Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz kitabın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka bir şey değildir. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Bakara Suresi’nin 85. ayeti (2:85) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 13. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 85. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
85. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sonra sizler vermiş olduğunuz bu söze muhalefet ediyorsunuz. Birbirinizi öldürüyorsunuz. Sizden bir takım insanlara karşı zulüm ve düşmanlık ediyor ve düşmanlardan yardım alarak onları yurtlarından çıkarıyorsunuz. Düşmanın elinden esir olarak geldiklerinde ise, onları fidye verip kurtarmak için çaba sarf ediyorsunuz. Bununla birlikte onları yurtlarından çıkarmak size haram kılınmıştır. Yoksa siz Tevrat'ta esirlerin fidyesini ödemenin gerekliliğine iman ediyor ve onda zikredilen kanların (canların) muhafaza edilmesi ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmanın yasaklanmasını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmak ve alçaklıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. Bilakis O, yaptıklarınızdan haberdar olandır. Bunun ile size yaptıklarınızın karşılığını verecektir.
84-85. Bu ayetlerde sözü geçen tutum, Medine’de vahyin indirildiği dönemde bulunanların tutumudur. Şöyle ki Ensar’ı oluşturan Evs ile Hazreçliler, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamber olarak gönderilmesinden önce müşrik idiler ve cahiliye âdeti üzere birbirleri ile çarpışıyorlardı. İşte bu halde oldukları sırada Kurayza oğulları, Nadir oğulları ve Kaynuka oğulları diye bilinen üç yahudi grubu gelip onların bulundukları bölgeye yerleştiler. Ve onların her bir kesimi Medinelilerden bir kesimle antlaştılar. Birbirleri ile savaşacak olurlarsa yahudiler de o Araplarla savaşan kendi … Devamını oku
En büyük küfürlerden biri de, Allah'ın indirdiğinin bazısına iman edip bazısını inkâr etmeleridir. Çünkü bunu yapan kimse hevâsını ilah edinmiştir.
Yahudiler inat ederek, hevâlarına uyarak Allah Teâlâ'nın indirdiğiyle oynayarak çok tehlikeli bir noktaya ulaşmışlardır.
Allah Teâlâ'nın kullarına olan rahmeti ve lütfu geniştir. Öyle ki, onlara peş peşe resuller göndermiş ve doğru yolu bulmaları için kitaplar indirmiştir.
Şüphesiz ki Allah, hidayet yolundan yüz çevirip, emirlere karşı inat edenleri, kalplerini mühürleyip, rahmetinden uzaklaştırarak cezalandıracaktır. Bundan dolayı hakkı bulamayıp onunla amel edemeyeceklerdir.
85. ayetin diğer mealleri
Buna rağmen, yine birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken (hem çıkarıyor hem de) size esir olarak geldiklerinde fidyelerini veren kimselersiniz; yoksa siz, kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka nedir? Allah sizin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir.
Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı yardımlaşıyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak zillettir. Kıyâmet gününde ise en şiddetli azaba uğratılacaklardır. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.
Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
85. ayet kelime kelime
ثُمَّthummaAma
أَنتُمْantumsiz
هَٰٓؤُلَآءِhāulāiöldürüyorsunuz
تَقْتُلُونَtaqtulūna
أَنفُسَكُمْanfusakumbirbirinizi
وَتُخْرِجُونَwatukh'rijūnave çıkarıyorsunuz
فَرِيقًاfarīqanbir grubu
مِّنكُمminkumsizden
مِّنminyurtlarından
دِيَٰرِهِمْdiyārihim
تَظَٰهَرُونَtaẓāharūnabirleşiyorsunuz
عَلَيْهِمʿalayhimonlara karşı
بِٱلْإِثْمِbil-ith'migünah
وَٱلْعُدْوَٰنِwal-ʿud'wānive düşmanlıkla
وَإِنwa-inve eğer
يَأْتُوكُمْyatūkumsize geldiklerinde
أُسَٰرَىٰusārāesir olarak
تُفَٰدُوهُمْtufādūhumfidyelerini veriyorsunuz
وَهُوَwahuwave o
مُحَرَّمٌmuḥarramunyasaklanmış iken
عَلَيْكُمْʿalaykumsize
إِخْرَاجُهُمْikh'rājuhumonları çıkarmak
أَفَتُؤْمِنُونَafatu'minūnayoksa siz inanıyorsunuz da
بِبَعْضِbibaʿḍibir kısmına
ٱلْكِتَٰبِl-kitābiKitabın
وَتَكْفُرُونَwatakfurūnainkar mı ediyorsunuz
بِبَعْضٍbibaʿḍinbir kısmını
فَمَاfamānedir?
جَزَآءُjazāucezası
مَنmankimsenin
يَفْعَلُyafʿaluyapan
ذَٰلِكَdhālikabunu
مِنكُمْminkumsizden
إِلَّاillābaşka
خِزْىٌkhiz'yunrezil olmaktan
فِىfīhayatında
ٱلْحَيَوٰةِl-ḥayati
ٱلدُّنْيَاl-dun'yādünya
وَيَوْمَwayawmave gününde
ٱلْقِيَٰمَةِl-qiyāmatikıyamet
يُرَدُّونَyuraddūnaonlar itilirler
إِلَىٰٓilāen şiddetlisine
أَشَدِّashaddi
ٱلْعَذَابِl-ʿadhābiazabın
وَمَاwamādeğildir
ٱللَّهُl-lahuAllah
بِغَٰفِلٍbighāfilingafil
عَمَّاʿammāyaptıklarınızdan
تَعْمَلُونَtaʿmalūna
85. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Nereden yola çıkarsan çık, namazda yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah, sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
De ki: Ey Ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek Müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Ya'kûb'un ve torunlarının, Yahudi yahut Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (Onlara) De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.
(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz taş gibi yahut daha sert bir şekilde katılaşmıştı. Halbuki içinden nehirler kaynayan, yarılıp (içlerinden) sular çıkan ve Allah korkusundan yuvarlanan nice taşlar vardır! Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
(Ey Muhammed!) Biz, senin yüzünü çok defa semaya doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Elbette seni razı olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey Müslümanlar!) Sizler nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü ona doğru çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler de, bunun Rableri katından gelmiş bir gerçek olduğunu bilmektedirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.