Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Nisâ Suresi’nin 2. ayeti (4:2) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 77. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 2. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
2. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Veliler!- Yetimlere (büluğ çağına ermeden babalarını kaybeden çocuklar) büluğ çağına erip yetişkin olduklarında mallarını tam olarak verin. Yetimlerin mallarından kıymetli güzel olanları alıp, bunun karşılığında kendi mallarınızdan değersiz, kalitesiz olanları verip helal ile haramı değiştirmeyin. Yetimlerin mallarını alıp kendi mallarınıza katıp (yemeyin). Şüphesiz bu Allah katında büyük bir günahtır.
2. Yüce Allah bu âyet-i ile bu sûrede insanların hakları arasında ilk olarak yetimlerin haklarının yerine getirilmesini emretmektedir. Yetimler; bakımlarını üstlenen babalarını yitirmiş küçük, zayıf ve kendi işlerini göremeyen kimselerdir. İşte son derece şefkatli (Raûf) ve merhametli olan Yüce Allah kullarına, yetimlere iyilikte bulunmalarını ve en güzel yoldan olması müstesna onların mallarına yaklaşmamalarını, ergenlik çağına gelip reşid oldukları takdirde de mallarını tam ve eksiksiz olarak onlara vermelerini, temizi pis olanla değiştirmemeyi emretmektedir: “Temizi” yani herhangi bir … Devamını oku
Beşeriyetin aslı bir kişiye dönmektedir. Kendilerini yaratan Rablerine karşı takvalı ve birbirlerine karşı rahmetli olmaları gerekir.
Allah Teâlâ düşkün olan kadınlara ve yetimlere ihsanda bulunmayı vasiyet etmiştir. Onlar ile muamele adalet ve lütuf arasında olmalıdır.
Aralarında adaletli davranma ve gerekli olan hakları yerine getirme şartıyla dört kadına kadar evlenmek caiz kılınmıştır.
Doğru tasarrufta bulunamayan sefihin malını kullanmasına engel olmak dinen meşrudur. Bu onun maslahatı ve dünyalık ihtiyaçları için kullanacağı malını zayi olmaktan korumak içindir.
2. ayetin diğer mealleri
Yetimlere mallarını verin ve kötüyü iyi ile değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır.
Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.
2. ayet kelime kelime
وَءَاتُوا۟waātūve verin
ٱلْيَتَٰمَىٰٓl-yatāmāöksüzlere
أَمْوَٰلَهُمْamwālahummallarını
وَلَاwalādeğiştirmeyin
تَتَبَدَّلُوا۟tatabaddalū
ٱلْخَبِيثَl-khabīthapis olanı
بِٱلطَّيِّبِbil-ṭayibitemiz olanla
وَلَاwalāyemeyin
تَأْكُلُوٓا۟takulū
أَمْوَٰلَهُمْamwālahumonların mallarını
إِلَىٰٓilākatarak
أَمْوَٰلِكُمْamwālikumsizin mallarınıza
إِنَّهُۥinnahuçünkü bu
كَانَkānabir günahtır
حُوبًاḥūban
كَبِيرًاkabīranbüyük
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Hamt, göklerin ve yerin yaratıcısı ve melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz, Allah’ın her şeye gücü yeter.
Ey iman edenler! Allah'tan korkup sakının. Herkes yarın için neyi takdim edip gönderdiğine baksın. Allah’tan sakının. Çünkü Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz çok iyi bilir.
Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki, Allah affedici ve merhametlidir.
Ey İman edenler! Doğrusu müşrikler necistir. Bu sebeple bu yıldan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkuyorsanız, dilerse Allah sizi ihsanı ile zengin kılacaktır. Şüphesiz Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.