İçeriğe geç

Bakara Suresi 127. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٢٧

2:127 1. cüz 2. hizb Mushaf’ta 20. sayfa Medeni sure

2:127 ayetinin metni

وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَٰهِـۧمُ ٱلْقَوَاعِدَ مِنَ ٱلْبَيْتِ وَإِسْمَٰعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝١٢٧

Okunuşu

wa-idh yarfaʿu ib'rāhīmu l-qawāʿida mina l-bayti wa-is'māʿīlu rabbanā taqabbal minnā innaka anta l-samīʿu l-ʿalīmu

Meal

Hani İbrahim, İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): "Rabbimiz! Bizden bu (amelimizi) kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 127. ayeti (2:127) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 20. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 127. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

127. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- İbrahim ve İsmail Kâbe'nin temellerini yükseltirken - o ikisinin zelil bir şekilde boyun bükerek- dediklerini hatırla: "Rabbimiz! Bizden amellerimizi kabul buyur. -bunlardan bir tanesi de Kâbe'nin inşaasıdır- Şüphesiz sen dualarımızı işiten, niyet ve amellerimizi hakkıyla bilensin.''

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

127. “Hani İbrahim ve İsmail o Evin temellerini birlikte yükseltiyorlardı.” Yani İbrahim ile İsmail’in Beyt-i Şerif’in temellerini yükseltirken ve bu büyük işe devam ederkenki hallerini ve nasıl bir korku ve umut içerisinde olduklarını an! Öyle ki bu işi yapmakla birlikte Allah’tan bu amellerini kabul etmesi için niyazda bulunmuşlardı ki Allah bu amellerini oldukça kapsamlı bir şekilde faydalı kılsın.

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 127-134. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 20. sayfası).

  • Takvalı olan Mümin bir kimse salih ameli ile gururlanmaz. Bilakis amelinin geri çevrilmesinden ve kabul edilmemesinden korkar. Bundan dolayı amelinin kabul edilmesini Allah'tan çokça ister.
  • Peygamberlerin babası İbrahim -aleyhisselam-'ın duasının bereketi. Öyle ki Allah, duasına icabet etmiş, peygamberlerin sonuncusunu ve resullerinin en faziletlisini Mekke ehlinden kılmıştır.
  • İbrahim -aleyhisselam-'ın dini, fıtrata uygun olan hanif dindir. Ondan ancak fıtratına muhalefet eden cahilden başkası yüz çevirip, onu terk etmez.
  • Zürriyetine doğru inanca tabi olmayı vasiyet etme, onlardan hakka sımsıkı sarılma ve onun üzerinde sebat etme hususunda söz almanın meşru olduğuna delalet eder.

127. ayetin diğer mealleri

İbrahim, İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): Rabbimiz bizden bu (amelimizi) kabul buyur. Şüphesiz sen işitensin, bilensin.

Bir zamanlar İbrâhim, İsmâil ile beraber Beytullah'ın temellerini yükseltiyor, (şöyle dua ediyorlardı:) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur, şüphesiz sen hakkıyla işiten ve hakkıyla bilensin.

Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.

127. ayet kelime kelime

  1. وَإِذْ wa-idh ve hani
  2. يَرْفَعُ yarfaʿu yükseltiyordu ر ف ع
  3. إِبْرَٰهِـۧمُ ib'rāhīmu İbrahim
  4. ٱلْقَوَاعِدَ l-qawāʿida temellerini ق ع د
  5. مِنَ mina Ev'in
  6. ٱلْبَيْتِ l-bayti ب ي ت
  7. وَإِسْمَٰعِيلُ wa-is'māʿīlu İsma'il'(le beraber)
  8. رَبَّنَا rabbanā Rabbi'imiz ر ب ب
  9. تَقَبَّلْ taqabbal kabul buyur ق ب ل
  10. مِنَّآ minnā bizden
  11. إِنَّكَ innaka kuşkusuz sen
  12. أَنتَ anta (yalnız) sen
  13. ٱلسَّمِيعُ l-samīʿu işitensin س م ع
  14. ٱلْعَلِيمُ l-ʿalīmu bilensin ع ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 5 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

127. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hac 22:25–37

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ …

    Muhakkak kâfirlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve de orada zulüm ile haktan sapmak isteyenlere, elim bir azaptan tattırırız. …

  • İbrâhîm 14:35

    وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ

    Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara ibadet etmekten uzak tut.''

  • İbrâhîm 14:37

    رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

    'Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.''

  • Tevbe 9:109

    أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَٱنْهَارَ بِهِۦ فِى نَارِ جَهَنَّمَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Binasını, Allah’tan sakınma/takvalı olma ve O’nun rızası üzerine kuran kimse mi hayırlıdır; yoksa binasını yıkılmak üzere olan bir yerin kenarına yapıp da onunla beraber Cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalim toplumlara hidayet etmez.

  • Necm 53:4

    إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ

    (Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

  • Nûr 24:36

    فِى بُيُوتٍ أَذِنَ ٱللَّهُ أَن تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا ٱسْمُهُۥ يُسَبِّحُ لَهُۥ فِيهَا بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ

    (Bu nur) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde adının zikredilmesine izin verdiği evlerdedir. Oralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:35

    إِذْ قَالَتِ ٱمْرَأَتُ عِمْرَٰنَ رَبِّ إِنِّى نَذَرْتُ لَكَ مَا فِى بَطْنِى مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنِّىٓ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Hani İmran’ın karısı: "Rabbim karnımda olanı sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden bunu kabul buyur. Şüphesiz sen, hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin." demişti.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Bu âyette geçen isimler

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ