İçeriğe geç

Nûr Suresi 39. Ayet

سورة النور، الآية ٣٩

24:39 18. cüz 36. hizb Mushaf’ta 355. sayfa Medeni sure

24:39 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ ۝٣٩

Okunuşu

wa-alladhīna kafarū aʿmāluhum kasarābin biqīʿatin yaḥsabuhu l-ẓamānu māan ḥattā idhā jāahu lam yajid'hu shayan wawajada l-laha ʿindahu fawaffāhu ḥisābahu wal-lahu sarīʿu l-ḥisābi

Meal

Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nûr Suresi’nin 39. ayeti (24:39) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 355. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nûr Suresi 39. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

39. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların yaptığı amellerin bir sevabı yoktur. Bu ameller, düz bir arazideki seraba benzer. Susayan kimse onu su zanneder ve ona doğru gelir. Nihayet ona vardığında yanında durur, fakat su bulamamıştır. İşte kâfir de böyledir. O; amellerinin kendisine fayda vereceğini zanneder. Ölüp de yeniden diriltilir. Fakat amellerinin sevabını bulamamış ve Rabbini yanı başında bulmuştur. Yüce Allah onun hesabını, amellerinin karşılığını tastamam vererek görür. Allah hesabı çok çabuk görendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

Bunlar, Yüce Allah’ın kâfirlerin amellerinin geçersizliğine, boşa gittiğine, o amellerde bulunanların bunlardan dolayı pişmanlık çekeceğine dair vermiş olduğu iki misaldir. Yüce Allah buyuruyor ki: 39. Rablerini inkâr edip peygamberlerini yalanlayarak “kâfir olanların amelleri” ağacı ve bitkisi bulunmayan “çöldeki bir serap gibidir. Susuz” son derece susamış bir “kimse” aşırı susuzluğu dolayısı ile başkasının düşmediği zanlara düşerek “onu su sanır.” Böyle bir kimsenin bu zannı batıldır, boştur. O, susuzluğunu gidermek için su sandığı o yere doğru gider ama “nihâyet onun yanına varınca onun … Devamını oku

Nûr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nûr suresinin 37-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 355. sayfası).

  • Müminin, dünyevi işleri ile uhrevi işlerini dengelemesi gerekli olan bir husustur.
  • İman şartını yerine getirmemesi sebebi ile kâfir kimsenin amellerinin boşa gitmesi beyan edilmiştir.
  • Kâfir kimse; Allah'ı tespih eden ve O'na itaat eden kullarına uyum göstermez, onlara aykırıdır.
  • Yağmur yağma aşamaları tümüyle Yüce Allah'ın yaratması ve takdirindendir.

39. ayetin diğer mealleri

Küfredenlere gelince, onların amelleri ıssız/kurak çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Orada Allah’ı bulur, O da onun hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah’ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

39. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimseler
  2. كَفَرُوٓا۟ kafarū inkar eden(ler)
  3. أَعْمَٰلُهُمْ aʿmāluhum onların işleri
  4. كَسَرَابٍۭ kasarābin serap gibidir
  5. بِقِيعَةٍ biqīʿatin düz arazideki
  6. يَحْسَبُهُ yaḥsabuhu onu sanır
  7. ٱلظَّمْـَٔانُ l-ẓamānu susayan
  8. مَآءً māan su
  9. حَتَّىٰٓ ḥattā fakat
  10. إِذَا idhā ne zaman ki
  11. جَآءَهُۥ jāahu yanına gelince
  12. لَمْ lam bulamaz
  13. يَجِدْهُ yajid'hu
  14. شَيْـًٔا shayan hiçbir şey
  15. وَوَجَدَ wawajada ve bulur
  16. ٱللَّهَ l-laha Allah'ı
  17. عِندَهُۥ ʿindahu yanında
  18. فَوَفَّىٰهُ fawaffāhu tam görür
  19. حِسَابَهُۥ ḥisābahu onun hesabını
  20. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  21. سَرِيعُ sarīʿu çabuk görendir
  22. ٱلْحِسَابِ l-ḥisābi hesabı

39. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fâtır 35:30

    لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ غَفُورٌ شَكُورٌ

    Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O; çok bağışlayan Şekûr'dur. (Karşılığı bol bol verendir.)

  • Furkân 25:23

    وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا

    Onların yaptıkları bütün amellere yöneldik ve saçılmış toz zerreleri haline getirdik.

  • Bakara 2:7

    خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ وَعَلَىٰٓ أَبْصَٰرِهِمْ غِشَٰوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Câsiye 45:23

    أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةً فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    Sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?

  • A’râf 7:186

    مَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِىَ لَهُۥ وَيَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Allah kimi saptırırsa, ona hidayet edecek yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ