İçeriğe geç

Mü’min Suresi 82. Ayet

سورة غافر، الآية ٨٢

40:82 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 476. sayfa Mekki sure

40:82 ayetinin metni

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝٨٢

Okunuşu

afalam yasīrū fī l-arḍi fayanẓurū kayfa kāna ʿāqibatu alladhīna min qablihim kānū akthara min'hum wa-ashadda quwwatan waāthāran fī l-arḍi famā aghnā ʿanhum mā kānū yaksibūna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 82. ayeti (40:82) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 476. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 82. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

82. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu yalanlayanlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önce gelip yalanlayan kavimlerin akıbetleri nasıl oldu düşünüp taşınsınlar. O geçmiş ümmetler onlardan servet olarak daha varlıklı, daha güçlü ve yeryüzünde bıraktıkları eserleri daha sağlamdı. Fakat elde ettikleri kuvvetleri Yüce Allah'ın helak eden azabı geldiğinde onlara bir fayda sağlamadı.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

82. Yüce Allah, peygamberlerini yalanlayanları, yeryüzünde hem bedenleri hem de kalpleri ile dolaşmaya ve ilim adamlarına soru sormaya teşvik etmektedir: “Yeryüzünde gezip de” gaflet ve ihmal bakışı ile değil de düşünerek ve ibret alarak “kendilerinden öncekilerin” Âd, Semûd ve benzeri geçmiş ümmetlerin “âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” “Onlar” önceki ümmetler, “bunlardan” malca “daha çok, güç ve yeryüzündeki” sağlam binalar, gâyet güzel bahçeler ve pek çok ekinler kabilinden “eserleri itibari ile daha üstün idiler. Ama” Allah’ın azap emri onlara geldiğinde “kazandıkları şeyler onlara … Devamını oku

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 78-85. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 476. sayfası).

  • Yüce Allah'ın Kur'an'da zikretmediği resulleri vardır. Genel olarak onlara iman ederiz.
  • Tevhidine delalet eden ayetlerini açıklaması Allah'ın nimetlerindendir.
  • Batıl ile sevinmek tehlikeli ve sahibi için kötü bir sondur.
  • Helak edecek azap görüldüğü zaman iman fayda vermez.

82. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Hiç yeryüzünde gezmiyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetinin ne olduğuna baksınlar. Nitekim onlar, bunlardan kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden daha üstündüler. Ama Allah, onları günahları sebebiyle yakalamıştı da onları Allah’tan koruyacak birisi yoktu.

Ali Özek ve arkadaşları

Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur, görsünler! Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlam idiler. Fakat kazandıkları şeyler onlara asla fayda vermemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha yeryüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok, hem de kuvvetçe ve yeryüzündeki eserlerinin sağlamlığı bakımından daha çetindiler. Öyle iken o kazandıkları şeyler, kendilerini kurtaramadı.

82. ayet kelime kelime

  1. أَفَلَمْ afalam gezip dolaşmadılar mı?
  2. يَسِيرُوا۟ yasīrū
  3. فِى fī yeryüzünde
  4. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  5. فَيَنظُرُوا۟ fayanẓurū görsünler
  6. كَيْفَ kayfa nasıl
  7. كَانَ kāna olduğunu
  8. عَٰقِبَةُ ʿāqibatu sonunun
  9. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  10. مِن min kendilerinden önceki
  11. قَبْلِهِمْ qablihim
  12. كَانُوٓا۟ kānū onlar idiler
  13. أَكْثَرَ akthara daha çok
  14. مِنْهُمْ min'hum bunlardan
  15. وَأَشَدَّ wa-ashadda ve daha şiddetli
  16. قُوَّةً quwwatan kuvvet bakımından
  17. وَءَاثَارًا waāthāran ve eserleri bakımından
  18. فِى fī yeryüzündeki
  19. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  20. فَمَآ famā ama hiçbir
  21. أَغْنَىٰ aghnā yarar sağlamadı
  22. عَنْهُم ʿanhum kendilerine;
  23. مَّا mā şeyler
  24. كَانُوا۟ kānū oldukları
  25. يَكْسِبُونَ yaksibūna kazanıyor(lar)

82. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hicr 15:84

    فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

  • Muhammed 47:10

    أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا

    Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

  • Zümer 39:50

    قَدْ قَالَهَا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Kendilerinden önce gelenler de böyle söylemişti. Fakat kazandıkları kendilerine fayda sağlamamıştı.

  • Yûsuf 12:109

    وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    Biz senden önce de, şehirler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

  • Rûm 30:9

    أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı yeri sürüp alt üst etmişler ve bunların (Mekke halkının) imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildir. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  • Fâtır 35:44

    أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَكَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعْجِزَهُۥ مِن شَىْءٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ كَانَ عَلِيمًا قَدِيرًا

    Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Hâlbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kâdirdir.

Daha fazlası