waman yuwallihim yawma-idhin duburahu illā mutaḥarrifan liqitālin aw mutaḥayyizan ilā fi-atin faqad bāa bighaḍabin mina l-lahi wamawāhu jahannamu wabi'sa l-maṣīru
Meal
-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse; mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de Cehennem'dir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Enfâl Suresi’nin 16. ayeti (8:16) Medeni bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 178. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Enfâl Suresi 16. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
16. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kim savaş taktiği olarak savaş esnasında arkasını dönüp kaçıyormuş gibi gösterip, tuzağa düşürmek için hile yaparsa veya Müslümanların başka bir birliğine katılmak veya onlardan yardım istemek dışında savaştan firar ederse, Allah'ın gazabını hak etmiş olur. Ahiretteki kalacağı yer cehennemdir. Orası, varılacak ve dönülecek ne kötü yerdir.
16. Bu ayet, mazeretsiz olarak savaştan kaçmanın, en büyük günahlardan biri olduğunun delilidir. Nitekim bu hususta sahih hadisler varid olduğu gibi[13] böyle bir davranışa karşı yapılan bu ağır tehdit de bunu açıkça ortaya koymaktadır. Âyet-i kerimeden anlaşılan şudur: Savaşmak kastı ile yerini değiştiren kimse, bulunduğu yerden savaşma imkânı açısından daha elverişli ve düşmana daha çok zarar verebilecek başka bir yere geçen kimsedir. Bu maksatla davranan kimsenin bu tutumunda bir sakınca yoktur. Çünkü böyle bir kimse, kaçmak kastı ile arkasını dönmüş değildir. Bu kimsenin, arkasını … Devamını oku
Ayetlerde Yüce Allah'ın Mümin kullarının haline itina göstermesi, imanlarının ve ayaklarının sabit kalması için gerekli sebepleri kolaylaştırması, kerih görülen ve Şeytanın vesveselerini yok etmesi açıklanmıştır.
Şüphesiz zafer ve galibiyet, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katındandır. Zafer, harp için yapılan hazırlıkların önemli olmasına rağmen ne sayı çokluğuyla ve ne de donanım ve silah bolluğu ile kazanılır.
Savaştan herhangi bir mazeret olmadan kaçmak en büyük günahlardandır.
Ayetlerde Müminlere harp yöntemleri öğretilmiştir. Allah'a ve resulüne itaat etmek, düşmana karşı sabit durmak, düşmanla karşılaşma esnasında sabretmek ve Allah'ı çok zikretmek bunlardandır.
16. ayetin diğer mealleri
Kim o gün, savaşmak için bir yana çekilmek ya da diğer bir gruba katılmak haricinde arkasını dönerse Allah’ın gazabına uğrar; o kimsenin barınağı Cehennem'dir. Orası ne kötü dönüş yeridir.
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme veya diğer bölüğe ulaşıp mevzi tutma durumu dışında, kim öyle bir günde onlara arka çevirirse muhakkak ki o, Allah'ın gazabını hak etmiş olarak döner. Onun yeri de cehennemdir. Orası, varılacak ne kötü yerdir!
Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında, arkasını dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir, orası da ne kötü bir akıbettir.
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, Şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Gerçekten Allah birçok yerde ve Huneyn Savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.