İçeriğe geç

Mümtehine Suresi 1. Ayet

سورة الممتحنة، الآية ١

60:1 28. cüz 55. hizb Mushaf’ta 549. sayfa Medeni sure

60:1 ayetinin metni

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ ۝١

Okunuşu

yāayyuhā alladhīna āmanū lā tattakhidhū ʿaduwwī waʿaduwwakum awliyāa tul'qūna ilayhim bil-mawadati waqad kafarū bimā jāakum mina l-ḥaqi yukh'rijūna l-rasūla wa-iyyākum an tu'minū bil-lahi rabbikum in kuntum kharajtum jihādan fī sabīlī wa-ib'tighāa marḍātī tusirrūna ilayhim bil-mawadati wa-anā aʿlamu bimā akhfaytum wamā aʿlantum waman yafʿalhu minkum faqad ḍalla sawāa l-sabīli

Meal

Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihat etmek ve benim razılığımı almak için çıktıysanız onlara gizlice sevgi beslemeyin. Ben gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mümtehine Suresi’nin 1. ayeti (60:1) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 549. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Mümtehine Suresi 1. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

1. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Benim düşmanım ve sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Onlar, Peygamberiniz aracılığı ile dinden size gelen şeyleri inkâr etmişler, Peygamberi yurdundan çıkarmışlardır. Rabbiniz Allah'a iman ettiniz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Aynı şekilde sizleri de yurdunuz Mekke'den çıkarıyorlar. Size karşı ne bir akrabalık ve ne de bir yakınlık gözetiyorlar. Eğer sizler, benim yolumda cihat etmek ve benim rızamı kazanmak için çıkmış iseniz onlara karşı bir dostluk olarak Müslümanların haberlerini gizlice yollamayın. Ben, sizin bu hususta saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim kâfirlerle dostluk yapar ve onlara karşı bir sevgi beslerse; o, doğru yoldan ve haktan sapmış ve doğru olandan uzaklaşmış olur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. Müfessirlerin -Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun- pek çoğunun bildirdiklerine göre bu âyet-i kerimelerin nüzul sebebi, Hâtıb b. Ebî Beltea’nın başından geçen olaydır. Şöyle ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’nin fethi için hazırlandığında Hâtıb, Mekkeli müşriklere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerlerine yürümek üzere olduğunu haber veren bir mektup yazdı. Bunu münafık olduğundan veya dinde şüphesi bulunduğundan dolayı değil de onlara kendisine minnet duyacakları bir iyilikte bulunmak maksadı ile yazmıştı. Bu mektubunu da bir kadınla … Devamını oku

Mümtehine Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mümtehine suresinin 1-5. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 549. sayfası).

  • Ehli İslam’ın haberlerini kâfirlere sızdırmak büyük günahlardan bir günahtır.
  • Kâfirlerin düşmanlığı, onların (dinlerinin) aslından kaynaklanmaktadır. Onlara karşı duyulacak olan muhabbet (ve dostluk) bu düşmanlığı etkileyemez (ve değiştiremez.)
  • İbrahim -aleyhisselam-'ın babası için af dilemesi, daha önce ona vermiş olduğu bir sözden dolayı idi. Babasının küfür üzerine ölmesiyle Allah, İbrahim -aleyhisselam-'ı bundan yasaklamıştır. Bunun üzerine İbrahim -aleyhisselam- onun için af dilemeyi terk etmiştir.

1. ayetin diğer mealleri

Ey İman edenler! Benim de düşmanım sizin de düşmanız olanları, dost edinmeyin. Size haktan geleni inkâr etmişlerken; siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihat etmek ve benim razılığımı almak için çıktıysanız gizlice onlara sevgi beslemeyin. Ben gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.

Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah'a iman ettiniz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.

Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuzdan sürüp) çıkardıkları halde siz onlara sevgi ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için çıktınızsa içinizde onlara sevgi mi gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.

1. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā ey أ ي ي
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ āmanū inanan(lar) أ م ن
  4. لَا lā edinmeyin
  5. تَتَّخِذُوا۟ tattakhidhū أ خ ذ
  6. عَدُوِّى ʿaduwwī benim düşmanımı ع د و
  7. وَعَدُوَّكُمْ waʿaduwwakum ve sizin düşmanınızı ع د و
  8. أَوْلِيَآءَ awliyāa dostlar و ل ي
  9. تُلْقُونَ tul'qūna siz iletiyorsunuz ل ق ي
  10. إِلَيْهِم ilayhim onlara
  11. بِٱلْمَوَدَّةِ bil-mawadati sevgi و د د
  12. وَقَدْ waqad halbuki
  13. كَفَرُوا۟ kafarū onlar inkar ettiler ك ف ر
  14. بِمَا bimā şeyi
  15. جَآءَكُم jāakum size gelen ج ي أ
  16. مِّنَ mina haktan
  17. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi ح ق ق
  18. يُخْرِجُونَ yukh'rijūna (yurdunuzdan) çıkardılar خ ر ج
  19. ٱلرَّسُولَ l-rasūla Elçiyi ر س ل
  20. وَإِيَّاكُمْ wa-iyyākum ve sizi
  21. أَن an dolayı
  22. تُؤْمِنُوا۟ tu'minū inandığınızdan أ م ن
  23. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  24. رَبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz ر ب ب
  25. إِن in eğer
  26. كُنتُمْ kuntum iseniz ك و ن
  27. خَرَجْتُمْ kharajtum çıkmış خ ر ج
  28. جِهَٰدًا jihādan cihadetmek için ج ه د
  29. فِى fī benim yolumda
  30. سَبِيلِى sabīlī س ب ل
  31. وَٱبْتِغَآءَ wa-ib'tighāa ve kazanmak için ب غ ي
  32. مَرْضَاتِى marḍātī benim rızamı ر ض و
  33. تُسِرُّونَ tusirrūna (nasıl) gizliyorsunuz س ر ر
  34. إِلَيْهِم ilayhim onlara
  35. بِٱلْمَوَدَّةِ bil-mawadati içinizde sevgi و د د
  36. وَأَنَا۠ wa-anā oysa ben
  37. أَعْلَمُ aʿlamu bilirim ع ل م
  38. بِمَآ bimā şeyleri
  39. أَخْفَيْتُمْ akhfaytum sizin gizlediğiniz خ ف ي
  40. وَمَآ wamā ve şeyleri
  41. أَعْلَنتُمْ aʿlantum açığa vurduğunuz ع ل ن
  42. وَمَن waman ve kim
  43. يَفْعَلْهُ yafʿalhu bunu yaparsa ف ع ل
  44. مِنكُمْ minkum sizden
  45. فَقَدْ faqad elbette
  46. ضَلَّ ḍalla sapmıştır ض ل ل
  47. سَوَآءَ sawāa doğru س و ي
  48. ٱلسَّبِيلِ l-sabīli yoldan س ب ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 5 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

1. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:51

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Ey İman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

  • Mâide 5:57

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَٱلْكُفَّارَ أَوْلِيَآءَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri veli edinmeyin. Mümin iseniz ancak Allah'tan sakının/takvalı olun.

  • Nisâ 4:144

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَتُرِيدُونَ أَن تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَٰنًا مُّبِينًا

    Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri veli edinmeyin. (Böyle yaparak) Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

  • Âl-i İmrân 3:28

    لَّا يَتَّخِذِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ ٱللَّهِ فِى شَىْءٍ إِلَّآ أَن تَتَّقُوا۟ مِنْهُمْ تُقَىٰةً وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفْسَهُۥ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

    Müminler, Müminleri bırakıp kâfirleri veli/dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Dönüş Allah’adır.

  • Burûc 85:8

    وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

    Onlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.

  • Hac 22:40

    ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Onlar sadece; “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Muhakkak Allah güçlüdür, Azizdir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enfâl 8:27

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.

  • Bakara 2:104

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin! “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin. Kâfirler için çok acı bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:130

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَأْكُلُوا۟ ٱلرِّبَوٰٓا۟ أَضْعَٰفًا مُّضَٰعَفَةً وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz.

  • Tevbe 9:23

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَابَآءَكُمْ وَإِخْوَٰنَكُمْ أَوْلِيَآءَ إِنِ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْكُفْرَ عَلَى ٱلْإِيمَٰنِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    Ey İman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veli edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.

  • Ahzâb 33:41

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikredin.

  • Tevbe 9:119

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla beraber olun.

Mümtehine Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ