İçeriğe geç

Ankebût Suresi 36. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٣٦

29:36 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 400. sayfa Mekki sure

29:36 ayetinin metni

وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱرْجُوا۟ ٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ ۝٣٦

Okunuşu

wa-ilā madyana akhāhum shuʿayban faqāla yāqawmi uʿ'budū l-laha wa-ir'jū l-yawma l-ākhira walā taʿthaw fī l-arḍi muf'sidīna

Meal

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Ahiret gününü ümit edin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 36. ayeti (29:36) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 400. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 36. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

36. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Medyen'e de soy kardeşleri olan Şuayb -aleyhisselam-'ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin ve sadece O'na yaptığınız ibadetlerinizle ahiret gününde bir karşılık isteyin. Günah işleyerek ve onları yayarak yeryüzünde fesat çıkarmayın."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 36–37. ayetler

36. Yani biz bilinen ve meşhur bir kabile olan “Medyen” ahalisine “de kardeşleri Şuayb’ı” peygamber olarak “gönderdik.” O da kendilerine yalnızca Allah’a, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmelerini, öldükten sonra dirilişe iman edip bunun gerçekleşeceğine o gün için amel ederek ümit beslemeyi emretti. Yeryüzünde ölçü ve tartıları eksilterek ve yol kesiciliği yaparak da fesad çıkarmaktan vazgeçmelerini istedi. 37. “Onu yalanladılar. Bunun üzerine onları o sarsıntı” yani Allah’ın azabı “yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.”

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 31-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 400. sayfası).

  • Allah Teâlâ’nın; “Kesinlikle apaçık beyan oldu…” ayeti Araplar'ın onların evlerini ve başlarından geçen haberlerini bilip, öğrendiklerine delalet etmektedir.
  • Beşeri ilişkiler ancak imanla beraber bir fayda verir.
  • Misafir ve konukların bir saldırıya uğramalarından emin ve güvende olmaları için gayretli olmak gerekir.
  • Azaba uğrayarak helak olmuş kimselerin meskenleri ibret alanlar için bir öğüttür.
  • Hakkı biliyor olmak ve bununla birlikte hevâya uyup, onu hidayete uymaya tercih etmek kişiye bir fayda sağlamaz.

36. ayetin diğer mealleri

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i gönderdik: Ey kavmim, dedi. Yalnızca Allah’a ibadet edin ve ahiret gününü arzulayın. Yeryüzünde bozgunculuk yapıp kargaşa çıkarmayın!

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe ümit bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.

36. ayet kelime kelime

  1. وَإِلَىٰ wa-ilā ve
  2. مَدْيَنَ madyana Medyen'e
  3. أَخَاهُمْ akhāhum kardeşleri
  4. شُعَيْبًا shuʿayban Şuayb'i (gönderdik)
  5. فَقَالَ faqāla dedi
  6. يَٰقَوْمِ yāqawmi ey kavmim
  7. ٱعْبُدُوا۟ uʿ'budū kuluk edin
  8. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  9. وَٱرْجُوا۟ wa-ir'jū ve umun
  10. ٱلْيَوْمَ l-yawma gününü
  11. ٱلْـَٔاخِرَ l-ākhira ahiret
  12. وَلَا walā ve asla
  13. تَعْثَوْا۟ taʿthaw karışıklık çıkarmayın
  14. فِى fī yeryüzünde
  15. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  16. مُفْسِدِينَ muf'sidīna bozgunculukla

36. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mümtehine 60:6

    لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِيهِمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    Andolsun ki onlarda sizin için ve Allah’ı ve ahireti umanlar için güzel bir örnek vardır. Allah çok zengindir. Bütün övgülere tek layık olandır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şuarâ 26:183

    وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    “İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

  • Hûd 11:85

    وَيَٰقَوْمِ أَوْفُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    'Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.''

  • Bakara 2:60

    وَإِذِ ٱسْتَسْقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ فَقُلْنَا ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْحَجَرَ فَٱنفَجَرَتْ مِنْهُ ٱثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ مِن رِّزْقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    Mûsâ, (çölde) halkı için su aradığında: "Değneğinle taşa vur!" dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın!

  • A’râf 7:59

    لَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkuyorum."

  • A’râf 7:74

    وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ ٱلْجِبَالَ بُيُوتًا فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    Âd kavminin ardından sizi halifeler yaptığını, ovalarında köşkler kurup dağlarında evler inşa ettiğiniz bu topraklara yerleştirdiğini hatırlayın. Allah’ın nimetlerini düşünün de, yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin!

  • Mü’minûn 23:23

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ