Onlar sadece; “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Muhakkak Allah güçlüdür, Azizdir.
Hac Suresi’nin 40. ayeti (22:40) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 337. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Hac Suresi 40. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
40. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kâfirlerin zulümle diyarlarından çıkardığı kimselerin bir suçu yoktu. Zulme uğrayanlar şöyle demişlerdi: "Bizim Rabbimiz Allah'tır. Ondan başka Rabbimiz yoktur." Yüce Allah peygamber ve Müminlere düşmanlarına karşı savaşmayı meşru kılmamış olsaydı; o kâfirler ibadet edilen yerlere saldırırlar, ruhbanların manastırlarını, Hristiyanların kiliselerini, Yahudilerin ibadethanelerini ve Müslümanların namaz kılmak için hazırlayıp içinde Yüce Allah'ı çokça andıkları mescitleri yerle bir ederlerdi. Şüphesiz Yüce Allah, dinine ve peygamberine yardım edenleri muzaffer kılar. Muhakkak ki Yüce Allah dinine yardım edenlere yardım etmeye kadirdir. Kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz olandır.
40. Daha sonra Yüce Allah, onlara yapılan zulmün mahiyetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Onlar ki yurtlarından haksız yere, sırf: “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için çıkarılmışlardır.” Düşmanlarının kendilerinden intikam almalarına sebep olan suçları(!), “Rabbimiz Allah’tır” demeleridir. İşte bu yüzden haksız yere eziyet ve işkencelere uğratılarak yurtlarından göçmek zorunda bırakıldılar. Evet suçları, Yüce Allah’ı tevhid etmeleri ve dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na ibadet etmeleri idi. Eğer bu bir günah ise onların günahı sadece bundan ibaretti. Nitekim Yüce Allah, bir … Devamını oku
Hac suresinin 39-46. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 337. sayfası).
Yüce Allah için izzet ve kuvvet sıfatlarının ispatı vardır.
İbadethanelerin korunması için cihadın meşru oluşu ifade edilmiştir.
Dini yaşamak, Allah'ın Mümin kullarına yardım etmesine sebep olur.
Kalplerin kör oluşu, Yüce Allah'ın ayetlerinden ibret almaya engel olur.
40. ayetin diğer mealleri
Onlar, sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah, elbette ona yardım edenlere yardım eder. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah’ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.
Onlar "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden başka bir sebep olmaksızın haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan mescidler elbette yıkılırdı. Şüphesiz Allah kendi (dini) ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok izetlidir (her şeye galiptir).
40. ayet kelime kelime
ٱلَّذِينَalladhīnaonlar
أُخْرِجُوا۟ukh'rijūçıkarıldılar
مِنminyurtlarından
دِيَٰرِهِمdiyārihim
بِغَيْرِbighayrietmedikleri halde
حَقٍّḥaqqinhak
إِلَّآillāsadece
أَنandiye
يَقُولُوا۟yaqūlūdiyorlar
رَبُّنَاrabbunāRabbimiz
ٱللَّهُl-lahuAllah'tır
وَلَوْلَاwalawlāeğer olmasaydı
دَفْعُdafʿusavunması
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
ٱلنَّاسَl-nāsainsanların
بَعْضَهُمbaʿḍahumbazılarını
بِبَعْضٍbibaʿḍindiğer bazılarıyle
لَّهُدِّمَتْlahuddimatyıkılırdı
صَوَٰمِعُṣawāmiʿumanastırlar
وَبِيَعٌwabiyaʿunve kiliseler
وَصَلَوَٰتٌwaṣalawātunve havralar
وَمَسَٰجِدُwamasājiduve mescidler
يُذْكَرُyudh'karuanılan
فِيهَاfīhāiçlerinde
ٱسْمُus'muismi
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
كَثِيرًاkathīrançokca
وَلَيَنصُرَنَّwalayanṣurannave elbette yardım eder
ٱللَّهُl-lahuAllah
مَنmankimseye
يَنصُرُهُۥٓyanṣuruhukendine yardım eden
إِنَّinnakuşkusuz
ٱللَّهَl-lahaAllah
لَقَوِىٌّlaqawiyyunkuvvetlidir
عَزِيزٌʿazīzungalibdir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihat etmek ve benim razılığımı almak için çıktıysanız onlara gizlice sevgi beslemeyin. Ben gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.
Neticede Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut da, Câlût’u öldürdü. Allah, Davut’a hükümdarlık ve hikmet verdi, ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.
(Allah'ın verdiği bu savaş malları) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir Muhacirler'indir. Ki onlar, sadıkların ta kendileridir.