İçeriğe geç

Bakara Suresi 15. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٥

2:15 1. cüz 1. hizb Mushaf’ta 3. sayfa Medeni sure

2:15 ayetinin metni

ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ ۝١٥

Okunuşu

al-lahu yastahzi-u bihim wayamudduhum fī ṭugh'yānihim yaʿmahūna

Meal

Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 15. ayeti (2:15) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 3. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 15. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

15. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Müminlerle alay etmelerinin karşılığında Allah da onlarla alay eder. Bu, yaptıklarının karşılığıdır. Bundan dolayı dünyada onlara Müslüman hükümleri uygulanır. Ancak ahirette küfür ve nifaklarının karşılığını onlara verilecektir. Aynı zamanda taşkınlık ve sapıklıkları içinde bocalayıp durmaları için onlara mühlet verir ve şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

15. “Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir” İşte O’nun kulları ile alay etmelerinin cezası! İşlediklerini, bedbahtlıklarını ve kötü hallerini süslemesi ve mü’minleri onlara musallat kılmaması yüzünden, mü’minlerle beraber olduklarını zanneder hale gelmeleri Allah’ın onlarla alay etmesinin bir parçasıdır. Yine Allah’ın Kıyamet gününde mü’minlerle birlikte onlara da zahiren bir nur vermesi onlarla alayının kapsamı içerisindedir. Mü’minler kendi nurları ile birlikte yürüyüp gittiklerinde münafıkların nurları söndürülecek ve … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 6-16. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 3. sayfası).

  • İnatları ve yalanlamaları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Ayetler ne kadar yüce olsa da onlara fayda vermez.
  • Allah Teâlâ'nın zalim ve yalanlayanlara mühlet vermesi onların halinden gafil yahut aciz olmasından değildir. Bilakis bu günahlarının çoğalması içindir. Böylelikle cezaları da daha büyük olacaktır.

15. ayetin diğer mealleri

Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

  Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.

(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.

15. ayet kelime kelime

  1. ٱللَّهُ al-lahu Allah
  2. يَسْتَهْزِئُ yastahzi-u alay eder ه ز أ
  3. بِهِمْ bihim kendileriyle
  4. وَيَمُدُّهُمْ wayamudduhum ve onları bırakır م د د
  5. فِى fī içinde
  6. طُغْيَٰنِهِمْ ṭugh'yānihim taşkınları ط غ ي
  7. يَعْمَهُونَ yaʿmahūna bocalayıp dururlar ع م ه

15. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nûr 24:39–40

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ …

    Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir. …

  • Hadîd 57:13

    يَوْمَ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتُ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱنظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِن نُّورِكُمْ قِيلَ ٱرْجِعُوا۟ وَرَآءَكُمْ فَٱلْتَمِسُوا۟ نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَّهُۥ بَابٌۢ بَاطِنُهُۥ فِيهِ ٱلرَّحْمَةُ وَظَٰهِرُهُۥ مِن قِبَلِهِ ٱلْعَذَابُ

    O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar iman edenlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan bir parça ışık alalım." (Onlara): "Arkanıza dönüp bir nur arayın." denir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Onun iç tarafında rahmet, dış tarafından ise azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:178

    وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ إِنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Kâfirler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onların ancak günahları artsın diye ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:54

    وَمَكَرُوا۟ وَمَكَرَ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

    (İsrailoğulları) tuzak kurdular (ve buna karşılık) Allah da bir tuzak kurdu. Allah, düzen/tuzak kurucuların en hayırlısıdır.

  • Nisâ 4:142

    إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَهُوَ خَٰدِعُهُمْ وَإِذَا قَامُوٓا۟ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ قَامُوا۟ كُسَالَىٰ يُرَآءُونَ ٱلنَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ إِلَّا قَلِيلًا

    (Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

  • Tevbe 9:79

    ٱلَّذِينَ يَلْمِزُونَ ٱلْمُطَّوِّعِينَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ فِى ٱلصَّدَقَٰتِ وَٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ إِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْ سَخِرَ ٱللَّهُ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Sadakalarda (gönülden fazlasıyla) veren Müminleri ayıplayan ve (az da olsa) ellerinden geldiği kadarını verebilenlerle alay eden kimselerle, Allah da alay eder. Onlara acıklı bir azap vardır.

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ