İçeriğe geç

Mâide Suresi 13. Ayet

سورة المائدة، الآية ١٣

5:13 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 109. sayfa Medeni sure

5:13 ayetinin metni

فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ لَعَنَّٰهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَٰسِيَةً يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَٱعْفُ عَنْهُمْ وَٱصْفَحْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٣

Okunuşu

fabimā naqḍihim mīthāqahum laʿannāhum wajaʿalnā qulūbahum qāsiyatan yuḥarrifūna l-kalima ʿan mawāḍiʿihi wanasū ḥaẓẓan mimmā dhukkirū bihi walā tazālu taṭṭaliʿu ʿalā khāinatin min'hum illā qalīlan min'hum fa-uʿ'fu ʿanhum wa-iṣ'faḥ inna l-laha yuḥibbu l-muḥ'sinīna

Meal

Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden tahrif edip,değiştirdiler. Kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. İçlerinden çok azı dışında onların daima hainliklerini görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Allah, ihsan sahiplerini sever.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 13. ayeti (5:13) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 109. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 13. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

13. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kendilerinden alınan kuvvetli sözü bozmaları sebebiyle (İsrailoğulları'nı) rahmetimizden kovduk. Kalplerini, hiçbir hayrın ulaşamayacağı ve hiçbir öğüdün fayda vermeyeceği şekilde kaskatı kıldık. Hevâlarına uyacak şekilde manalarını tevil ederek ve lafızlarını değiştirerek Allah'ın kelamının anlamını tahrif ediyorlar. Kendilerine emredilenlerle amel etmeyi terk ettiler. Ey resul! Hâlâ sen Allah'a ve Mümin kullarına karşı yaptıkları hainliklerini ortaya çıkarıyorsun. Ancak bunlardan azı hariç vermiş oldukları o sözü yerine getirmediler. Verdikleri söze uyanları affet ve azarlayıp paylama, bağışla. Bu ihsandandır. Şüphe yoktur ki Allah iyilik edenleri sever.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

13. Bu buyrukta sanki şöyle denmektedir: Acaba onlar, Allah’a verdikleri bu sözü yerine getirdiler mi yoksa bozdular mı? İşte Yüce Allah, onların bu sözlerini bozduklarını beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Böyle iken sözlerini bozdukları için” yani sözlerini bozmaları sebebi ile onları çeşitli şekillerde cezalandırdık: Birincisi: “Onları lanetledik” yani rahmetimizden kovup uzaklaştırdık. Çünkü onlar bizzat kendilerine karşı rahmet kapılarını kapatmışlardı. Rahmetin en büyük sebebi olan kendilerinden alınan sözü yerine getirmemişlerdi. İkincisi: “kalplerini katılaştırdık” Öğütlerin … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 10-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 109. sayfası).

  • Allah'ın Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ashabına bahşettiği en büyük nimet, kâfirlerin ellerini onlardan çektirmesi ve zararını uzaklaştırmasıdır.
  • Şüphesiz resullere iman etmek, onlara yardım etmek, emredilen şekilde namazı eksiksiz kamil bir şekilde kılmak, zekâtı tam vermek Allah Teâlâ'nın kul ile beraber olmasını elde etmenin en büyük sebebidir. Aynı zamanda yardıma nail olmanın, yeryüzünde iktidar olmanın, mağfirete nail olmanın ve cennete girmenin sebebidir.
  • Resullere itaat etmeyi zorunlu ve bağlayıcı kılan sözleşmeleri bozmak, kalplerin kabalaşmasının ve katılaşmasının sebebidir.
  • Allah'ın Yahudilere indirmiş olduğu semavi kitaplarda izlemiş oldukları tahrif etme metotları yerilmiştir.

13. ayetin diğer mealleri

Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Kelimelerin kullanıldıkları anlamlarını tahrif ediyorlar, kendilerine hatırlatılandan bir pay çıkarmayı unuttular. İçlerinden çok azı dışında onların daima hainliklerini görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Allah, iyilik yapanları sever.

  Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat’ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları sever.

13. ayet kelime kelime

  1. فَبِمَا fabimā sebebiyle
  2. نَقْضِهِم naqḍihim bozmaları
  3. مِّيثَٰقَهُمْ mīthāqahum sözlerini
  4. لَعَنَّٰهُمْ laʿannāhum onları la'netledik
  5. وَجَعَلْنَا wajaʿalnā ve yaptık
  6. قُلُوبَهُمْ qulūbahum kalblerini
  7. قَٰسِيَةً qāsiyatan kaskatı
  8. يُحَرِّفُونَ yuḥarrifūna kaydırıyorlar
  9. ٱلْكَلِمَ l-kalima kelimeleri
  10. عَن ʿan yerlerinden
  11. مَّوَاضِعِهِۦ mawāḍiʿihi
  12. وَنَسُوا۟ wanasū ve unuttular
  13. حَظًّا ḥaẓẓan pay almayı
  14. مِّمَّا mimmā şeyden
  15. ذُكِّرُوا۟ dhukkirū öğütlenen
  16. بِهِۦ bihi kendilerine
  17. وَلَا walā asla
  18. تَزَالُ tazālu daima
  19. تَطَّلِعُ taṭṭaliʿu muttali olursun
  20. عَلَىٰ ʿalā üzerinde (olduklarına)
  21. خَآئِنَةٍ khāinatin hainlik
  22. مِّنْهُمْ min'hum onlardan
  23. إِلَّا illā hariç
  24. قَلِيلًا qalīlan pek azı
  25. مِّنْهُمْ min'hum içlerinden
  26. فَٱعْفُ fa-uʿ'fu yine de affet
  27. عَنْهُمْ ʿanhum onları
  28. وَٱصْفَحْ wa-iṣ'faḥ ve aldırma
  29. إِنَّ inna şüphesiz
  30. ٱللَّهَ l-laha Allah
  31. يُحِبُّ yuḥibbu sever
  32. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muḥ'sinīna güzel davrananları

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sünen-i Tirmizî 2016

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı.

لَمْ يَكُنْ فَاحِشًا وَلاَ مُتَفَحِّشًا وَلاَ صَخَّابًا فِي الأَسْوَاقِ وَلاَ يَجْزِي بِالسَّيِّئَةِ السَّيِّئَةَ وَلَكِنْ يَعْفُو وَيَصْفَحُ ‏.‏

Râvi: Âişe + 5 başka rivayet Şerhli

13. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:29

    قَٰتِلُوا۟ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَلَا يَدِينُونَ دِينَ ٱلْحَقِّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ حَتَّىٰ يُعْطُوا۟ ٱلْجِزْيَةَ عَن يَدٍ وَهُمْ صَٰغِرُونَ

    Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:195

    وَأَنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا تُلْقُوا۟ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى ٱلتَّهْلُكَةِ وَأَحْسِنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Allah yolunda infak edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah ihsan sahiplerini sever.

  • Mâide 5:14

    وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّا نَصَٰرَىٰٓ أَخَذْنَا مِيثَٰقَهُمْ فَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَاوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

    Biz Hristiyanız, diyenlerden de sağlam söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, onların yapmakta olduklarını (hesap günü) kendilerine haber verecektir.

  • Nisâ 4:46

    مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَٱسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَٰعِنَا لَيًّۢا بِأَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِى ٱلدِّينِ وَلَوْ أَنَّهُمْ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَٱسْمَعْ وَٱنظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَأَقْوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin oldukları anlamlarını tahrif ederek; dillerini eğip büker, "İşittik, (emirlerine) isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet diyerek kendi dilleriyle söverler)" ve dine dil uzatırlar. Eğer, “İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve (râinâ yerine) bize de bak!” deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmez.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ