İçeriğe geç

Hadîd Suresi 16. Ayet

سورة الحديد، الآية ١٦

57:16 27. cüz 54. hizb Mushaf’ta 539. sayfa Medeni sure

57:16 ayetinin metni

أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ ٱلْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْأَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ ۝١٦

Okunuşu

alam yani lilladhīna āmanū an takhshaʿa qulūbuhum lidhik'ri l-lahi wamā nazala mina l-ḥaqi walā yakūnū ka-alladhīna ūtū l-kitāba min qablu faṭāla ʿalayhimu l-amadu faqasat qulūbuhum wakathīrun min'hum fāsiqūna

Meal

İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hadîd Suresi’nin 16. ayeti (57:16) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 539. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hadîd Suresi 16. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah'a ve resulüne iman eden kimselerin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-nın zikri ile mutmain olma ve Kur'an'da zikri geçen vaat ve tehditlere karşı kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? Kendilerine Tevrat verilen Yahudiler ve İncil verilen Hristiyanlar gibi kalpleri katılaşmış olmasınlar. Peygamberlerinin gönderilmesi ile onlar arasında uzun bir zaman geçti ve bundan dolayı kalpleri katılaştı. Onlardan büyük bir çoğunluğu Yüce Allah'a itaat etmekten uzaklaşarak günahlara yöneldiler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. Yüce Allah, mü’min erkeklerle mü’min kadınların, münafık erkeklerle münafık kadınların âhiret yurdundaki durumlarını söz konusu ettikten sonra ve bu, kalplerin Rablerinin önünde saygı ve korku ile eğilmelerini, O’nun azameti önünde zilletle durmalarını gerektirdiğinden dolayı mü’minlere bunu yerine getirmeyişleri nedeniyle sitem edercesine şöyle buyurmaktadır: Allah’ın zikrine yani Kur’ân’a saygı ile boyun eğip kalplerinin yumuşayacağı, emir ve yasaklarına itaat edip Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiği ve ona indirilen hakka bağlanacağı vakit gelmedi mi? Bu buyruk, kalbin … Devamını oku

Hadîd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hadîd suresinin 12-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 539. sayfası).

  • Yüce Allah, Müminleri önlerinden ve sağ taraflarından ilerleyerek giden bir nur ile nimetlendirecektir.
  • Günahlar ve nifak, kıyamet gününde helak olmanın ve karanlıklarda kalmanın sebebidir.
  • Müslümanların başına bela gelmesini gözetip beklemek, yeniden dirilişten şüphe duymak, kuruntulara aldanmak ve şeytan tarafından aldatılmak münafıkların özelliklerindendir.
  • Kalbi katılaştıran gaflet çok tehlikelidir.

16. ayetin diğer mealleri

İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin titreyerek ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Çoğu da yoldan çıkmışlardı

İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalbleri Allah'ın zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?

16. ayet kelime kelime

  1. أَلَمْ alam vakti gelmedi mi?
  2. يَأْنِ yani
  3. لِلَّذِينَ lilladhīna için
  4. ءَامَنُوٓا۟ āmanū inananlar
  5. أَن an saygı duymasının
  6. تَخْشَعَ takhshaʿa
  7. قُلُوبُهُمْ qulūbuhum kalblerinin
  8. لِذِكْرِ lidhik'ri zikrine
  9. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  10. وَمَا wamā ve şeye
  11. نَزَلَ nazala inananlar
  12. مِنَ mina haktan
  13. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi
  14. وَلَا walā ve
  15. يَكُونُوا۟ yakūnū olmasınlar
  16. كَٱلَّذِينَ ka-alladhīna kimseler gibi
  17. أُوتُوا۟ ūtū verilen
  18. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap
  19. مِن min bundan önce
  20. قَبْلُ qablu
  21. فَطَالَ faṭāla ve geçen
  22. عَلَيْهِمُ ʿalayhimu üzerlerinden
  23. ٱلْأَمَدُ l-amadu uzun zaman
  24. فَقَسَتْ faqasat ve katılaşan
  25. قُلُوبُهُمْ qulūbuhum kalbleri
  26. وَكَثِيرٌ wakathīrun ve çoğu
  27. مِّنْهُمْ min'hum onların
  28. فَٰسِقُونَ fāsiqūna yoldan çıkmıştır

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Müddessir 74:48

    فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

    Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.

  • Yûsuf 12:3

    نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

    Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

  • Zümer 39:23

    ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًا مُّتَشَٰبِهًا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

  • Mâide 5:13

    فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ لَعَنَّٰهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَٰسِيَةً يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَٱعْفُ عَنْهُمْ وَٱصْفَحْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden tahrif edip,değiştirdiler. Kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. İçlerinden çok azı dışında onların daima hainliklerini görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Allah, ihsan sahiplerini sever.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ