İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 16. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ١٦

14:16 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 257. sayfa Mekki sure

14:16 ayetinin metni

مِّن وَرَآئِهِۦ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِن مَّآءٍ صَدِيدٍ ۝١٦

Okunuşu

min warāihi jahannamu wayus'qā min māin ṣadīdin

Meal

Hüsranın ardından da Cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 16. ayeti (14:16) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 257. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 16. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kıyamet günü bu kibirli kişinin önünde cehennem vardır. cehennem onu gözetlemektedir. Orada ona cehennem halkından akan irin içirilir. Bu onun susuzluğunu gidermez. Susuzluk ve diğer azap çeşitleriyle o kimseye azap edilmeye devam eder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. “Arkasında” yani bu zorba ve inatçı kimselerin arkasında “(bir de) cehennem var.” Onu beklemekte, gözetlemektedir. Böyle bir kimsenin cehenneme varması kaçınılmazdır. İşte o vakit oldukça çetin bir azabı tadacaktır. “Ona” rengi, tadı ve kötü kokusu ile iğrenç olan “irinli bir sudan içirilecek.” Bu, son derece sıcak olacaktır.

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 11-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 257. sayfası).

  • Şüphesiz ki resuller ve peygamberler, âdemoğlundan insanlardır. Ancak Allah Teâlâ, onları âdemoğlu arasından risaleti taşıma ile üstün kılmış ve seçmiştir.
  • Toplumu değiştirmek isteyen davetçinin, sayısız zorluklarla karşılaşacağını bilmesi gerekir. Bunlardan bazısı; kovulmak, sürgün edilmek, sözlü ve fiilî eziyetlere maruz kalmaktır.
  • Şüphesiz ki davetçi ve salih kimselere, yeryüzünde halife kılınacaklarına ve yardım edileceklerine dair söz verilmiştir.
  • Kâfirlerin küfründen dolayı salih amellerinin iptal edilip onlara itibar edilmeyeceği açıklanmıştır.

16. ayetin diğer mealleri

(Kâfirin) önünde cehennem vardır; orada kanlı irinli su içirilecektir.

Ardından da (o inatçı zorbaya) cehennem vardır, kendisine irinli su içirilecektir!

Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektir.

16. ayet kelime kelime

  1. مِّن min ardından da
  2. وَرَآئِهِۦ warāihi
  3. جَهَنَّمُ jahannamu cehennem
  4. وَيُسْقَىٰ wayus'qā kendisine içirilir
  5. مِن min bir suy
  6. مَّآءٍ māin
  7. صَدِيدٍ ṣadīdin irin (gibi)

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kehf 18:79

    أَمَّا ٱلسَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَٰكِينَ يَعْمَلُونَ فِى ٱلْبَحْرِ فَأَرَدتُّ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَآءَهُم مَّلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا

    "O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu kusurlu kılmak istedim. (Çünkü) onların önünde, her (sağlam) gemiyi gasbetmekte olan bir kral vardı.''

  • Sâd 38:57–58

    هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ …

    İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar. …

  • Muhammed 47:15

    مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

    Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

  • Kehf 18:29

    وَقُلِ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَآءَ فَلْيُؤْمِن وَمَن شَآءَ فَلْيَكْفُرْ إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَإِن يَسْتَغِيثُوا۟ يُغَاثُوا۟ بِمَآءٍ كَٱلْمُهْلِ يَشْوِى ٱلْوُجُوهَ بِئْسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتْ مُرْتَفَقًا

    De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir sığınaktır.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ