lil'fuqarāi l-muhājirīna alladhīna ukh'rijū min diyārihim wa-amwālihim yabtaghūna faḍlan mina l-lahi wariḍ'wānan wayanṣurūna l-laha warasūlahu ulāika humu l-ṣādiqūna
Meal
(Allah'ın verdiği bu savaş malları) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir Muhacirler'indir. Ki onlar, sadıkların ta kendileridir.
Haşr Suresi’nin 8. ayeti (59:8) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 546. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Haşr Suresi 8. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
8. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bu mallardan bir kısmı Allah yolunda mallarını ve evlatlarını terk etmeye mecbur kılınmış, Allah'tan dünyada rızık ve ahirette rıza dileyen, Allah yolunda cihat ile Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte gerçekten imanda kararlı ve sağlam olanlar bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlardır.
8-9. Daha sonra Yüce Allah, bu fey’ mallarını tahsis ettiği bu kimselere ayırmasını gerektiren sebebi ve hikmeti söz konusu etmekte ve bu malların kendilerine ayrılmasını hak ettiklerini, yardım görmeye haklarının bulunduğunu belirtmektedir. Çünkü onlar, ya Allah’ın rızasını elde etmek ve dinini desteklemek için Rasûlüne besledikleri sevgi dolayısı ile sevip alıştıkları yurtlarını, vatanlarını, sevdiklerini, dostlarını ve mallarını terk ve hicret etmiş muhacirlerdir. Ki bunlar “(özü sözü) doğru olanların ta kendileridir.” Çünkü imanlarının gereklerini yerine getirmişler, salih amelleri ile … Devamını oku
Bozgunculuk olduğu sanılan bir şeyin, daha büyük bir maslahatın gerçekleşmesi için işlenmesi, yeryüzünde bozgunculuk yapmak sayılmaz.
İslam'ın güzelliklerinden biri de mala ihtiyacı olan kimselerin gözetilmesidir. İslam, savaşmadan elde edilen ganimetlerin (feylerin) kendilerine yetecek kadar mal bulunan zenginlere vermeksizin ihtiyaç sahiplerine vermiştir.
Ensar'da en güzel şekilde ortaya çıkan kardeşini kendi nefsine tercih etme erdemi İslam'ın yüce erdemlerindendir.
8. ayetin diğer mealleri
(Allah'ın verdiği bu savaş malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir muhacirlerindir. Ki Onlar, sadıkların ta kendileridir.
(Allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
8. ayet kelime kelime
لِلْفُقَرَآءِlil'fuqarāifakirler içindir
ٱلْمُهَٰجِرِينَl-muhājirīnahicret eden
ٱلَّذِينَalladhīnaçıkarılan
أُخْرِجُوا۟ukh'rijū
مِنminyurtlarından
دِيَٰرِهِمْdiyārihim
وَأَمْوَٰلِهِمْwa-amwālihimve mallarından
يَبْتَغُونَyabtaghūnaararlar
فَضْلًاfaḍlanbir lutuf
مِّنَminaAllahdan
ٱللَّهِl-lahi
وَرِضْوَٰنًاwariḍ'wānanve rızasını
وَيَنصُرُونَwayanṣurūnave yardım ederler
ٱللَّهَl-lahaAllah'a
وَرَسُولَهُۥٓwarasūlahuve Elçisine
أُو۟لَٰٓئِكَulāikaişte
هُمُhumuonlardır
ٱلصَّٰدِقُونَl-ṣādiqūnadoğru olanlar
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar; kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde bulunanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.
Onlar sadece; “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Muhakkak Allah güçlüdür, Azizdir.