İçeriğe geç

A’râf Suresi 85. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٨٥

7:85 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 161. sayfa Mekki sure

7:85 ayetinin metni

وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَٰحِهَا ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ ۝٨٥

Okunuşu

wa-ilā madyana akhāhum shuʿayban qāla yāqawmi uʿ'budū l-laha mā lakum min ilāhin ghayruhu qad jāatkum bayyinatun min rabbikum fa-awfū l-kayla wal-mīzāna walā tabkhasū l-nāsa ashyāahum walā tuf'sidū fī l-arḍi baʿda iṣ'lāḥihā dhālikum khayrun lakum in kuntum mu'minīna

Meal

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. Eğer iman ediyorsanız, bu sizin için en hayırlı olandır."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 85. ayeti (7:85) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 161. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 85. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

85. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Medyen kavmine de kardeşleri Şuayb -aleyhisselam-'ı gönderdik. Şuayb onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. O'ndan başka ibadet edilmeye müstahak bir mabut yoktur. Sizlere Rabbimden getirmiş olduğumun doğruluğuna delalet eden, Allah’tan apaçık bir kanıt ve aşikâr deliller gelmiştir. Kilo ve ölçüyü tam tutarak insanlara haklarını verin. Mallarını kusurlu kılarak, miktarını azaltarak veya sahiplerini kandırarak insanların mallarından eksiltmeyin. Peygamberler gönderilerek ıslah edilmesinin ardından küfür ve günah işleyerek yeryüzünü ifsat etmeyin. Eğer Müminler iseniz, Allah’ın yasaklarından sakının, günahları terk edin. Yüce Allah’ın emrettiği şeyleri de yerine getirin. Zira bu emirlerin yerine getirilmesi kişiyi Yüce Allah'a yakınlaştırır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

85. “Medyen’e de” orada yaşayan malum kabileye, soyca “kardeşleri Şuayb’ı gönderdik.” O, onları hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Allah’a ibadet etmeye davet ediyor, onlara ölçü ve teraziyi tastamam yapmalarını, insanların mallarını eksik vermemelerini, masiyetleri çoğaltmak sureti ile yeryüzünde fesat çıkartmamalarını, bozgunculuk yapmamalarını emrediyordu. Bundan dolayı onlara: “... ıslah edildikten sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Eğer inanan kimselerseniz böylesi hakkınızda daha hayırlıdır” demişti. Çünkü Allah’ın emrine uyup O’na yakınlaşmak gayesi ile günahları terk etmek, elbette ki kul için Cebbar olan Allah’ın gazabını ve cehennem azabını gerektiren o günahları işlemekten daha hayırlı ve daha faydalıdır.

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 82-87. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 161. sayfası).

  • Livatalık, fıtratın altüst olduğunu gösteren ahlaksız bir günahtır. Bu yüzden Yüce Allah onların beldelerini altüst ederek çevirmiştir. Böylece işlemiş oldukları günahın türünden bir ceza kendilerine gönderilmiştir.
  • Şuayb -aleyhisselam- 'ın da içinde bulunduğu bütün peygamberler tarafından yapılan davet şu iki temel üzerine dayanır: Yüce Allah’ın emirlerini tazim etmek. Bu esas, tevhidi ikrar etmeyi ve peygamberleri tasdik etmeyi kapsar. Yaratılanlara karşı merhametli olmak. Bu esas ise hak yemek, bozgunculuk yapmak ve bütün çeşitleriyle canlılara eziyet etmek gibi davranışları terk etmeyi kapsar.
  • Yeryüzünün ıslah edilmesinin ardından bozgunculuk yapmak insanlık adına işlenmiş toplumsal bir suçtur. Çünkü yeryüzünün inanç ve ahlak bakımından düzelmesi bütün herkes için hayırlıdır. Yeryüzünün ifsadı ise insanlara karşı haksızlık etmektir.
  • Günahların en azim, en büyük, en şiddetli ve en çirkinlerinden biri de, dinen haksızlık yaparak bir mülke, zor kullanarak, cebren el koymaktır. Bu şüphesiz gasp, zulüm, gaddarlık ve insanlara karşı münkeri yaymak, onunla amel etmek, üzerinde ısrar etmek ve onu kabul etmek demektir.

85. ayetin diğer mealleri

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’i gönderdik. (Kavmine şöyle) dedi: Ey kavmim, (yalnızca) Allah’a ibadet edin. O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil ulaştı. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasından bir şeyler eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. Eğer mü'minler iseniz bu sizin için en hayırlı olandır.

Medyen'e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"

85. ayet kelime kelime

  1. وَإِلَىٰ wa-ilā ve
  2. مَدْيَنَ madyana Medyen'e
  3. أَخَاهُمْ akhāhum kardeşleri
  4. شُعَيْبًا shuʿayban Şuayb'i (gönderdik)
  5. قَالَ qāla dedi
  6. يَٰقَوْمِ yāqawmi Ey kavmim
  7. ٱعْبُدُوا۟ uʿ'budū kulluk edin
  8. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  9. مَا mā yoktur
  10. لَكُم lakum sizin
  11. مِّنْ min hiç
  12. إِلَٰهٍ ilāhin tanrınız
  13. غَيْرُهُۥ ghayruhu O'ndan başka
  14. قَدْ qad doğrusu
  15. جَآءَتْكُم jāatkum size geldi
  16. بَيِّنَةٌ bayyinatun açık bir delil
  17. مِّن min Rabbinizden
  18. رَّبِّكُمْ rabbikum
  19. فَأَوْفُوا۟ fa-awfū tam yapın
  20. ٱلْكَيْلَ l-kayla ölçüyü
  21. وَٱلْمِيزَانَ wal-mīzāna ve tartıyı
  22. وَلَا walā ve
  23. تَبْخَسُوا۟ tabkhasū eksiltmeyin
  24. ٱلنَّاسَ l-nāsa insanların
  25. أَشْيَآءَهُمْ ashyāahum eşyalarını
  26. وَلَا walā bozgunculuk yapmayın
  27. تُفْسِدُوا۟ tuf'sidū
  28. فِى fī yeryüzünde
  29. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  30. بَعْدَ baʿda sonra
  31. إِصْلَٰحِهَا iṣ'lāḥihā düzeltildikten
  32. ذَٰلِكُمْ dhālikum böylesi
  33. خَيْرٌ khayrun daha iyidir
  34. لَّكُمْ lakum sizin için
  35. إِن in eğer
  36. كُنتُم kuntum iseniz
  37. مُّؤْمِنِينَ mu'minīna inananlar

85. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zâriyât 51:35–36

    فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Bunun üzerine orada bulunan Müminleri çıkardık. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:65

    وَإِلَىٰ عَادٍ أَخَاهُمْ هُودًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik: "Ey halkım! Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız." dedi.

  • Hûd 11:50

    وَإِلَىٰ عَادٍ أَخَاهُمْ هُودًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُفْتَرُونَ

    Âd toplumuna da kardeşleri Hûd’u gönderdik: "Ey halkım! (yalnızca) Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hak ilahınız yoktur. (Başka ilahlara ibadet ederek) Siz sadece iftira ediyordunuz." dedi.

  • Hûd 11:84

    وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ وَلَا تَنقُصُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ إِنِّىٓ أَرَىٰكُم بِخَيْرٍ وَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُّحِيطٍ

    Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.''

  • Mü’minûn 23:23

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"

  • Mü’minûn 23:32

    فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Onlara kendilerinden; “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

  • A’râf 7:73

    وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Allah’ın bu dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi acı bir azap yakalar.”

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ