Sadakalarda (gönülden fazlasıyla) veren Müminleri ayıplayan ve (az da olsa) ellerinden geldiği kadarını verebilenlerle alay eden kimselerle, Allah da alay eder. Onlara acıklı bir azap vardır.
Tevbe Suresi’nin 79. ayeti (9:79) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 199. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 79. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
79. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Müminlerden sadaka vermek için az bir şeyden başkasını bulamayıp sadakalarını gönülden verenleri "Bunların sadakaları neye yarar ki?" diyerek ayıplayanlar vardır. Allah Teâlâ da onların Müminler ile alay etmelerinin karşılığı olarak onlarla alay eder. Onlar için elem verici bir azap vardır.
79. İşte bu da münafıkların rezil davranışlarından biridir. Onlar -kahrolasıcalar- İslâm ve Müslümanlar hakkında aleyhte bir şeyler söyleyecek bir fırsat buldular mı mutlaka söyleceklerini söyler, haksızca ve haddi aşarak onlara dil uzatırlardı. İşte Yüce Allah ve Rasûlü, sadaka vermeye teşvik edince müslümanlar bu işe yöneldiler ve herkes kendi durumuna göre mallarından bir şeyleri cömertçe feda etti. Çok verenler olduğu gibi az verenler de oldu. Münafıklar da çok veren kimseleri bu sadakasını riya olsun ve işitilsin diye verdiğini söyleyerek ayıplıyor, az miktarda sadaka veren fakirler … Devamını oku
Ayetlerde kâfirlere ve münafıklara karşı cihat etmenin farz oluşu beyan edilmiştir. Kâfirlere karşı elle ve çeşitli savaş silahlarıyla cihat edilir. Münafıklara karşı ise deliller ve dil ile cihat edilir.
Münafıklar; insanların en şerlileridirler. Çünkü onlar; haindirler, iyiliğe kötülük ile karşılık verirler.
Ayetlerde ahdi bozmanın ve verilen vaadi yerine getirmemenin, nifakı meydana getirdiğine dair deliller vardır. Bundan dolayı Müslüman kimsenin, nifaktan son derece sakınması gerekir.
Ayetlerde beden gücüne ve çalışmaya dair övgüler vardır. Şüphesiz bu; insanın sahip olduğu mal/servet mesabesindedir. Bu, kamu servetinin kökenini oluşturması ve işçinin halini zikretmesi açısından büyük bir asıldır.
79. ayetin diğer mealleri
Sadakalarda (gönülden fazlasıyla) veren müminleri ayıplayan ve (az da olsa) ellerinden geldiği kadarını verebilenlerle alay eden kimselerle Allah da alay eder. Onlara acıklı bir azap vardır.
Sadakalar hususunda, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir. Ve onlar için elem verici azap vardır.
Müminlerden zekâttan fazla olarak kendi gönülleriyle bağışta bulunanlara, bir de güçlerinin yettiğinden fazlasını bulamayanlara bakıp da onlarla alay edenleri Allah, maskaraya çevirmiştir. Onlara pek acıklı bir azap vardır.
79. ayet kelime kelime
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
يَلْمِزُونَyalmizūnaçekiştiren
ٱلْمُطَّوِّعِينَl-muṭawiʿīnagönülden verenleri
مِنَminamü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَl-mu'minīna
فِىfīhususunda
ٱلصَّدَقَٰتِl-ṣadaqātisadakalar
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnave kimseleri
لَاlābulamayan(ları)
يَجِدُونَyajidūna
إِلَّاillāyettiğinden başkasını
جُهْدَهُمْjuh'dahumgüçlerinin
فَيَسْخَرُونَfayaskharūnaalay edenler
مِنْهُمْmin'humonlarla
سَخِرَsakhiraalay etmiştir
ٱللَّهُl-lahuAllah
مِنْهُمْmin'humonlarla
وَلَهُمْwalahumve onlar için vardır
عَذَابٌʿadhābunbir azab
أَلِيمٌalīmunacıklı
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 1415
Ebû Mes'ud Ukbe b. Amr el-Ensârî el-Bedrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: Sadaka ayeti indiği zaman sırtımızda birşeyler taşırdık (o kazancımızdan sadaka verirdik).(Münafıklar) Dediler ki: (Bu) riyakârdır. (Hemen ardından) Başka bir adam daha geldi ve bir sa' miktarı…
السادس عشر: عن أبي مسعود عقبة بن عمرو الأنصاري البدري رضي الله عنه قال: لما نزلت آيه الصدقة كنا نحامل على ظهورنا. فجاء رجل فتصدق بشيء كثير فقالوا: مراءٍ، وجاء رجل آخر فتصدق بصاع فقالوا: إن الله لغني عن صاع…
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et! Çünkü senin duan onlar için sükûnettir.(Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Doğrusu, yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha kâfirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara acı verici bir azap vardır.