Gerçekten Allah birçok yerde ve Huneyn Savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.
Tevbe Suresi’nin 25. ayeti (9:25) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 190. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 25. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
25. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müminler!- Muhakkak ki Allah, pek çok savaşta müşriklerden olan düşmanlarınıza karşı sayınızın az olmasına ve gücünüzün de zayıf olmasına rağmen O'na tevekkül etmeniz ve sebeplere sarılmanız sebebiyle size yardım etmişti. Siz, bu savaşlarda çokluğunuz ile böbürlenmemiş ve çokluk, onlara karşı size yardım edilmesine sebep olmamıştı. Huneyn Günü'nde size yardım etti, çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ve şöyle demiştiniz: "Bugün az olmaktan dolayı yenilmeyeceğiz." Sizi gururlandıran çokluğunuz size bir fayda sağlamamıştı. Ve düşmanlarınız size galip gelmişlerdi. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmiş ve yenilmiş bir şekilde arkanıza dönerek düşmanlarınızdan kaçmıştınız.
Yüce Allah, mü’min kullarına düşmanlarla karşılaştıkları pek çok yerde, savaş ve çarpışmaların kızıştığı bir çok alanda yardımcı olduğunu belirterek onlara olan lütfunu hatırlatmaktadır. Öyle ki O, oldukça sıkıntılı bir hale düştükleri, savaştan kaçışın ve çözülmenin bütün genişliğine rağmen yeryüzünü başlarına dar ettiği Huneyn gününde bile onlara yardım etmişti. Şöyle ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’yi fethettiği sırada, Hevazin kabilesinin kendisi ile savaşmak üzere bir araya toplandıklarını duydu. Bunun üzerine hem Mekke’yi fetheden ashabı ile birlikte hem de Mekke … Devamını oku
Mücahitlerin makamlarının fazileti oldukça yüksektir. Onlar, Allah katında her derece sahibinden daha büyük derecelere sahiptirler. Onlar için yüksek dereceler ve meziyetler vardır. Onlar; kazananlar, üstün olanlar ve kurtulanlardır. Rablerinin kendilerini nimetlerle müjdelediği kimseler de onlardır.
Ayetlerde, Yüce Allah'ı ve resulünü sevmenin ve onların sevgisini her şeyin üzerinde tutmanın gerekliliğine dair delil vardır.
Huneyn Savaşının olduğu günün, savaşların olduğu diğer günler arasından özellikle zikredilmesinin sebebi; bu günde birtakım ibretlerin olmasıdır. Bu ibretler, Allah'ın ve resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emirlerini yerine getirmek ile yardımın elde edilmiş olmasıdır. Hezimetin ise, acele edilen arzu ve isteklerin Allah'ın ve Peygamberinin emrinin önüne geçirilmesi sebebi ile olmasıdır.
Sükûnetin inmesinin fazileti beyan edilmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sükûneti kendisi ile birlikte olan Müslümanlara, zaferi ve yardımı elde edeceklerine dair güvenle oluşan bir sükûnettir. Müminlerin sükûneti ise, korku ve endişe sonrası cesaret gösterip sebat etmeleridir.
25. ayetin diğer mealleri
Gerçekten Allah birçok yerde ve Huneyn Savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.
Allah size bir çok yerlerde ve (özellikle) çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği ve fakat size hiçbir fayda sağlamadığı, geniş olmasına rağmen yeryüzünün size dar geldiği, sonra da (Rasûlüllah ile beraber kalan az bir kısmınız hariç) arkanızı dönüp kaçtığınız Huneyn gününde yardım etmişti.
İnkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çokluğunuz size güven vermişti de o gün size onun bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya başlamıştınız.
25. ayet kelime kelime
لَقَدْlaqadandolsun
نَصَرَكُمُnaṣarakumusize yardım etmişti
ٱللَّهُl-lahuAllah
فِىfīyerlerde
مَوَاطِنَmawāṭina
كَثِيرَةٍkathīratinbirçok
وَيَوْمَwayawmave gününde
حُنَيْنٍḥunayninHuneyn
إِذْidhhani
أَعْجَبَتْكُمْaʿjabatkumsizi böbürlendirmişti
كَثْرَتُكُمْkathratukumçokluğunuz
فَلَمْfalamfakat
تُغْنِtugh'nisağlamamıştı
عَنكُمْʿankumsize
شَيْـًٔاshayanhiçbir yarar
وَضَاقَتْwaḍāqatve dar gelmişti
عَلَيْكُمُʿalaykumubaşınıza
ٱلْأَرْضُl-arḍuyeryüzü
بِمَاbimārağmen
رَحُبَتْraḥubatbütün genişliğine
ثُمَّthummanihayet
وَلَّيْتُمwallaytumdönmüştünüz
مُّدْبِرِينَmud'birīnagerisin geri
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 9 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.