İçeriğe geç

Hac Suresi 40. Ayet

سورة الحج، الآية ٤٠

22:40 17. cüz 34. hizb Mushaf’ta 337. sayfa Medeni sure

22:40 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ ۝٤٠

Okunuşu

alladhīna ukh'rijū min diyārihim bighayri ḥaqqin illā an yaqūlū rabbunā l-lahu walawlā dafʿu l-lahi l-nāsa baʿḍahum bibaʿḍin lahuddimat ṣawāmiʿu wabiyaʿun waṣalawātun wamasājidu yudh'karu fīhā us'mu l-lahi kathīran walayanṣuranna l-lahu man yanṣuruhu inna l-laha laqawiyyun ʿazīzun

Meal

Onlar sadece; “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Muhakkak Allah güçlüdür, Azizdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hac Suresi’nin 40. ayeti (22:40) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 337. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Hac Suresi 40. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

40. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kâfirlerin zulümle diyarlarından çıkardığı kimselerin bir suçu yoktu. Zulme uğrayanlar şöyle demişlerdi: "Bizim Rabbimiz Allah'tır. Ondan başka Rabbimiz yoktur." Yüce Allah peygamber ve Müminlere düşmanlarına karşı savaşmayı meşru kılmamış olsaydı; o kâfirler ibadet edilen yerlere saldırırlar, ruhbanların manastırlarını, Hristiyanların kiliselerini, Yahudilerin ibadethanelerini ve Müslümanların namaz kılmak için hazırlayıp içinde Yüce Allah'ı çokça andıkları mescitleri yerle bir ederlerdi. Şüphesiz Yüce Allah, dinine ve peygamberine yardım edenleri muzaffer kılar. Muhakkak ki Yüce Allah dinine yardım edenlere yardım etmeye kadirdir. Kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz olandır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

40. Daha sonra Yüce Allah, onlara yapılan zulmün mahiyetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Onlar ki yurtlarından haksız yere, sırf: “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için çıkarılmışlardır.” Düşmanlarının kendilerinden intikam almalarına sebep olan suçları(!), “Rabbimiz Allah’tır” demeleridir. İşte bu yüzden haksız yere eziyet ve işkencelere uğratılarak yurtlarından göçmek zorunda bırakıldılar. Evet suçları, Yüce Allah’ı tevhid etmeleri ve dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na ibadet etmeleri idi. Eğer bu bir günah ise onların günahı sadece bundan ibaretti. Nitekim Yüce Allah, bir … Devamını oku

Hac Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hac suresinin 39-46. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 337. sayfası).

  • Yüce Allah için izzet ve kuvvet sıfatlarının ispatı vardır.
  • İbadethanelerin korunması için cihadın meşru oluşu ifade edilmiştir.
  • Dini yaşamak, Allah'ın Mümin kullarına yardım etmesine sebep olur.
  • Kalplerin kör oluşu, Yüce Allah'ın ayetlerinden ibret almaya engel olur.

40. ayetin diğer mealleri

Onlar, sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah, elbette ona yardım edenlere yardım eder. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok kuvvetlidir.

Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah’ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.

Onlar "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden başka bir sebep olmaksızın haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adı çok anılan mescidler elbette yıkılırdı. Şüphesiz Allah kendi (dini) ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok izetlidir (her şeye galiptir).

40. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar
  2. أُخْرِجُوا۟ ukh'rijū çıkarıldılar
  3. مِن min yurtlarından
  4. دِيَٰرِهِم diyārihim
  5. بِغَيْرِ bighayri etmedikleri halde
  6. حَقٍّ ḥaqqin hak
  7. إِلَّآ illā sadece
  8. أَن an diye
  9. يَقُولُوا۟ yaqūlū diyorlar
  10. رَبُّنَا rabbunā Rabbimiz
  11. ٱللَّهُ l-lahu Allah'tır
  12. وَلَوْلَا walawlā eğer olmasaydı
  13. دَفْعُ dafʿu savunması
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  15. ٱلنَّاسَ l-nāsa insanların
  16. بَعْضَهُم baʿḍahum bazılarını
  17. بِبَعْضٍ bibaʿḍin diğer bazılarıyle
  18. لَّهُدِّمَتْ lahuddimat yıkılırdı
  19. صَوَٰمِعُ ṣawāmiʿu manastırlar
  20. وَبِيَعٌ wabiyaʿun ve kiliseler
  21. وَصَلَوَٰتٌ waṣalawātun ve havralar
  22. وَمَسَٰجِدُ wamasājidu ve mescidler
  23. يُذْكَرُ yudh'karu anılan
  24. فِيهَا fīhā içlerinde
  25. ٱسْمُ us'mu ismi
  26. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  27. كَثِيرًا kathīran çokca
  28. وَلَيَنصُرَنَّ walayanṣuranna ve elbette yardım eder
  29. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  30. مَن man kimseye
  31. يَنصُرُهُۥٓ yanṣuruhu kendine yardım eden
  32. إِنَّ inna kuşkusuz
  33. ٱللَّهَ l-laha Allah
  34. لَقَوِىٌّ laqawiyyun kuvvetlidir
  35. عَزِيزٌ ʿazīzun galibdir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

40. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mümtehine 60:1

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

    Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihat etmek ve benim razılığımı almak için çıktıysanız onlara gizlice sevgi beslemeyin. Ben gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.

  • Burûc 85:8

    وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

    Onlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.

  • Muhammed 47:7–8

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَنصُرُوا۟ ٱللَّهَ يَنصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ …

    Ey İman edenler! Eğer Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım edecek ve ayaklarınızı sabit kılacaktır. …

  • Sâffât 37:171–173

    وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ …

    Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti: …

  • Mücâdele 58:21

    كَتَبَ ٱللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا۠ وَرُسُلِىٓ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Allah: “Andolsun ki ben ve rasullerim mutlaka galip geleceğim” diye yazmıştır. Şüphesiz Allah; çok kuvvetlidir, çok güçlüdür.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hac 22:74

    مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  • Bakara 2:251

    فَهَزَمُوهُم بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ ٱلْأَرْضُ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    Neticede Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut da, Câlût’u öldürdü. Allah, Davut’a hükümdarlık ve hikmet verdi, ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.

  • Haşr 59:8

    لِلْفُقَرَآءِ ٱلْمُهَٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَأَمْوَٰلِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّٰدِقُونَ

    (Allah'ın verdiği bu savaş malları) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir Muhacirler'indir. Ki onlar, sadıkların ta kendileridir.

Hac Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ