52:17 ayetinin metni
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ ١٧
Okunuşu
inna l-mutaqīna fī jannātin wanaʿīmin
Meal
Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.
سورة الطور، الآية ١٧
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ ١٧
inna l-mutaqīna fī jannātin wanaʿīmin
Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.
Tûr Suresi’nin 17. ayeti (52:17) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 524. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetler ve kesintiye uğramayacak büyük nimetler içindedirler.
17. Allah, yalanlayıcıların cezasını söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin nimetlerini söz konusu etmektedir. Böylelikle teşvik ve korkutmayı bir arada zikretmiş olmakta ve bununla kalplerin korku ile ümit arasında olması sağlanmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takvâ sahipleri” sebeplerini yerine getirmek suretiyle Rablerinin azabından ve gazabından sakınıp korunan kimseler, yani emirlerini yerine getiren ve yasaklarından kaçınan kimseler “cennetlerde” yani bahçelerdedirler, öyle bahçeler ki birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçlarla donanmıştır, kaynayıp coşan ırmakları, göz kamaştırıcı köşkleri, süslü ve gösterişli villaları vardır. İşte onlar, hem kalbî, hem ruhî ve hem de bedeni her türlü “nimetler içindedirler.”
Tûr suresinin 15-31. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 524. sayfası).
Takva sahipleri Cennetlerde ve nimetler içinde olacaklardır.
Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler .
Şüphesiz (günahlardan) korunanlar da cennetlerde, nimetler içindedirler.
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
Yiyin, için; afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın sebebiyle (size bahşedilmiştir.)
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
Takva sahibi olanlar ise, Cennetler'de ve pınarlardadır.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ
Takva sahibi olanlar, Cennetler'de ve pınarlardadır.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ
Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ
Şüphesiz ki takva sahipleri, gölgelerde pınar başlarındadır.