İçeriğe geç

Ankebût Suresi 46. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٤٦

29:46 21. cüz 41. hizb Mushaf’ta 402. sayfa Mekki sure

29:46 ayetinin metni

وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ ۝٤٦

Okunuşu

walā tujādilū ahla l-kitābi illā bi-allatī hiya aḥsanu illā alladhīna ẓalamū min'hum waqūlū āmannā bi-alladhī unzila ilaynā wa-unzila ilaykum wa-ilāhunā wa-ilāhukum wāḥidun wanaḥnu lahu mus'limūna

Meal

İçlerinden zulmedenler hariç, Ehli Kitap ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 46. ayeti (29:46) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 402. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 46. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

46. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Müminler!- Yahudi ve Hristiyanlarla ancak en ideal yol ve en iyi üslupla mücadele edin ve şavaşın. Bu, apaçık delil ve öğüt almaya davet etmektir. Ancak kibirlenip inat eden ve size karşı savaş ilan edenlerle, Müslüman oluncaya yahut alçalmış olarak cizye verene kadar savaşın. Yahudi ve Hristiyanlara şöyle söyleyin: "Allah'ın bize Kur'an'dan indirdiğine, Tevrat ve İncil'den size indirdiğine iman ettik. Bizim de sizin de ilahınız birdir. Uluhiyetinde, rububiyetinde ve kemalinde O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bizler yalnızca O'na itaat eder ve boyun eğeriz."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

46. Yüce Allah, kitap ehli ile tartışacak kimsenin, basiretsizce yahut da uygun görülecek bir kurala bağlı olmaksızın onlarla tartışmasını yasaklamakta ve en güzel yol ile olması hali dışında onlarla tartışmamayı emretmektedir. Bu yol ise güzel ahlâk, nazik ve yumuşak sözlerle hakka davet, hakkı güzelce açıklamak, batılı reddedip çirkinliğini ortaya koymak ve bu maksada ulaştıran en kısa yolu kullanmaktır. Ayrıca yapılan bu tartışmanın maksadı, sırf bir tartışma veya üstünlük sağlayıp galip gelme arzusu olmamalıdır. Bunun yerine esas maksat, hakkı açıklamak ve insanları hidâyete iletmek … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 46-52. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 402. sayfası).

  • Ehli Kitab'a karşı en güzel yol ile mücadele yapılır.
  • Hiçbirini diğerinden ayırmadan bütün resullere ve kitaplara iman etmek, imanın sıhhat şartıdır.
  • Kur'an-ı Kerim, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna delalet eden daimî hüccet ve ebedî bir mucizedir.

46. ayetin diğer mealleri

Kitap ehli ile en güzel şekilde mücadele et. Ancak onlardan zalim olanlar hariç. Onlara şöyle deyin:Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız.

İçlerinden zâlim olanlar dışında, kitap ehline karşı, en güzel bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: «Bize indirilene de, size indirilene de îman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz Ona teslim olan kimseleriz.»

İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur."

46. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā ve asla
  2. تُجَٰدِلُوٓا۟ tujādilū tartışmayın
  3. أَهْلَ ahla ehliyle
  4. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi kitap
  5. إِلَّا illā başka şekilde
  6. بِٱلَّتِى bi-allatī (tarzdan)
  7. هِىَ hiya o
  8. أَحْسَنُ aḥsanu en güzel
  9. إِلَّا illā dışında
  10. ٱلَّذِينَ alladhīna haksızlık edenleri
  11. ظَلَمُوا۟ ẓalamū
  12. مِنْهُمْ min'hum onların
  13. وَقُولُوٓا۟ waqūlū ve deyin ki
  14. ءَامَنَّا āmannā inandık
  15. بِٱلَّذِىٓ bi-alladhī indirilene
  16. أُنزِلَ unzila
  17. إِلَيْنَا ilaynā bize
  18. وَأُنزِلَ wa-unzila ve indirilene
  19. إِلَيْكُمْ ilaykum size
  20. وَإِلَٰهُنَا wa-ilāhunā ve tanrımız
  21. وَإِلَٰهُكُمْ wa-ilāhukum ve tanrınız
  22. وَٰحِدٌ wāḥidun birdir
  23. وَنَحْنُ wanaḥnu ve biz de
  24. لَهُۥ lahu O'na
  25. مُسْلِمُونَ mus'limūna teslim olanlarız

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

46. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nahl 16:125

    ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

  • Tâhâ 20:44

    فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

    Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

  • Hadîd 57:25

    لَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَنزَلْنَا مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمِيزَانَ لِيَقُومَ ٱلنَّاسُ بِٱلْقِسْطِ وَأَنزَلْنَا ٱلْحَدِيدَ فِيهِ بَأْسٌ شَدِيدٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥ وَرُسُلَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Andolsun ki, elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla birlikte kitabı ve ölçüyü indirdik. Ve Allah’ın kendisine ve elçilerine görmediği halde (gıyaben) kimin yardım edeceğini ortaya çıkarması için, kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri indirdik. Şüphesiz Allah güçlüdür, kuvvet sahibidir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • İsrâ 17:34

    وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا

    Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel şekilde olması müstesnâ yetimin malına yaklaşmayın. Bir de ahde vefa gösterin. Çünkü ahitten sorumluluk vardır.

  • Bakara 2:150

    وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِى وَلِأُتِمَّ نِعْمَتِى عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    (Ey Rasûlüm!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o yöne doğru çeviriniz ki; zalim olanları müstesna, insanların aleyhinizde bir delili bulunmasın. Onlardan korkmayın, sadece benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da belki doğru yolu bulursunuz.

  • En’âm 6:152

    وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَٱعْدِلُوا۟ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَبِعَهْدِ ٱللَّهِ أَوْفُوا۟ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    Bir de yetimin malına, rüştüne erinceye kadar en güzel olandan başka bir şekilde yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı dosdoğru yapın. Biz hiç kimseye gücünün üzerinde sorumluluk yüklemeyiz. Akraba bile olsa konuştuğunuz zaman adaletli olun ve Allah’a verdiğiniz sözünüzü yerine getirin! Umulur ki, düşünüp öğüt alırsınız diye size, işte bunları emrediyor.

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ