İçeriğe geç

Vâkıa Suresi 31. Ayet

سورة الواقعة، الآية ٣١

56:31 27. cüz 54. hizb Mushaf’ta 535. sayfa Mekki sure

56:31 ayetinin metni

وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ ۝٣١

Okunuşu

wamāin maskūbin

Meal

Çağlayarak akan sular.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Vâkıa Suresi’nin 31. ayeti (56:31) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 535. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Vâkıa Suresi 31. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

31. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Durmadan akan sular vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 27–34. ayetler

27. “Amel defterleri sağdan verilecek olanlar, ne mutludur amel defterleri sağdan verilecek olanlar!” Yani onların şanı yüce, halleri pek muazzamdır! 28. “Dikensiz Arabistan kirazı” yani zararlı dikenleri ve kötü dalları koparılmış, bunun yerine güzel meyveler yaratılmıştır. Arabistan kirazı ağacının koyu ve vücudu rahatlatan gölgesi önemli bir özelliğidir. 29. “Üst üste yığılı muzlar” Muz bilinen bir ağaçtır. Ağacının yaprakları oldukça büyüktür. Dallarında can çekici ve lezzetli meyveler olur. 31. “Sürekli akan bir su” pek çok pınarlar, akan ırmaklar ve kaynayıp coşan sular. 32-33. “Bitip … Devamını oku

Vâkıa Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Vâkıa suresinin 17-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 535. sayfası).

  • Salih amel, ahiretteki nimetlere nail olmanın sebebidir.
  • Nimet ve bolluk içinde olmak, günaha girmenin sebeplerindendir.
  • Günahlarda ısrarcı olmak çok tehlikelidir.

31. ayetin diğer mealleri

Çağlayan sularda,

çağlayarak akan sular,

Fışkıran sular.

31. ayet kelime kelime

  1. وَمَآءٍ wamāin ve sular
  2. مَّسْكُوبٍ maskūbin fışkıran

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

31. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Muhammed 47:15

    مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

    Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ