Ra’d Suresi’nin 19. ayeti (13:19) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 252. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Ra’d Suresi 19. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
19. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Allah'ın sana indirdiğinin hak olduğunu, iftira olmadığını bilen, Allah'ın davetine icabet eden Mümin kimse ile âmâ olan, Allah'ın davetine icabet etmeyen kâfir bir değildir. Bundan ancak aklıselim sahipleri öğüt ve ibret alır.
19. Allah, ilim ve amel sahibi kimseler ile onların zıddı olan kimseler arasındaki farkı belirterek şöyle buyurmaktadır: “Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen” bunu kavrayarak gereğince amel eden “kimse” hakkı bilmeyen ve gereğince amel etmeyen “hiç kör kimse gibi olur mu?” Bunlar arasında, gök ve yer arası kadar büyük bir fark vardır. O halde kulun, iki kesimden hangisinin daha iyi, âkıbetinin daha hayırlı olduğu üzerinde iyice düşünmesi, ibretle tefekkür etmesi ve daha iyi gördüğü yolu tercih edip o kesimin arkasından gitmesi gerekir. Ancak herkes kendisine neyin faydalı, neyin … Devamını oku
Cennete sokmaya sebep olan güzel ahlakın geneline teşvikte bulunulmuştur. Bunlardan bazısı şunlardır: Akraba ile güzel ilişki kurmak, Allah Teâlâ'dan korkmak, verilen sözü yerine getirmek, sabırlı olmak, infakta bulunmak, kötülüğe iyilikle karşılık vermek ve bunun zıddından sakındırmaktır.
Şüphesiz ki rızkın anahtarı Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir. Allah Teâlâ'nın bir kulun rızkını genişletmesi ya da daraltması sevinilecek ya da üzülecek bir şey değildir. Çünkü bu durum Allah'ın kulundan razı olduğunun ya da ona gazaplandığının göstergesi değildir.
Şüphesiz ki bir kimsenin hidayete ulaşması, ayetlerin indirilmesine ve müşriklerin gösterilmesini istedikleri mucizelerin gönderilmesine bağlı değildir.
Kur'an'ın, kulun üzerindeki etkilerinden birisi de, kalbin rahatlamasına sebebiyet vermesidir.
19. ayetin diğer mealleri
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, onu bilmeyen köre benzer mi? Ancak akıl sahipleri bunu öğüt alırlar
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? (Fakat bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler.
19. ayet kelime kelime
أَفَمَنafamanolur mu?
يَعْلَمُyaʿlamubilen
أَنَّمَآannamāindirilenin
أُنزِلَunzila
إِلَيْكَilaykasana
مِنminRabbinden
رَّبِّكَrabbika
ٱلْحَقُّl-ḥaquhak olduğunu
كَمَنْkamankimse gibi
هُوَhuwao (kendisi)
أَعْمَىٰٓaʿmākör (olan)
إِنَّمَاinnamāancak
يَتَذَكَّرُyatadhakkaruöğüt alır
أُو۟لُوا۟ulūsahipleri
ٱلْأَلْبَٰبِl-albābisağduyu
19. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Yahudiler: "Allah’ın eli bağlıdır/sıkıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü elleri bağlandı ve onlara lanet edildi! Oysa Allah’ın her iki eli de açıktır, nasıl dilerse verir. Elbette Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.
Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.
De ki: Ey Ehl-i Kitap, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme!
Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir. O'nun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.
(Küfre sapan kimse,) Gece saatlerinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umut eden (kimse gibi) midir? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır."