mathalu l-janati allatī wuʿida l-mutaqūna fīhā anhārun min māin ghayri āsinin wa-anhārun min labanin lam yataghayyar ṭaʿmuhu wa-anhārun min khamrin ladhatin lilshāribīna wa-anhārun min ʿasalin muṣaffan walahum fīhā min kulli l-thamarāti wamaghfiratun min rabbihim kaman huwa khālidun fī l-nāri wasuqū māan ḥamīman faqaṭṭaʿa amʿāahum
Meal
Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
Muhammed Suresi’nin 15. ayeti (47:15) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 508. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Muhammed Suresi 15. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
15. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın, -emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan- müttakîlere vadetmiş olduğu ve onları koyacağı cennetin özellikleri şöyledir; uzun müddet kaldığı halde içinde tadı ve kokusu değişip bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve tortulardan arındırılmış süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve diledikleri her şey vardır. Bir de bunun üzerine Rablerinden günahlarını bağışlama vardır. O, günahlarından dolayı onları hesaba çekmez. Karşılığı bu olan kimselerin durumu ile ateşte ebedî kalan ve oradan asla çıkamayacak olan, sıcaklığının şiddeti sebebi ile bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
15. “Takvâ sahiplerine vaat edilen cennetin durumu şöyledir…” Allah’ın, gazabından korkup sakınan ve O’nu razı edecek şeylere uyan muttaki kullarına vaat ettiği cennetin güzel niteliklerinden bazıları şöyledir: “Orada tadı ve kokusu değişmeyen su ırmakları…” Bu su, ne bozulur, ne kötü kokar, ne acılarşır, ne de bulanır. Aksine o, suların en tatlısı, en durusu, en hoş kokulusu ve içimi en lezzetli olanıdır. “Tadı” ekşiyerek ve başka herhangi bir şekilde “değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren” dünyadaki gibi tadı tiksinti veren, başı ağrıtan ve aklı karıştıran şaraba benzemeyn, aksine … Devamını oku
Muhammed suresinin 12-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 508. sayfası).
Kâfirin dünyada iken sadece geçici metalara önem verdiği beyan edilmiştir.
Müminlerin mükâfatı ile kâfirlerin alacaklarına karşılık, arasındaki karşılaştırma zikredilerek bunlar arasındaki büyük fark beyan edilmiştir. Böylece akıllı kimse Mümin olmayı, ahmak olan kimse ise kâfir olmayı seçip, tercih eder.
Münafıkların, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı sergiledikleri kötü ahlakları beyan edilmiştir.
İlim, söz söylemekten ve amel etmekten öncedir.
15. ayetin diğer mealleri
Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan Cennet'in durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.
Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, altından ırmaklar akan ve içinde her çeşit meyveden bulunan bir bahçesi olsun da, kendisi ihtiyarlamış, çocukları da güçsüz kalmışken, bahçesi ateşli bir kasırga ile yanıversin. Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini böyle açıklar.