Hani İbrahim: "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl! Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli ürünlerle rızıklandır" demişti. Allah da: “İnkâr edeni az bir süre (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır, sonra onu Cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!” demişti.
Bakara Suresi’nin 126. ayeti (2:126) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 19. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 126. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
126. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- İbrahim'in Rabbine dua ederken dediklerini hatırla: "Rabbim! Mekke'yi emin bir belde kıl. Orada kimse kötülükle karşılaşmasın. Halkını çeşitli meyvelerle rızıklandır. Bu rızkı sana ve ahiret gününe iman eden kullarına has kıl." Yüce Allah da buna karşılık olarak şöyle buyurdu: “Onlardan inkâr edeni dünyada az bir rızıkla rızıklandırır, sonra ahirette onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Kıyamet günü oraya varacak kimse için ne kötü dönüş yeridir.”
126. “Hani İbrahim; “Rabb’im, bunu emin bir belde kıl!…” Yani İbrahim aleyhisselam bu Beyt’e Allah’ın burayı güvenilir bir belde kılması, buranın ahalisini de türlü ürünlerler rızıklandırması için dua etmiş ve de Allah’a karşı edebinden dolayı bu duayı mü’minler ile kayıtlamıştır. Zira onun yaptığı ilk duasında ifadeleri mutlak/genel idi. Ancak o duası “zulme bulaşmama” kaydı ile kabul edilmişti. Bundan dolayı İbrahim aleyhisselam da bu Beyt’in ahalisine rızık ihsan edilmesi için dua edip de “iman” kaydını zikredince, Yüce Allah’ın lütfu mü’mini de, kâfiri de, isyankârı da, itaatkârı da … Devamını oku
Şüphesiz ki Müslümanlar, Yahudi ve Hristiyanlar için ne kadar çok iyilik yaparsa yapsınlar, (Müslümanları) dinlerinden çıkarıp, sapıklıklarında kendilerine tabi olmadıkça razı olmayacaklardır.
Dini önderliğe, ancak kesin inanç ve Allah Teâlâ'nın emrini yerine getirmede sabırlı olmakla nail olunur.
İbrahim -aleyhisselam- haram belde (Mekke) için bereket duasında bulundu da Allah, orayı insanlar için güvenilir bir belde kılıp, halkına çeşitli rızıklarla lütufta bulundu.
126. ayetin diğer mealleri
Hani İbrahim: Rab'bim! Bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle rızıklandır, demişti. Allah da: İnkarcı olanı (bile) az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına atarım, ne kötü bir akibet! diye buyurmuştu.
İbrâhim de demişti ki: Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah'a ve âhiret gününe inananları çeşitli meyve (ürün) lerle besle. Allah buyurdu ki: Kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azâbına mecbur kılarım . Ne kötü varılacak yerdir orası.
Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!"
Orada apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Kim oraya girerse güven içinde olur. Yoluna güç yetirebilenlerin (Kâbe'yi) haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerine (yüklediği) hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanımazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir.
Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla inanıp da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Hani İbrahim Rabbine: "Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster." demişti. Rabbi ona: "Yoksa inanmıyor musun?" dedi. İbrahim: "Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için." demişti. "Öyleyse dört kuş tut, onları yanına al. Sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan bir parça koy. Ardından onları kendine çağır; koşarak sana gelirler. Bil ki şüphesiz Allah Azîz'dir, Hakîm'dir."