Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan Cennet'in durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.
Ra’d Suresi’nin 35. ayeti (13:35) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 254. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Ra’d Suresi 35. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
35. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak yüce Allah'a karşı takvalı olan kimselere Allah'ın vadettiği cennetin özellikleri şöyledir: Saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akar, dünya meyvelerinin aksine meyveleri devamlıdır kesintiye uğramaz. Gölgesi devamlıdır, yok olmaz ve kısalmaz. İşte bu güzel son, emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takvalı olan kimseler içindir. Kâfirlerin sonu ise içinde ebedî kalacakları cehennemdir.
35. Allah’ın kendilerine yasakladığı şeyleri terk eden ve verdiği emirlerde de herhangi bir kusur etmeyen “takvâ sahiplerine vaat edilen cennetin durumu” nitelikleri ve gerçek mahiyeti “şöyledir: Altlarından” belli yatakları olmaksızın akan, baldan, şaraptan, sütten ve sudan “ırmaklar akar” ve bu ırmaklar o bahçeleri, ağaçları sulayıp durur ve bunlar da çeşitli meyveler verirler. “yiyecekleri de gölgeleri de devamlıdır. Takvâ sahiplerinin âkıbeti” yani sonunda varacakları yerleri “işte budur. Kâfirlerin âkıbeti ise ateştir.” Her iki kesim arasındaki apaçık fark ne kadar da büyüktür!
Nehirlerin akması, rızkının ve gölgesinin devamlı olması gibi özelliklerinin açıklanmasıyla cennete teşvik vardır.
İlim geldikten sonra hevâya tabi olmak tehlikelidir. Şüphesiz ki bu Yüce Allah'ın azabına neden olan sebeplerdendir.
Resullerin beşer olduğu açıklanmıştır. Onların hanımları ve zürriyetleri vardır. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan farklı bir kimse değildir. Bu hususlarda onlarla eşittir.
35. ayetin diğer mealleri
Takva sahiplerine vadedilen Cennet'in sıfatı şöyledir: Altından ırmaklar akar; yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, muttakiler için (güzel) sonuçtur. Kâfirlerin (kötü) sonu ise ateştir.
Takvâ sahiplerine vâdolunan cennetin özelliği (şudur): Onun zemininden ırmaklar akar. Yemişleri ve gölgesi süreklidir. İşte bu, (kötülüklerden) sakınanların (mutlu) sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.
Müttakilere vaad olunan cennetin misali şöyledir: Altından ırmaklar akar durur, yemişleri süreklidir, gölgeleri de. İşte bu, takva yolunu tutanların akıbetidir. Kâfirlerin akıbeti de ateştir.
Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İşte onların mükâfatı Rableri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan Cennetler'dir ki, orada ebedî kalacaklardır. Böyle amel edenlerin mükâfatı pek de güzeldir!
İçinden nehirler akan Adn Cennetleri'ne gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır.