74:48 ayetinin metni
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ ٤٨
Okunuşu
famā tanfaʿuhum shafāʿatu l-shāfiʿīna
Meal
Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.
سورة المدثر، الآية ٤٨
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ ٤٨
famā tanfaʿuhum shafāʿatu l-shāfiʿīna
Artık şefaat edenlerin şefaatleri onlara yarar sağlamaz.
Müddessir Suresi’nin 48. ayeti (74:48) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 577. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Kıyamet günü meleklerden, peygamberlerden ve salih kimselerden olan şefaatçilerin aracılıkları onlara bir fayda vermez. Çünkü şefaatin kabul edilme şartlarından biri de kendisine şefaat edilen kimseden razı olunmasıdır.
38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur. 39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir. 40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine … Devamını oku
74:48 ile 75:19 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 577. sayfası).
Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.
وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ
Sana yakin/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet et!
وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ
Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah; her şeyi bilendir, Hakîm'dir.