Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Nisâ Suresi’nin 6. ayeti (4:6) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 77. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 6. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
6. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Veliler!- Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeter.
6. Sınamaktan kasıt, denemek ve imtihan etmek demektir. Bu da reşidliği yaklaşmış ve olgun davranması mümkün görülen yetine malından bir miktar verilerek yapılır. Böylece malında haline uygun bir şekilde tasarrufta bulunup bulunmadığı ortaya konmuş olur. Bu sayede onun reşid olup olmadığı ortaya çıkar. Eğer hala malında güzel tasarrufta bulunamıyorsa malı ona verilmez, aksine o kimsenin yaşı oldukça ilerlese dahi “sefih” sayılır. Şâyet reşid olduğu ve malında uygun tasarrufta bulunduğu ortaya çıkar ve evlenecek çağa da gelirse o takdirde “mallarını kendilerine teslim edin”, eksiksiz olarak … Devamını oku
Beşeriyetin aslı bir kişiye dönmektedir. Kendilerini yaratan Rablerine karşı takvalı ve birbirlerine karşı rahmetli olmaları gerekir.
Allah Teâlâ düşkün olan kadınlara ve yetimlere ihsanda bulunmayı vasiyet etmiştir. Onlar ile muamele adalet ve lütuf arasında olmalıdır.
Aralarında adaletli davranma ve gerekli olan hakları yerine getirme şartıyla dört kadına kadar evlenmek caiz kılınmıştır.
Doğru tasarrufta bulunamayan sefihin malını kullanmasına engel olmak dinen meşrudur. Bu onun maslahatı ve dünyalık ihtiyaçları için kullanacağı malını zayi olmaktan korumak içindir.
6. ayetin diğer mealleri
Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Eğer onlarda olgunlaşma/yetişkinlik görürseniz mallarını kendilerine iade edin. Onların mallarını büyüyüp de (elimizden) alacaklar korkusu ile israf ederek (tez elden) yemeyin. Zengin olan kimse, (bu malı yemeğe) tenezzül etmesin; fakir de örfe uygun bir şekilde yesin. Mallarını iade ettiğiniz zaman, onlara şahitler huzurunda verin. Hesap sorucu olarak Allah yeter.
Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin, eğer onlarda akılca bir olgunlaşma görürseniz hemen mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye o malları israf ile ve tez elden yemeyin. Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da (ihtiyaç ve emeğine) uygun olarak yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak da Allah yeter.
Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karsisinda yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.
6. ayet kelime kelime
وَٱبْتَلُوا۟wa-ib'talūdeneyin
ٱلْيَتَٰمَىٰl-yatāmāöksüzleri
حَتَّىٰٓḥattākadar
إِذَاidhāvarıncaya
بَلَغُوا۟balaghū
ٱلنِّكَاحَl-nikāḥanikah (çağına)
فَإِنْfa-ineğer
ءَانَسْتُمānastumgörürseniz
مِّنْهُمْmin'humonlarda
رُشْدًاrush'danbir olgunluk
فَٱدْفَعُوٓا۟fa-id'faʿūhemen verin
إِلَيْهِمْilayhimkendilerine
أَمْوَٰلَهُمْamwālahummallarını
وَلَاwalāyemeğe kalkmayın
تَأْكُلُوهَآtakulūhā
إِسْرَافًاis'rāfanisraf ile
وَبِدَارًاwabidāranve tez elden
أَنanbüyüyüp (geri alacaklar) diye
يَكْبَرُوا۟yakbarū
وَمَنwamanve kimse
كَانَkānaolan
غَنِيًّاghaniyyanzengin
فَلْيَسْتَعْفِفْfalyastaʿfifçekinsin
وَمَنwamanve kimse de
كَانَkānaolan
فَقِيرًاfaqīranyoksul
فَلْيَأْكُلْfalyakulyesin
بِٱلْمَعْرُوفِbil-maʿrūfiuygun şekilde
فَإِذَاfa-idhāzaman da
دَفَعْتُمْdafaʿtumgeri verdiğiniz
إِلَيْهِمْilayhimonlara
أَمْوَٰلَهُمْamwālahummallarını
فَأَشْهِدُوا۟fa-ashhidūşahid bulundurun
عَلَيْهِمْʿalayhimyanlarında
وَكَفَىٰwakafāyeter
بِٱللَّهِbil-lahiAllah
حَسِيبًاḥasībanhesapçı olarak
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 6 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel şekilde olması müstesnâ yetimin malına yaklaşmayın. Bir de ahde vefa gösterin. Çünkü ahitten sorumluluk vardır.