın
  3. مَالَ māla malına
  4. ٱلْيَتِيمِ l-yatīmi yetimin
  5. إِلَّا illā dışında
  6. بِٱلَّتِى bi-allatī o
  7. هِىَ hiya
  8. أَحْسَنُ aḥsanu en güzel tarz
  9. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  10. يَبْلُغَ yablugha erginlik çağına
  11. أَشُدَّهُۥ ashuddahu erişinceye
  12. وَأَوْفُوا۟ wa-awfū ve yerine getirin
  13. بِٱلْعَهْدِ bil-ʿahdi ahdi
  14. إِنَّ inna çünkü
  15. ٱلْعَهْدَ l-ʿahda ahd'den
  16. كَانَ kāna sorulacaktır
  17. مَسْـُٔولًا masūlan

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sahîh-i Buhârî 2270

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur

«Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Kıyâmet günü ben üç kişinin hasmıyım: Benim adımı kullanarak söz verip de haksızlık eden kişi, hür bir insanı satıp parasını yiyen kişi ve bir işçi çalıştırıp işini yaptırdığı hâlde ücretini vermeyen kişi.»

ثَلاَثَةٌ أَنَا خَصْمُهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ رَجُلٌ أَعْطَى بِي ثُمَّ غَدَرَ، وَرَجُلٌ بَاعَ حُرًّا فَأَكَلَ ثَمَنَهُ، وَرَجُلٌ اسْتَأْجَرَ أَجِيرًا فَاسْتَوْفَى مِنْهُ وَلَمْ يُعْطِهِ أَجْرَهُ

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Şerhli

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:2

    وَءَاتُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰٓ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا۟ ٱلْخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِ وَلَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَهُمْ إِلَىٰٓ أَمْوَٰلِكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

  • Nisâ 4:6

    وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

    Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • En’âm 6:152

    وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَٱعْدِلُوا۟ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَبِعَهْدِ ٱللَّهِ أَوْفُوا۟ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    Bir de yetimin malına, rüştüne erinceye kadar en güzel olandan başka bir şekilde yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı dosdoğru yapın. Biz hiç kimseye gücünün üzerinde sorumluluk yüklemeyiz. Akraba bile olsa konuştuğunuz zaman adaletli olun ve Allah’a verdiğiniz sözünüzü yerine getirin! Umulur ki, düşünüp öğüt alırsınız diye size, işte bunları emrediyor.

  • Ankebût 29:46

    وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    İçlerinden zulmedenler hariç, Ehli Kitap ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız."

İsrâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ