qul innamā aʿiẓukum biwāḥidatin an taqūmū lillahi mathnā wafurādā thumma tatafakkarū mā biṣāḥibikum min jinnatin in huwa illā nadhīrun lakum bayna yaday ʿadhābin shadīdin
Meal
De ki: “Ben size ancak bir öğüt veriyorum: Yalnızca Allah için ikişer ikişer, birer birer kalkınız. Sonra bu arkadaşınızda bir delilik olmadığını düşününüz. O ancak şiddetli bir azabın öncesinde sizi uyaran bir peygamberdir”
Sebe’ Suresi’nin 46. ayeti (34:46) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 433. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 46. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
46. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Resul! O müşriklere de ki: "Ben sizlere bir hasleti işaret ediyor ve nasihat ediyorum ki, o nasihat sizin hevâ ve arzularınızdan arınmış bir şekilde Yüce Allah için ikişer ikişer yahut tek başınıza kalkmanız sonra da arkadaşınız Muhammed'in yaşantısı ve onun akli, doğruluğu ve güvenilirliği hakkında düşünmenizdir ki bu; onun -sallallah aleyhi ve sellem- deli (cinli) olmadığını açıkça anlamanız içindir. Eğer sizler, Allah'a şirk koşmaktan tövbe etmezseniz; sizleri şiddetli azap ile uyaran bir peygamberden başkası değildir.
46. Ey Peygamber! Şu inatcı, yalanlayıcı, hakkı red etmek, onu yalanlamak için uğraşan, onu getirene dil uzatarak tenkid etmeye kalkışan kimselere “de ki: Ben size ancak bir tek öğüt veriyorum.” Ben, size tek bir hususu tavsiye ediyor ve onu izlemenizi öğütlüyorum. Bu da insaflı bir yoldur. Herhangi bir sebep ve gerekçe olmaksızın sözlerime uymaya ve görüşlerinizi terk etmeye çağırmıyorum. Size öğüdüm şudur: “Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkın.” Yani gayretle, doğruya tâbi olmak isteyerek, Allah için ihlâs ile hep birlikte kalkıp bu hususta müzakere edin. Bir de bu hususta herkes … Devamını oku
Ataları körü körüne taklit etmek, hidayetten uzaklaştırır.
Hevâdan sıyrılarak düşünmek; doğru düşünce ve yerinde karar vermeye ulaştırır.
Allah'a davet eden bir kimse, insanlardan bir karşılık (bir ücret) beklemez. O, karşılığı sadece insanların Rabbinden bekler.
46. ayetin diğer mealleri
De ki: Size tek bir öğüt veriyorum. Allah için birer, ikişer kalkın, sonra iyice düşünün. Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, yalnızca şiddetli bir azaptan önce sizi uyaran birisidir.
(Ey Muhammed!) De Ki: «Size tek bir öğüt vereyim. O da, ikişer ikişer ve birer birer Allah için kalkmanız ve sonra da düşünmeniz. Neticede göreceksiniz ki, arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur. O sadece, şiddetli bir azabın öncesinde sizin için bir uyarıcıdır.»
De ki: "Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz." Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygamberdir.
46. ayet kelime kelime
قُلْqulde ki
إِنَّمَآinnamāsadece
أَعِظُكُمaʿiẓukumsize öğütleyeyim
بِوَٰحِدَةٍbiwāḥidatinbir tek (şeyi)
أَنan(şu ki;)
تَقُومُوا۟taqūmūkalkın
لِلَّهِlillahiAllah için
مَثْنَىٰmathnāikişer ikişer
وَفُرَٰدَىٰwafurādāve teker teker
ثُمَّthummasonra
تَتَفَكَّرُوا۟tatafakkarūdüşünün ki
مَاmāyoktur
بِصَاحِبِكُمbiṣāḥibikumarkadaşınızda
مِّنminhiçbir
جِنَّةٍjinnatindelilik
إِنْinO
هُوَhuwa
إِلَّاillāancak
نَذِيرٌnadhīrunbir uyarıcıdır
لَّكُمlakumsizin için
بَيْنَbaynaöncesinde
يَدَىْyadayöncesinde
عَذَابٍʿadhābinbir azabın
شَدِيدٍshadīdinçetin
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Andolsun, size vermediğimiz imkânı/gücü onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inatla inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.