İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 17. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ١٧

14:17 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 257. sayfa Mekki sure

14:17 ayetinin metni

يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌ ۝١٧

Okunuşu

yatajarraʿuhu walā yakādu yusīghuhu wayatīhi l-mawtu min kulli makānin wamā huwa bimayyitin wamin warāihi ʿadhābun ghalīẓun

Meal

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından bir türlü geçmeyecektir. Ölüm kendisini her yandan gelip saracak, fakat bir türlü ölemeyecektir. Arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 17. ayeti (14:17) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 257. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Acılığının, sıcaklığının ve iğrenç kokusunun, şiddetinden dolayı yudum yudum içmek için kendisini zorlayacak ancak yutamayacaktır. Çekmiş olduğu azabın şiddetinden dolayı ölüm ona her yönden gelecek, ancak ölüp rahata kavuşamayacaktır. Bilakis diri olarak kalıp azabı tadacaktır. Önünde onu bekleyen daha şiddetli başka bir azap olacaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Aşırı bir susuzluk ile “yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek.” Suyu yüzüne yaklaştırdığında yüzünü kavurur, karnına ulaştı mı bağırsaklarını parçalar. “Her taraftan ona ölüm gelecek fakat o bir türlü ölmeyecek.” Her türlüsü ile çetin azap ona gelecek. Bu azabın şiddeti, ölüm derecesine kadar ulaşacak; fakat Allah cehennemliklerin ölmeyeceğine hüküm verdiği için ölemeyecekler. Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “...Onlar aleyhinde hüküm verilmez ki ölsünler. Üzerinleriden (cehennem) azabından bir şey de hafifletilmez. İşte biz, küfürde ısrar eden herkesi böyle … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 11-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 257. sayfası).

  • Şüphesiz ki resuller ve peygamberler, âdemoğlundan insanlardır. Ancak Allah Teâlâ, onları âdemoğlu arasından risaleti taşıma ile üstün kılmış ve seçmiştir.
  • Toplumu değiştirmek isteyen davetçinin, sayısız zorluklarla karşılaşacağını bilmesi gerekir. Bunlardan bazısı; kovulmak, sürgün edilmek, sözlü ve fiilî eziyetlere maruz kalmaktır.
  • Şüphesiz ki davetçi ve salih kimselere, yeryüzünde halife kılınacaklarına ve yardım edileceklerine dair söz verilmiştir.
  • Kâfirlerin küfründen dolayı salih amellerinin iptal edilip onlara itibar edilmeyeceği açıklanmıştır.

17. ayetin diğer mealleri

Onu yudumlayacak fakat bir türlü boğazından geçmeyecektir. Ölüm ona her yerden geldiği halde, ölemeyecek, (Bu azabın) ardından ağır bir azap daha gelecektir.

Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.

Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir.

17. ayet kelime kelime

  1. يَتَجَرَّعُهُۥ yatajarraʿuhu onu yutmağa çalışır
  2. وَلَا walā fakat
  3. يَكَادُ yakādu geçiremez
  4. يُسِيغُهُۥ yusīghuhu boğazından
  5. وَيَأْتِيهِ wayatīhi ve ona geldiği halde
  6. ٱلْمَوْتُ l-mawtu ölüm
  7. مِن min her
  8. كُلِّ kulli
  9. مَكَانٍ makānin yandan
  10. وَمَا wamā ve yine
  11. هُوَ huwa o
  12. بِمَيِّتٍ bimayyitin ölemez
  13. وَمِن wamin bunun ardından
  14. وَرَآئِهِۦ warāihi
  15. عَذَابٌ ʿadhābun bir azab
  16. غَلِيظٌ ghalīẓun kaba

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hac 22:21

    وَلَهُم مَّقَٰمِعُ مِنْ حَدِيدٍ

    Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.

  • Fâtır 35:36

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَ لَا يُقْضَىٰ عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا۟ وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُم مِّنْ عَذَابِهَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى كُلَّ كَفُورٍ

    O kâfirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır. Orada canları alınmaz ki ölsünler. Kendilerinden onun azabı da hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri giden her nankörü böyle cezalandırırız.

  • Sâffât 37:64–68

    إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ …

    O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır. …

  • Rahmân 55:43–44

    هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ …

    İşte bu o günahkârların yalan saydığı cehennemdir. …

  • Duhân 44:43–50

    إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ …

    Zakkum ağacı. …

  • Vâkıa 56:41–44

    وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ …

    Soldakiler, ne bahtsızdır onlar! …

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ