56:30 ayetinin metni
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ ٣٠
Okunuşu
waẓillin mamdūdin
Meal
Uzamış gölgeler.
سورة الواقعة، الآية ٣٠
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ ٣٠
waẓillin mamdūdin
Uzamış gölgeler.
Vâkıa Suresi’nin 30. ayeti (56:30) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 535. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Yok olmayacak devamlı uzun gölgeler vardır.
27. “Amel defterleri sağdan verilecek olanlar, ne mutludur amel defterleri sağdan verilecek olanlar!” Yani onların şanı yüce, halleri pek muazzamdır! 28. “Dikensiz Arabistan kirazı” yani zararlı dikenleri ve kötü dalları koparılmış, bunun yerine güzel meyveler yaratılmıştır. Arabistan kirazı ağacının koyu ve vücudu rahatlatan gölgesi önemli bir özelliğidir. 29. “Üst üste yığılı muzlar” Muz bilinen bir ağaçtır. Ağacının yaprakları oldukça büyüktür. Dallarında can çekici ve lezzetli meyveler olur. 31. “Sürekli akan bir su” pek çok pınarlar, akan ırmaklar ve kaynayıp coşan sular. 32-33. “Bitip … Devamını oku
Vâkıa suresinin 17-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 535. sayfası).
Yayılmış gölgede,
uzamış gölgeler,
Uzamış gölgeler,
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.
مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّعُقْبَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٱلنَّارُ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan Cennet'in durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ
Şüphesiz ki takva sahipleri, gölgelerde pınar başlarındadır.