(Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.
Nisâ Suresi’nin 142. ayeti (4:142) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 101. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 142. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
142. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Münafıklar İslam’ı izhar edip küfürlerini gizleyerek Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Oysa Allah onları aldatmaktadır. Çünkü O, onların küfürlerini bildiği halde kanlarını korumuş ve ahirette onlara en şiddetli azabı hazırlamıştır. Onlar namaza kalktıkları zaman, namazı kerih görerek/istemeyerek tembel tembel kalkarlar. İnsanların görmelerini ve kendilerini tazim etmelerini isterler, Allah'a karşı samimi değillerdir. Müminleri görünce de Allah’ı çok az zikrederler
142. Yüce Allah münafıkların sahip oldukları çirkin nitelikleri ve oldukça kötü alâmetleri haber vermektedir. Onların izledikleri yolun, Allah’ı aldatmaya çalışmaktan ibaret olduğunu bildirmektedir. Yani onlar, açığa vurdukları imanla ve içlerinde sakladıkları küfür ile Yüce Allah’ı -haşa- kandırabileceklerini, O’nun gerçeği bilmediğini ve gerçek yüzlerini kullarına açıklamayacağını zannediyorlar. Gerçekte ise onları aldatan Allah’tır, yani Allah onların bu yaptıklarının misliyle onları cezalandırır. Yalnızca onların bu halleri ve bu yolda devam etmeleri bile onların kendi kendilerini … Devamını oku
Münafıkların özellikleri ortaya konulmuştur. Bu niteliklerden biri de ister Müminlerle beraber, ister kâfirlerle beraber olsun kendi paylarına karşı çok hırslı olmalarıdır.
Münafıkların en büyük sıfatları tereddüt etmeleri, şaşkınlığa düşmeleri ve bocalamalarıdır. Onlar gerçekte ne Müminlerle, ne de kâfirlerle beraberdirler.
Müminlerin dışında kâfirleri dost edinmek şiddetle yasaklanmıştır.
Kişinin Allah Teâlâ’nın ahiretteki azabından korunduğu en büyük şey, iman ve salih ameldir.
142. ayetin diğer mealleri
Münafıklar, Allah’ı aldatmaya kalkışırlar, Allah ise onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman, istemeye istemeye/tembelce kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı pek az zikrederler.
Münafıklar, Allah'a hile yapmaya kalkışıyorlar; halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar; insanlara gösteriş yaparlar; Allah'ı da çok az zikrederler.
Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.
Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.
O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar iman edenlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan bir parça ışık alalım." (Onlara): "Arkanıza dönüp bir nur arayın." denir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Onun iç tarafında rahmet, dış tarafından ise azap vardır. …
Verdiklerinin kabul olunmasına engel olan, Allah ve Rasûlüne (iman etmek yerine) kâfir olmaları, namaza ancak tembel tembel gelmeleri ve infaklarını istemeyerek vermeleridir.
(O esnada) şimşek onların gözlerini aniden alacakmış gibi olur. Şimşek parıldadığında yürürler, ortalık birden kararınca da orada dikilip kalıverirler. Eğer Allah isteseydi onların kulaklarını sağır ve gözlerini kör ederdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.